<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Ağız Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/agiz-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Ağız kokunuzu tanıyın!</title>
		<link>http://www.dalak.net/agiz-kokunuzu-taniyin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/agiz-kokunuzu-taniyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 14:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Kokusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=622</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Dentistanbul Diş Hastanesi Cerrahi ve Periodontoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Korkud Demirel, dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de oldukça yaygın olarak karşılaşılan bir sorun olan ağız kokusunun sosyal ve kültürel nedenlerle üzerinde fazla konuşulmadığını ifade ederek, &#8221; Ağız kokusu birden fazla nedenden kaynaklanabilir. Ancak yine de&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Dentistanbul Diş Hastanesi Cerrahi ve Periodontoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Korkud Demirel, dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de oldukça yaygın olarak karşılaşılan bir sorun olan ağız kokusunun sosyal ve kültürel nedenlerle üzerinde fazla konuşulmadığını ifade ederek, &#8221; Ağız kokusu birden fazla nedenden kaynaklanabilir. Ancak yine de kaynağını öncelikle ağzın içinde aramak gerekir. Bu önemli sorun, hatta ciddi hastalıkların da habercisi olabilir&#8221; dedi.<span id="more-622"></span></p>
<p>Prof. Dr. Demirel, batılı toplumlarda ağız kokusu ile karşılaşma sıklığının yüzde 10 ile yüzde 50 arasında değiştiğini kaydederek, &#8221; Farklı kültürlerde ağız kokusu farklı algılanmakta, bazı toplumlarda normal olarak nitelendirilen kokular bir başka toplumda rahatsız edici olabilmektedir. Ağız kokusu bireyin toplum içerisindeki konumunu etkilemekte ve çoğunlukla da tedavi edilmektense bastırılmaya çalışılmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Demirel, Türkiye&#8217;nin ilk ve tek Diş Hastanesi Dentistanbul&#8217;un toplumda büyük bir sorun olan ağız kokusu ile mücadeleyi başlatarak Dentistanbul Halitosis Ağız Kokusu Tedavi Merkezi&#8217;ni hizmete açtığını belirterek &#8221; Ağız kokusu sosyal yaşamda bireylere çok sıkıntılı anlar yaşatabilmekte ve genellikle tedavi edilmektense bastırılmaya çalışılmaktadır. Halbuki ağız kokusunun tedavisi diş hekimi yardımı ile sanıldığından kolaydır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;KOKUYU ÇÖZMEK İÇİN DEĞİL BASTIRMAK İÇİN DAHA FAZLA PARA HARCANIYOR&#8221;</p>
<p>Prof. Demirel, kokuyu bastırmak için kullanılan çok miktarda ürün nedeniyle ilaç, kozmetik ve çiklet sektöründe büyük harcamaların yapıldığına dikkat çekerek, &#8220;Kokunun bastırılması geçici bir çözümdür. Kokunun kaynağı tedavi edilmediği için de kişiler bu sorundan bir türlü kurtulamıyorlar&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ağız kokusu olan bireylerin bu sorunlarının farkında bile olmayabileceğini hatırlatan Demirel, &#8220;Bireylerin kokuyu kendi kendilerine değerlendirmeleri ise neredeyse imkansızdır. Hatta en yakınları, aile çevreleri bile birbirlerinin ağız kokularını algılamayabilir, kokuyu kanıksamış olabilirler. Bu nedenlerle ağız kokusunun varlığının belirlenmesi çok güç olabilir ve profesyonel desteğe gereksinim duyulabilir. Konu hakkında bilgili hekimler ve ağız kokusunu ölçen cihazlar ağız kokusunu tarafsız olarak değerlendirebilmektedirler&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;CİDDİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ DE OLABİLİRLER&#8221;</p>
<p>Ağız kokusunun kaynağı hakkında Prof. Demirel şu bilgileri verdi: &#8220;Kokular kaynağına göre, ağız içerisinden alan kokular, nefes ve solunum yollarından gelen kokular ve sindirim sisteminden gelen kokular olarak ayırabilmekteyiz. Sindirim sisteminden gelen kokular sanılandan olduça azdır ve çoğunlukla mideden gaz kaçırıldığında ortaya çıkar. Bazı reflü olgularında ağız kokusuna rastlanmaktadır. Nefes ve solunum yollarından kaynaklanan kokular ise tüm ağız kokularının yaklaşık yüzde 10&#8242; u kadardır ve bazı ciddi hastalıkların habercisi veya onların sonucu olarak ortaya çıkarlar. Şeker hastalığı bu hastalıklar arasında ilk akla gelenler arasındadır. Solunum yollarındaki kronik enfeksiyonlar ve bademcik taşları gibi faktörler de nefesin kokmasına neden olabilmektedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;NORMAL AĞIZ KOKUSU İLE KARIŞTIRMAMAK LAZIM&#8221;</p>
<p>Sabah yataktan kalkar kalkmaz hissedilen ağız kokusunun ağzın uyku sırasında uzun süre kapalı kalması ve yatarken dişlerin fırçalanmamasına bağlı olduğunu hatırlatan Prof. Demirel, bunun gerçek ağız kokusu olarak değerlendirilmediğini söyledi. Prof. Dr. Demirel, &#8220;Bu tür kokular birşey yemek ve içmek ile kısa zamanda ortadan kalkmaktadır. Aynı şekilde sarımsak, soğan gibi kokulu yiyecekleri, kahve gibi içecekleri ve sigarayı ağız kokusu nedeni olarak ele almak çok doğru değildir çünkü bu maddelerin kokusu tipik ağız kokusu olmaktan uzaktır ve tüketilmedikleri zaman sorun yaratmamaktadırlar. Ancak bu kokular sanıldığı gibi kolaylıkla uzaklaştırılamamakta ve karşı tarafı fazlası ile rahatsız etmektedir. Sakız çiğnemek, koku bastırıcı şekerler kullanmak ise çözüm getirmekten uzaktır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;NEDENLERİ AĞIZ İÇİNDE ARAMALI&#8221;</p>
<p>Prof. Demirel, ağız kokularının en sık karşılaşılan nedenini yine ağız içerisinde aramak gerektiğinin altını çizerek şu noktaları hatırlattı: &#8220;Bu kokuların en önemli sebebi aksayan ağız bakımıdır. Yetersiz ağız temizliği diş çürümelerine ve dişeti hastalıklarına neden olan mikroorganizmaların birikmesine yol açmakta ve dil üzerinde bu bakterilerin tabakalar oluşturmasına imkan sağlamaktadır. Dil sırtı yüzeyindeki girintiler yüzünden mikroorganizmaların birikmesine elverişli bir ortam oluşturduğu için ağız kokusu açısından da özel bir önem taşımaktadır. Dil sırtında oluşan bu tabakalar içerisinde bulunan bazı bakteriler gıda artıklarının da katkısı ile çürük yumurta veya gıda bozulması benzeri kokuların ortaya çıkmasına neden olmaktadırlar. Bu bakteriler ağızın çalkalanması veya sadece dişlerin fırçalanması ile uzaklaştırılamadığı için kokusu kalıcı olmaktadır. Aynı şekilde temizlenmeyen diş araları, iltihaplı dişeti cepleri bakteriler için kötü kokuları üretebilecekleri elverişli ortamlardır. Diğer taraftan ağız kuruluğu, uzun süreli açlık, ağız içerisindeki hastalıklar, iltihaplar kötü kokunun kaynağı olabilirler. Dişler arasına sıkışıp kalmış gıdalar, kötü yapılmış protezler, köprülerin altına kaçan gıda artıkları, dişeti kanamaları ağız kokusunun diğer nedenleri arasında sayılabilmektedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;AĞIZ KOKUSU ÖLÇÜMÜ RAHATLIKLA YAPILABİLİR&#8221;</p>
<p>Ağız kokusunun tedavi edilebilmesi için önce kokunun kaynağının doğru belirlenmesi ve bu nedenin ortadan kaldırılmasının gerektiğini söyleyen Prof.Dr Korkud Demirel, &#8220;Bazı merkezlerde ağız kokusunun ölçülmesi yolu ile teşhisi daha objektif olarak yapılabilmektedir. Ağız içi kaynaklı kokularda tedavi çoğunlukla ağız içerisindeki gıda takılmalarının ortadan kaldırılması, iltihapların ve çürüklerin temizlenmesi, ve ağız içi bakteri sayısının ağız bakımı yöntemleri ile azaltılmasından oluşmaktadır. Bu tedavi planları kişiye özel hazırlanmalı ve o bireyin gereksinimlerine göre şekillendirilmelidir. Diş hekimin tüm bu tedavileri bir taraftan gerçekleştiriken diğer taraftan da ağız bakımı eğitimi ve uygulamaları ile kokunun tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır. Sadece diş fırçası kullanımı ağız bakımı için yeterli olmamakta, bakterilerden ve oluşturdukları olumsuzluklardan kurtulabilmek için diş ipi, köprü altı ipi ve dil kazıyıcısı kullanılması gerekmektedir. Gerekli olduğu takdirde antibakteriyel ağız gargaralarının kullanımı da faydalı olmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>(ANKA)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/agiz-kokunuzu-taniyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara tiryakilerine iyi haber</title>
		<link>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-iyi-haber/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-iyi-haber/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 03:52:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Brokoli ve benzeri sebzelerin, sigara tiryakilerinin ve sigarayı bırakmış kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabileceği bildirildi. ABD&#8217;deki Roswell Park Kanser Enstitüsü&#8217;nden Li Tang ve ekibinin sigara içenler ve sigara kullanıp bırakmış kişiler üzerinde yapılan araştırma, krusifer grubundan lahana, karnabahar, brüksel lahanası ve brokoliyi özellikle çiğ tüketenlerin akciğer kanserine yakalanma riskinin, tüketilen bu sebzelerin miktarı ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Brokoli ve benzeri sebzelerin, sigara tiryakilerinin ve sigarayı bırakmış kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabileceği bildirildi.</p>
<p>ABD&#8217;deki Roswell Park Kanser Enstitüsü&#8217;nden Li Tang ve ekibinin sigara içenler ve sigara kullanıp bırakmış kişiler üzerinde yapılan araştırma, krusifer grubundan lahana, karnabahar, brüksel lahanası ve brokoliyi özellikle çiğ tüketenlerin akciğer kanserine yakalanma riskinin, tüketilen bu sebzelerin miktarı ve günde içilen sigara sayısına göre yüzde 20 ila 55 azaldığını gösterdi.<span id="more-603"></span></p>
<p>Bu sebzelerin koruyucu etkileri konusunda yapılan en kapsamlı araştırmanın başındaki Li, brokolinin bir ilaç olmadığını ancak sigarayı bırakamayan ya da kanser riskini azaltmak için hiçbir şey yapmayan kişiler için olumlu bir etkisi olduğunu belirtti. Li, sigarayı bırakanların bu sebzelerden daha fazla yarar sağladığını da vurguladı.</p>
<p>Bilimadamları, tiryakilerin akciğer kanserine yakalanma riskini azaltmalarının bu sebzeleri çiğ tüketmelerine bağlı olduğuna dikkati çektiler.</p>
<p>Genel olarak sebze ve meyve tüketmenin akciğer kanserine yakalanma riskini kesin olarak azalttığına ilişkin bir sonuç alınamadı.</p>
<p>Araştırma, Amerikan Kanser Araştırma Derneği&#8217;nin Washington&#8217;da düzenlenen 7. konferansında sunuldu.</p>
<p>A.A.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-iyi-haber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş taşları diş kaybı sebebi</title>
		<link>http://www.dalak.net/dis-taslari-dis-kaybi-sebebi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dis-taslari-dis-kaybi-sebebi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 04:02:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş kaybı sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş taşları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu zaman temizlenmesi ihmal edilen diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna, diş etlerinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Dr. Altuğ Serçe, diş temizliği ve düzenli fırçalama ile diş taşının oluşmasının engellenebileceğini belirtti: &#8220;Dişlerde gereken temizlik ve tedavi yapılmadığında iltihaplanan diş etleri fırçalaıkça kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır kokulu bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu zaman temizlenmesi ihmal edilen diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna, diş etlerinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Dr. Altuğ Serçe, diş temizliği ve düzenli fırçalama ile diş taşının oluşmasının engellenebileceğini belirtti: &#8220;Dişlerde gereken temizlik ve tedavi yapılmadığında iltihaplanan diş etleri fırçalaıkça kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır kokulu bir hal alır. Zamanla dişler etrafındaki çene kemiğinde erime ve diş etinde çekilmeler başlar.&#8221; sabah.com.tr<br />
<img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/21/gny/im/B4ABD123C5802F4DAC1B5E8Er.jpg" class="alignnone" width="200" height="229" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dis-taslari-dis-kaybi-sebebi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara tiryakilerine müjde, Akciğerlerinizdeki risk azaldı!</title>
		<link>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-mujde-akcigerlerinizdeki-risk-azaldi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-mujde-akcigerlerinizdeki-risk-azaldi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2008 08:41:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara Tiryakileri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiryaki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=423</guid>
		<description><![CDATA[Sigara tiryakilerine müjde, Akciğerlerinizdeki risk azaldı! ABD&#8217;de yapılan bir araştırmada, brokolide bulunan bir maddenin, özellikle sigaranın yol açtığı akciğer rahatsızlıklarında hasarı azaltıcı etkisinin olabileceği ortaya çıktı. ABD&#8217;nin köklü üniversitelerinden Johns Hopkins Tıp Fakültesi&#8217;nde yapılan araştırmada, çoğunlukla sigaranın sebep olduğu ve her yıl tüm dünyada 100 binlerce insanın ölümüne yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı&#8217;nın (KOAH)&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara tiryakilerine müjde, Akciğerlerinizdeki risk azaldı!</p>
<p>ABD&#8217;de yapılan bir araştırmada, brokolide bulunan bir maddenin, özellikle sigaranın yol açtığı akciğer rahatsızlıklarında hasarı azaltıcı etkisinin olabileceği ortaya çıktı.<br />
<img class="alignnone" src="http://www.haberturk.com/2008/09/16/kuturesim/sig21454545.jpg" alt="" width="121" height="250" /><br />
ABD&#8217;nin köklü üniversitelerinden Johns Hopkins Tıp Fakültesi&#8217;nde yapılan araştırmada, çoğunlukla sigaranın sebep olduğu ve her yıl tüm dünyada 100 binlerce insanın ölümüne yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı&#8217;nın (KOAH) hasarının engellenmesinde, brokolide bulunan &#8220;sülforapan&#8221; maddesinin etkisinin olduğu bulundu.</p>
<p>Brokoli gibi &#8220;brassika&#8221; türü sebzelerde bulunan bu maddenin, insan akciğer hücrelerinde bulunan ve hücreleri toksinlerin zararlı etkilerinden koruyan &#8220;NRF2&#8243; geninin faaliyetini arttırdığını tespit eden bilim adamları, sülforapan maddesinin kısa bir süre önce diyabetin sebep olduğu damar hasarlarına karşı da koruyucu bir etkisinin ortaya çıkarıldığını anımsattılar.</p>
<p>NRF2 geninin faaliyetinin arttırılmasının, KOAH&#8217;ın <span id="more-423"></span>gelişimini engelleyecek tedavilerin geliştirilmesinde kullanılabileceğinin altını çizen araştırmacılar, çalışmalarında, sülforapanın, sigara dumanına maruz kalan hücrelerdeki düşük NRF2 seviyesini yükseltebildiğini gördüklerini belirttiler.</p>
<p>Daha önce yapılan araştırmalarda, brokoli gibi brassika türü sebzelerin, kalp krizi ve felç riskinin azaltılmasıyla bağlantıları ortaya çıkarılmıştı.</p>
<p>AA haberturk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sigara-tiryakilerine-mujde-akcigerlerinizdeki-risk-azaldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 23:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma Aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir. Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir. Ne zaman başlar? Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.</p>
<p> Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    </p>
<p>Ne zaman başlar?<br />
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.</p>
<p>Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.<br />
<img alt="" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8478/6398478.jpg" class="alignright" width="200" height="200" /><span id="more-419"></span><br />
Bebeklerin çoğunluğu diş çıkarırken belli ölçüde zorlanırken, bazıları da hiç belli etmeden diş çıkarma sürecini atlatmaktadır.</p>
<p>Genellikle dişler peşpeşe çıkar ve her zaman olmasa da çoğunlukla şu sırayı izler: İlk olarak alt ortadan iki diş, daha sonra üst ortadan iki diş ve bunun da ardından yanlarındaki ve gerideki dişler. Diş çıkarma zamanı genetik geçişe bağlıdır. Siz veya eşiniz erken diş çıkarmışsanız çocuğunuzun da erken çıkarma ihtimali vardır.</p>
<p>6 yaş civarlarında kalıcı dişler çıkmaya hazır olmadan önce bebeğinizin dişleri düşmeyecektir.</p>
<p>Siz neler yapabilirsiniz?<br />
Bebeğin diş çıkarmasını sağlamak için yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur. Buna karşın bebeğinizin rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, onu rahatlatmak için bazı şeyler yapabilirsiniz:</p>
<p>Çiğnemesi için eline birşeyler verin. Örneğin buzdolabında soğutulmuş dişlik ya da yine buzdolabında soğutulmuş, temiz, ıslak bir bez parçası.</p>
<p>Elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyeceklerin de belirli bir rahatlama sağladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bazı doktorlar bebeği rahatlatmak amacıyla az dozda ağrı kesici vermeyi önerebilmektedirler. Ancak bebeğinize herhangi bir ilaç vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bebeğin ateşi varsa doktorunuzu arayınız, kulak enfeksiyonu ya da başka bir hastalık geçiriyor olabilir.</p>
<p>Bebeğinizin dişleri çıktıktan sonra bunları temiz tutma görevi size ait. İlk bir yıl fırçalamanız gerekmez, ancak yatmadan önce temiz bir bezle dişlerini silebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz altı aylık olduğunda flor takviyesi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>18 aydan itibaren diş fırçalamayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Ancak diş fırçasını hareket ettirmek için gerekli maharet ve konsantrasyon kabiliyetine henüz sahip olmadığından sizin de yardımcı olmanız gerekecektir.</p>
<p>Diş fırçasının üzerine yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde, flor içermeyen bir diş macunu kullanmalısınız. Genellikle 6 yaş civarında çocuklar ağızlarındaki suyu yutmadan tükürmeyi başarabilmektedir. Bu nedenle, 6 yaşından önce çocuğunuz diş macununu yutabileceğinden çocuk diş hekimleri florlu diş macunlarını tavsiye etmemektedirler. Flor içermeyen diş macunu bulamamanız halinde macunsuz fırçalamanız daha doğru olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun ilk doğum günü civarında ilk dişçi randevunuzu da almalısınız.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu halde hiç diş çıkarmamışsa, 1 yaş kontrolünde bu konuyu doktorunuzla görüşün. </p>
<p>Bebeğiniz diş çıkarma belirtileri gösteriyor, ancak aynı zamanda olağan dışı bir ağrı hissediyorsa (teselli etmek mümkün olmaksızın sürekli ağlaması önemli bir belirtidir) mutlaka doktorunuza başvurun. Normal şartlarda diş çıkarmak dayanılmaz ağrılara yol açmamalıdır.aile.org</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çıkarma aşamaları">diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir">11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerin diş çıkarma aşamaları">bebeklerin diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde diş cıkartma aşamaları">bebeklerde diş cıkartma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="ilk diş çıkma aşamaları">ilk diş çıkma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler">diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="çoçukların diş çıkartma aşaması">çoçukların diş çıkartma aşaması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="Bebeklerin Dis cikarma asamasi">Bebeklerin Dis cikarma asamasi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde tuylenme">bebeklerde tuylenme</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR">BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı: * Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/15/gny/im/BE0B42F9C119C24EBCF51BDBr.jpg" class="alignright" width="200" height="257" />Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri<br />
Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı:</p>
<p>* Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını kontrol ettirin.<span id="more-415"></span></p>
<p>* Her gün iki kere dişlerin fırçalanmasına özen gösterin.</p>
<p>* Abur cubur yemesini sınırlandırın.</p>
<p>* Kalsiyum miktarı yüksek olan yiyecekler yemesini sağlayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişi çürüten dokuz hata</title>
		<link>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 22:21:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dişleri Nasıl Koruruz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[Diş Hekimleri, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor: 1. Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimleri, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor:</p>
<p>1. Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/08/19/fft17_mf90280.Jpeg" alt="" width="207" height="260" /><br />
2. Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.<br />
3. Diş ipi kullanmama: Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.<span id="more-391"></span><br />
4. Diş fırçalamama: Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır.<br />
5. Yemek dışında tüketilen tatlı: Tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.<br />
6. Su ihtiyacını karşılamama: Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.<br />
7. Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arındırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.<br />
8. Meyve ve sebzelerden kaçınma: Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.<br />
9. Şekerli  sakız çiğneme: Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Şekersiz sakız tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine ve ağız içi asidin dengelenmesine yardımcı olur. milliyet.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal</title>
		<link>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 16:48:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal Ağız sağlığına yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak, diş kaybının en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Diş Hekimi Onur Öztürk, diş kaybının birçok sebebi olduğunu belirterek, bu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor: Diş eti hastalığı: Son araştırmalara göre 35 yaş üzerinde dişeti hastalığına sahip kişilerin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal<br />
Ağız sağlığına yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak, diş kaybının en önemli sebepleri arasında yer alıyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/24/disfirca.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>Diş Hekimi Onur Öztürk, diş kaybının birçok sebebi olduğunu belirterek, bu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor:</p>
<p><span id="more-194"></span></p>
<p>Diş eti hastalığı: Son araştırmalara göre 35 yaş üzerinde dişeti hastalığına sahip kişilerin % 57&#8242;sinin dişlerini kaybetmekte olduklarını belirten Diş Hekimi Onur Öztürk dişeti hastalığının gingivitis ve periodontitis içerdiğini, bunun da diş kaybına neden olduğunu açıklıyor. Aynı zamanda periodontal hastalığın sigara kullanımından, diyabetten, stresten, kötü ağız bakımından, hormonal değişikliklerden ya da kalıtım nedeniyle meydana geldiğini de vurguluyor.</p>
<p>Sigara kullanımı: Yapılan son araştırmalar sigara kullanımının diş kaybına yol açtığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Diş kayıpları: Diş kayıplarının en önemli sebebinin yine &#8220;diş kaybı&#8221; olduğunu belirten Dt. Öztürk eğer bir diş kaybederseniz bu, diğer dişleri kaybetmenize neden olabilir diyor.</p>
<p>Diğer sebepler: Diyabet, kötü beslenme, genetik yatkınlık, kötü yapılmış köprüler, hatalı dolgular, AIDS, kemoterapi, uyuşturucu kullanımı, bazı kalsiyum önleyicilerdir.<br />
Aile-Sağlık<br />
zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişler neden çürür? DİŞ ÇÜRÜKLERİ</title>
		<link>http://www.dalak.net/disler-neden-curur-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/disler-neden-curur-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 01:47:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GECEM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[dişler çürür]]></category>
		<category><![CDATA[Gecem]]></category>
		<category><![CDATA[neden çürük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır. Dişler neden çürür? Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.</p>
<p>Dişler neden çürür?</p>
<p>Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.</p>
<p>Uzun yıllar, nedeni bilinmeyen bir hastalık gözüyle bakılan diş çürüğünün günümüzde “çok sebebe bağlı bir hastalık” olduğu anlaşılmıştır. Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır:<br />
Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir),</p>
<p>Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un&#8230; gibi),</p>
<p>Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi&#8230; gibi)</p>
<p>Diş sağlığı dengeli olan bir kimsede bu etkenlerden birisi değişikliğe uğrarsa, çürük ortaya çıkar.</p>
<p>Çürük belirtileri nelerdir?</p>
<p>Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen <span id="more-161"></span>çürük çukurcuğu gizli kalır ve diş hekimi ancak yardımcı tanı araçlarıyla (mesela diş röntgeni gibi) teşhis koyabilir.</p>
<p>Çoğu zaman çürük, diş tüberküllerinin yani tümsekciklerin birbiriyle kesiştiği yerde veya dişin boyun kısmında görülür. İki diş arasında kalan gizli çürükler uzun süre fark edilmez. Bu tür çürüklerde “&#8230; akşam yemek yerken dişime taş geldi zannettim, bir de baktım, dişimin bir parçası ağzımda&#8230;” denildiğini sıkça duyarız.</p>
<p>Diş çürüğünde diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti ağrıdır. Ağrı, soğuk, sıcak, tatlı veya ekşiden olur. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve etken ortadan kalkınca ağrıda geçer; fakat tedavi edilmeyen çürüklerde ağrılar bir süre sonra sürekli olmaya başlarlar.</p>
<p>Diş çürüğü nasıl ilerler?<br />
Çürük, daima dişin yüzeyinden başlar ve ilerleyerek dentin tabakasına erişir. Dentin, mineden daha fazla organik madde içerir. Bu nedenle çürük bu tabakada daha çabuk yayılarak dentini bir burgu gibi deler; fakat, çürüğün ilerleme hızı, kişiden kişiye ve dişten dişe çok değişir.<br />
Unutulmaması gereken bir husus da, dentinin dişin bir savunma organı olduğudur. Dentin içinde önceki bölümde tanımı yapılan kanalcıkların ucunda odontoblast denilen yapım ve onarım hücreleri bulunur ve bunlar çürük dentini tamir dokusu ile tıkayabilirler. Tıpkı kuşatılan bir kaleyi savunanların güllelerle açılan gedikleri onarmaları gibi&#8230; Kendiliğinden olan bu savunma, bazen hızla ilerleyen çürük karşısında yetersiz kalabilir.</p>
<p>Çürükten korunmak için ne yapmalıdır?<br />
İlk yapılması gereken şey diş hekimine gitmek ve onun önerilerine uymak olmalıdır. Aslında çürükten korunma, bir kişisel irade konusudur ve hepimizin sağlam dişler ve sağlıklı ağzın getireceği rahatlığın bilincinde olmamız gerekir.<br />
Diş plağı ve karbonhidratlı gıdalar neden çürük oluşturur?<br />
Günümüzde bakteri plağı ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmaktadır ve artık şekerle birlikte bakteri plağının, çürüğün baş etkenlerinden birisi olduğu anlaşılmıştır.<br />
Bakteri plağı görülebilir mi? Evet görülebilir. Bunlar, dişlerin boyun kısmında ve iki diş arasında yer alan beyazımsı kirlerdir. (Fark edilmesini kolaylaştırmak için piyasada “Disclosing Tablet” veya “Disclosing solution” adıyla bilinen boyayıcı tablet ve eriyikler satılır.) Plak şöyle teşekkül eder:<br />
Önce tükürükle protein dişe yapışır.<br />
Bu proteindeki bol miktarda ağız ortamında bulunan şekerden kimyasal yolla dekstran yapar.<br />
Dekstran bu protein plağına tutunur ve böylece diş plağı teşekkül eder.<br />
Teşekkül eden plak artık yalnız ağız çalkalamakla giderilemez.<br />
yukarı</p>
<p>Buraya kadar oyunun-yani çürük oluşumunun-piyonları (yani bakteriler) hazır olmuştur&#8230; Şimdi bakteriler, mineye bir hamle yapacaklardır&#8230; Bakteriler bu hamleyi iki koldan yaparlar:<br />
Bazı bakteriler şekerden asit yaparak, minenin inorganik örgüsünü bozarlar.</p>
<p>Bir kısmı da, minenin organik kısımlarını parçalayan enzimler ya parlar.</p>
<p>İşte diş çürüğü oyununun senaryosu kısaca böyledir. Bu oyun nasıl bozulur ve çürük nasıl önlenebilir?</p>
<p>Bakteri &#8211; şeker işbirliği önlenirse oyun bozulur mu? Bu nasıl olabilir? Müttefiklerden birisini; Örneğin şekeri ortadan kaldırarak&#8230; Şeker, çikolata, pasta yemeden&#8230; Olur mu? Şeker, organizma için kaçınılmaz gıdalardan birisidir ve hayvan deneyleri şekerden yoksun beslenmenin çürüğü durdurmadığını, sadece biraz azalttığını göstermiştir. Evet, şeker bir çürük etkenidir ama, ne tek başına ne de başlıca etken&#8230;</p>
<p>Öyleyse, çürükten korunmak için ne yapmalıdır? Asıl korunma, ikinci saldırgana yani mikroplara karşı mücadele ile olur. Bu da dişleri fırçalayarak gerçekleştirilir.</p>
<p>Kimlerde daha çok çürük olur?</p>
<p>Şekerli ve unlu yiyeceklerle bakterilerin buluşması sonucunda çürükler oluştuğuna göre herkes için bir tehlike var demektir. Ancak beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı çok yüksek olanlar bir de sularında florür oranı çok düşükse çok daha fazla çürük tehlikesi altındadırlar. Bakteri plağı tarafından oluşturulan aside karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluştursa da tek başına çürüğü önleyemez.Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlar da çürük oluşumunu hızlandırmaktadırlar. Bu nedenle de dişhekimleri tükürük akışını artırdığı için şekersiz sakızları sıklıkla önerirler.</p>
<p>Çürük Aşısı Var mıdır?</p>
<p>Hayır&#8230; “Ama gazetelerde okuyoruz” diyeceksiniz. Biraz önce size çürüğün çok sebebe bağlı bir hastalık olduğunu söyledik. Neye karşı, hangi etkene karşı aşı hazırlanacak? Bilim adamları yaklaşık elli yıldır bu konuda çalışmaktadırlar.</p>
<p>Çürüğe karşı antibiyotik var mıdır?</p>
<p>Çürüğü durduracak bir antibiyotik yoktur. Üstelik, antibiyotikler çocuklarda oluşum döneminde dişlerin üzerine çökelerek onları boyarlar ve gri-kahverengi, morumtırak renk almalarına neden olurlar.</p>
<p>Antiseptik gargaralar kullanalım mı?</p>
<p>Bazı ağız ve dişeti hastalıklarında belirli bir süre için belirli dozda antiseptik gargara verilebilir; fakat şunu unutmayın ki, ağız sağlığında en etkin araç fırçadır.</p>
<p>Çürük oluşumuna bazı alışkanlıkların etkisi</p>
<p>Beslenme alışkanlıklarının çürük oluşumuna etkisi olduğu öteden beri bilinmektedir. (Örneğin sert ve lifli gıdalarla beslenen Eskimolarda çürük hemen hemen hiç görülmez.) Buna karşılık yumuşak ve yapışkan besinlerin dişler üzerine tutunmaları, plak oluşturmaları ve çürük meydana getirmeleri daha kolaydır.</p>
<p>Diş çürümesi önlenebilir mi?</p>
<p>EVET. Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması ve her gün diş ipliğinin düzenli kullanılması en etkili yoldur. Yiyecek artıkları en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, diş fırçaları küçük başlı seçilmelidir. Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır. Fırçalar, orta derecede sert ya da yumuşak kıllı olmalı ve belirli aralıklarda değiştirilmelidirler. Fırça kıllarının aşınmamış olması ve bakteri taşımayacak bir şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Asla başkasının diş fırçası kullanılmamalıdır. diş fırçalama sırasında florürlü bir diş macunu kullanılarak, florürün diş çürüğünü önlemedeki rolünden yararlanılmalıdır. Florürlü macunlara yardımcı olarak aynı zamanda ağız kokusunu gidererek ferahlık ve temizlik hissi veren florürlü gargaralar da kullanılabilir.</p>
<p>Ayrıca bakınız, Ağız bakımı ve fırçalama teknikleri</p>
<p>Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında bir şey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.<br />
Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da erken yakalamada en iyi yoldur. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürükleri, kahverengi renklemeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime başvurulması tedavinin şeklini değiştirecek ve zorluğunu azaltacaktır.</p>
<p>Çürük nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Diş çürüğünün kendiliğinden iyileşmediğini ve çürüyen yapının tamir olmadığını biliriz. Çürük tedavi edilmezse ilerler. Öyleyse, mutlaka çürük dişi doldurmak gerekir. Henüz diş özüne kadar ilerlememiş çürükler şöyle tedavi edilir:</p>
<p>1. Önce Çürük Temizlenir</p>
<p>Mine ve dentin çok sert yapılardır. Çürüğü temizlerken bu yapıların kaldırılması gerekir. Çürük, “frez” dediğimiz özel uçlarla temizlenir. Günümüzde çürük, elmas uçlu veya tungsten çeliğinden yapılmış frezlerle temizlenir. Bu frezler yüksek dönülü, hassas motorlara takılır. Bu motorların dönüşü dakikada 300.000’dir. Saniyede, (ya da 2 sayana kadar) kullanılan alet tam 5.000 devir yapar. Ayrıca dönme esnasında hiç titreşim de yoktur. Biraz ağrı olabilir. Çünkü, dentin yüzeyi biraz hassastır ve kişiden kişiye değişen şiddette ağrı duyulur. Bunun çaresi lokal anestezidir. Lokal anestezi ile hiç ağrı duymadan diş dolgusu yaptırılabilir.</p>
<p>2. Temizlenen Çürük Boşluğu Şekillendirilir</p>
<p>Diş doldurturken sadece çürüğün temizlenmez çürük etrafında bazı düzeltmeler de yapılır. Çürük boşluğunun genişletilmesi “kavite hazırlama” belirli kurallara göre biyomekanik ve yapısal (morfolojik) zorunluluktan dolayı yapılmaktadır.</p>
<p>Not: Bu sayfadaki yazıların bir kısmı Prof. Dr. İlter Uzelin yazısından alınmıştır.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/disler-neden-curur-dis-curukleri/" title="dalak neden çürür">dalak neden çürür</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/disler-neden-curur-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Parmak Emme</title>
		<link>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 01:41:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GECEM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gecem]]></category>
		<category><![CDATA[gulumsemek]]></category>
		<category><![CDATA[parmak emme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="Verdana;">Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.</span></strong></p>
<p><span style="Verdana;"><span style="#800000;">Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50&#8242;den %87&#8242;lere varan yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak parmaklarını emerler. Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini kanıtlamıştır. Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak gelişebilir.</span><span style="#800000;"> </span></span></p>
<p><span style="#800000;"><span style="Verdana;">Ebeveynler parmağını emen çocukların çene kemikleri ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır. Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl dişleri etkilemediği işaret etmektedir</span></span></p>
<p>Parmak ve emzik emme</p>
<p>Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir. Ancak parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur.Ancak parmak emme, emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından sonra kalıcılık artar. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de deva ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.</p>
<p>Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en sağlıklı yaklaşım nedir?</p>
<p>Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit bir dille anlatmaktır. Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme çocuk, öğretmenin <span id="more-159"></span>uyarısı, anne babasının eleştirisi, hatta arkadaşlarını alaylarını karşın bu alışkanlığını sürdürür. Bu durumda çocuğa yapılan olumlu tavsiye ve açıklamalarla psikolojik açıdan uyumunun sağlanması, sorunu ortadan kalkmasına neden olabilir. Burada önemli olan, bir gerileme (regression) belirtisi sayılan bu alışkanlığı oluşturan etkenlerin ana baba tarafından keşfedilerek ortadan kaldırılması. Örneğin,yeni bir kardeşin doğumu,çocukta bu tür bir alışkanlığın başlamasına neden olabilir.Cıvıldayan, emekleyen, parmak emip tırnak yemeye başlayan çocuk ,bu tür bebekleşme hareketleriyle kaybettiği ilgiyi kazanma savaşımına girer. Daha önce de belirttiğimiz gibi, kardeşin doğumundan önce çocuğun hazırlanması, kardeşin varlığına karşın çocuğun statüsünün devam edeceği ve onun yerinin ayrı olduğu konusunda çocuğun ikna edilmesi, kardeşin yardıma muhtaç bir yakını olması nedeniyle elbirliğiyle ona bakma gereğine çocuğun inandırılması ondaki gerginliği azaltır. Böylelikle bu gerginlikten kaynaklanan alışkanlıklar da zamanla kaybolur. Alt ıslatma benzerliği nedeniyle parmak emme de yaşla azalır.Bu konuda da yine özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçınılmalıdır.Okul öncesi dönemindeki parmak emme ya da alt ıslatma durumunda gereksiz telaş yerine, olayın temelinde anne babanın da etkisi bulunduğu düşünülerek uzmanlarca sabırlı ve sürekli bazı eğitimsel önlemler uygulanmalıdır</p>
<p>Parmak emmenin giderilmesi için alınacak önlemler<br />
Anne ve babaya parmak emmenin ilk dönemlerde zararsız bir faaliyet olduğu açıkça anlatılmalıdır. Parmak emmenin biraz önce değindiğimiz gibi diş deformasyonlarına sebep olmadığı, bir hastalık mahiyetinde olmadığı açıkça anlatılmalıdır. Çünkü buna inanan anne, baba ve aile büyükleri ömür boyu sürecek bu kötü alışkanlıktan çocuklarını vazgeçirmek için çok şiddetli tedbirlere başvururlar. Hatta çocukların parmaklarına acı biberler sürenler, dayak atanlar, ellerini kollarını arkadan bağlayanlar,eline parmaklarına iğne batırıp onlar unutamayacakları acı verecek cezalar uygularlar. Bu tenkitler, azarlamalar, dayak atmalar, parmağa acı sürmeler çocukta olumsuzluğun yükselmesine neden olabilir. Anne babayı rahatsız etmek için bir davranış olarak kalmasını pekiştirebilir.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Parmak emme kendi başına çocuklukta ve sonradan uyumu etkileyen bir alışkanlık değildir. Özel bir düzeltici tedbir olmayı da gerektirmez. Ancak parmak emmeye başlayan veya bunu alışkanlık haline getirmiş çocuklara bu alışkanlıkları terk etmeleri için uygun olmayan tedbirlerin, cezaların uygulanması sonucu bir çok uyum ve duyusal problemlerin ortaya çıkmasının nedeni olabilir. Basit bir alışkanlığı terk ettirmek için uygulanan metotlar durumla ilgisi olmayan yeni ve kronik bazı uyum bozukluklarına sebep olabilir. (D. Çağlar-1981)</p>
<p>Küçük yaşlarda çocuklar uygun şekilde beslenmelidir. Gıda ve anne sütünün kalitesi yanında çocuğun gıda verilirken tutumuna özel bir yer ve önem vermek gerekir. Çocuk gerek anne memesinden ve gerekse biberonla beslenirken annenin göğsüne onun sıcaklığını duyacak şekilde yaklaştırılmalıdır. Bir taraftan çocuğa gıdası veya meme verilirken diğer taraftan anne çocuğa gözlerinden sıcak sevgi akıtmalıdır. Çocuğun gevşek tutulması,hırpalanarak, azarlanarak gıda verilmesi büyük bir anlam taşımaz, haysiyet sahibi bir gence al zıkkımlan diye yiyecek vermenin yaptığı etkiyi yapar.(D. Çağlar-1981) . Uygar insanların köpekleri beslerken yaptığı içtenliği insan yavrusundan esirgerler. Uygun şekilde beslenme bu problemin ortaya çıkmasında en büyük engel teşkil eder.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Belki çocuk parmak emme veya lastik meme emmeden özel bir haz duyabilir. Bu hiçbir zaman zararlı bir alışkanlık değildir. Normal davranışlar ve ilişkiler yoluyla bu alışkanlık 1 yaşının sonunda terk edilebilir.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Eğer çocuk yürümeye başladıktan veya 1 yaşından sonrada bunu yapıyor yani parmağını emiyorsa bu çocuğun fazla yorgun, rahatsız, mutsuz, sıkıntılı, üzüntülü olduğunun belirtisidir. Çocuğun durumunun incelenmesi düzeltici tedbirlerin yalnız bir belirti olan parmak üzerinde değil bütün durumu düzeltmeye yöneltilmesi gerekir. Çünkü parmak emmenin asıl nedenleri ortadan kalkmadıkça çocuk parmak emmeye devam edecektir. (D. Çağlar-1981)</p>
<p>Çocuğa uygun dinlenme, geniş ve çeşitli faaliyet olanakları, oyun ortamları meşgul olmak için olanaklar sağlanmalıdır.</p>
<p>Anne babanın uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir. Çocuklara bu alışkanlığından dolayı şiddet hareketleri uygulanmamalı ve çocuk batıl fikirlerle korkutulmamalıdır.</p>
<p>Mükafat vaadi, çocuğun bunu terk etme arzusunu ve gücünü harekete getirecek, çeşitli tedbirler çocuğu harekete getirerek çocuğun bunu bırakmasını sağlayabilir. Çocuk parmağını ağzına götürdüğü zaman uyarıcılık yapacak zararsız acı mayi sürülmesi ve geceleri hatta gerekiyorsa gündüz çocuğa eldiven takılması, alışkanlığı sona erdirmesi için iyi bir hatırlatıcı olabilir.</p>
<p>Çocuğa bilhassa kendi kendini kontrol etmek için, isterse bu alışkanlığı terk edeceği inancını kazandırmak, alışkanlığı yenmek için iyi bir hatırlatıcı olabilir.</p>
<p>Çocuk 4-5 yaşlarına geldiğinde parmağını emmeye devam ediyorsa kendisine telkinlerde bulunmak faydalı olabilir. Çocuğa bu yaptığının çocukça bir davranış olduğu başkalarının gözüne hoş görünmediği onun anlayabileceği bir dille anlatılır. Çocuklar bu yaşlarda genellikle büyük bir insan gibi olmaya, ebeveyni taklit etmeye özenir. Çoğu zaman onlar gibi davranır. Ebeveyn çocuğun bu durumunu çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerinin parmak emmediklerini, çünkü bu durumun pek hoş olmadığını söylemeleri çoğu zaman etkili olabilir.(S. Gizer-1996)</p>
<p>Çocuğun erken memeden kesilmesinin karamsar, sadist geç memeden kesilmesininse güvenli ve iyimser bir kişilik geliştirdiği açıklanmıştır.(H. Yavuzer-1997)</p>
<p>Hekiminden alıntıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

