Kategoriler
- Ağız Sağlığı
- Aile Sağlığı
- Beslenme
- Cinsel Yaşam
- Çocuk Hastalıkları
- Deri hastalıkları
- Estetik
- Genel
- Göz Sağlığı
- Güzellik Ve Bakım
- Haber
- Hamilelik
- Kadın Sağlık
- Kanserler
- Kimdir Hayatı Biyoğrafisi
- Lazer Epilasyon
- Nedir A-D
- Nedir E-İ
- Nedir J-N
- Nedir O-S
- Nedir Ş-Z
- Psikiyatri
- Psikoloji
- Ruh Sağlığı
- Şifalı Bitkiler
- Sözlük
- Spor
- Tüp Bebek
- Zayıflama
Etiketler
Bağlantılar
Arşivler
Son Yorumlar
- Keneyle yaşamayı öğrenin yazısı için nurcan tarafından yapılan yorum
- Üreme Nedir? Üreme Hakkında yazısı için berk tarafından yapılan yorum
- Üreme Nedir? Üreme Hakkında yazısı için berk tarafından yapılan yorum
- Üreme Nedir? Üreme Hakkında yazısı için semra gönoğlü tarafından yapılan yorum
- Saçlarımız neden dökülüyor? yazısı için StormBlade tarafından yapılan yorum
Sayfalar
Spam Blocked
Meta
Diş taşları diş kaybı sebebi
21/09/08
Çoğu zaman temizlenmesi ihmal edilen diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna, diş etlerinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Dr. Altuğ Serçe, diş temizliği ve düzenli fırçalama ile diş taşının oluşmasının engellenebileceğini belirtti: “Dişlerde gereken temizlik ve tedavi yapılmadığında iltihaplanan diş etleri fırçalaıkça kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır kokulu bir hal alır. Zamanla dişler etrafındaki çene kemiğinde erime ve diş etinde çekilmeler başlar.” sabah.com.tr

Sigara tiryakilerine müjde, Akciğerlerinizdeki risk azaldı!
ABD’de yapılan bir araştırmada, brokolide bulunan bir maddenin, özellikle sigaranın yol açtığı akciğer rahatsızlıklarında hasarı azaltıcı etkisinin olabileceği ortaya çıktı.

ABD’nin köklü üniversitelerinden Johns Hopkins Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada, çoğunlukla sigaranın sebep olduğu ve her yıl tüm dünyada 100 binlerce insanın ölümüne yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın (KOAH) hasarının engellenmesinde, brokolide bulunan “sülforapan” maddesinin etkisinin olduğu bulundu.
Brokoli gibi “brassika” türü sebzelerde bulunan bu maddenin, insan akciğer hücrelerinde bulunan ve hücreleri toksinlerin zararlı etkilerinden koruyan “NRF2″ geninin faaliyetini arttırdığını tespit eden bilim adamları, sülforapan maddesinin kısa bir süre önce diyabetin sebep olduğu damar hasarlarına karşı da koruyucu bir etkisinin ortaya çıkarıldığını anımsattılar.
NRF2 geninin faaliyetinin arttırılmasının, KOAH’ın (daha fazla…)
Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.
Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.
Ne zaman başlar?
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.
Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.
(daha fazla…)
Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri
Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı:
* Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını kontrol ettirin. (daha fazla…)
Dişi çürüten dokuz hata
14/09/08
Diş Hekimleri, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor:
1. Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
2. Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.
3. Diş ipi kullanmama: Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir. (daha fazla…)
Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal
Ağız sağlığına yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak, diş kaybının en önemli sebepleri arasında yer alıyor.

Diş Hekimi Onur Öztürk, diş kaybının birçok sebebi olduğunu belirterek, bu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor:
Dişler neden çürür? DİŞ ÇÜRÜKLERİ
22/07/08
Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.
Dişler neden çürür?
Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.
Uzun yıllar, nedeni bilinmeyen bir hastalık gözüyle bakılan diş çürüğünün günümüzde “çok sebebe bağlı bir hastalık” olduğu anlaşılmıştır. Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır:
Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir),
Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un… gibi),
Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi… gibi)
Diş sağlığı dengeli olan bir kimsede bu etkenlerden birisi değişikliğe uğrarsa, çürük ortaya çıkar.
Çürük belirtileri nelerdir?
Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen (daha fazla…)
Çocuklarda Parmak Emme
22/07/08
Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.
Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50′den %87′lere varan yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak parmaklarını emerler. Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini kanıtlamıştır. Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak gelişebilir.
Ebeveynler parmağını emen çocukların çene kemikleri ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır. Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl dişleri etkilemediği işaret etmektedir
Parmak ve emzik emme
Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir. Ancak parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur.Ancak parmak emme, emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından sonra kalıcılık artar. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de deva ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.
Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en sağlıklı yaklaşım nedir?
Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit bir dille anlatmaktır. Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme çocuk, öğretmenin (daha fazla…)
Diş röntgeni nedir?
Diş röntgeni dişlerin, kemik ve dişetlerinin klinikte muayene ile görünmeyen kısımlarını göstermeye yarayan bir resimdir.
Çocuğumdan ne amaçla diş röntgeni çekiliyor?
Diş röntgeni dişhekiminin dişler yada çenelerle ilgili problemleri teşhis etmesine yardımcı bir yöntemdir. Örneğin ağız içi muayene ile sadece büyük çürükler teşhis edilebilirken, röntgenle başlangıç çürükleri tespit edilebilir. Ya da (daha fazla…)
Diş Hekimliğinde Lazer Uygulamaları
22/07/08
Lazer (Laser) dişhekimliği nedir?
Lazer uygulamaları, 60′lı yıllardan beri tıp alanında kullanılmaktadır. Yakın zamana kadar dişhekimliği alanında sadece diş beyazlatma ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan lazer enerjisi, günümüzde daha geniş alanlarda kullanılır hale getirilmiştir. Atomize su spreylerinin, lazer enerjisi ile birleşmesi sonucunda elde edilen hidrokinetik enerji prensibi ile çalışan yeni diş lazeri ile hem sert doku (diş minesi-insan vücudundaki en sert yapı), hem de yumuşak doku (damak) işlemleri rahatlıkla yapılabilmektedir. Bu uygulamalardan bazıları, diş çürüklerinin temizlenmesi, kanal tedavileri, diş dolguları, çene kemiğinde ve dişetinde her çeşit cerrahi işlemler, dişetinin şekillendirilmesi, estetik diş tedavileri, hassas dişlerin hassasiyetinin giderilmesi, koyu renkli diş etlerinin renginin açılması, uçuk ve aft tedavileridir.
Bunun yanında implant tedavisi uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Sert dokuda, titreşim yapmaması, küçük müdahalelerde anesteziye gerek duyulmaması sebebiyle laser uygulamaları, diş hekimi korkusu olan her yaş grubu hasta için tercih edilebilir. Yine yumuşak dokuda, kanamasız operasyonlar yapılabilmesi ve iyileşmenin çok hızlı olması büyük avantajlarındandır. Özellikle çocuk hastaların tedavisinde önemli kolaylıklar sağlar.
Gücü ayarlanabilen lazer ışınının çürük dokuyu seçici davranması az madde kaybıyla tedavinin tamamlanmasını mümkün kılar.
Daha Eski Yazılar »
