<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Aile Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/aile-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Sigaranın Etkileri ve Sigara Bırakma Yöntemleri</title>
		<link>http://www.dalak.net/sigaranin-etkileri-ve-sigara-birakma-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sigaranin-etkileri-ve-sigara-birakma-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 10:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Deri hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara Bırakma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Sigaranın Etkileri ve Sigara Bırakma Yöntemleri. Çünkü genellikle sigara depresyonu ve endişeyi dindirdiği için tercih edilir. Yapılan yeni bir araştırmaya göre; sigarayı bırakmaya çalışan kişiler gözlendiğinde bu insanların sigarayı bıraktıklarında çok daha fazla mutlu oldukları ortaya çıktı. Sıgaranın Etkileri ve Bırakma Yöntemleri Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı sigarayı bırakmaya çalışan 236 kadın ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigaranın Etkileri ve Sigara Bırakma Yöntemleri.<br />
Çünkü genellikle sigara depresyonu ve endişeyi dindirdiği için tercih edilir. Yapılan yeni bir araştırmaya göre; sigarayı bırakmaya çalışan kişiler gözlendiğinde bu insanların sigarayı bıraktıklarında çok daha fazla mutlu oldukları ortaya çıktı.</p>
<p>Sıgaranın Etkileri ve Bırakma Yöntemleri<br />
Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı sigarayı bırakmaya çalışan 236 kadın ve erkekten oluşan bir grup üzerinde araştırma yaptı. Nikotin bantları ve sigara bırakma üzerine danışmanlık kursları gibi çözümlere başvurdular ve sigarayı bırakacakları günü de belirlediler. Katılımcılar bu tarihten bir hafta önce ve sonrasında 2, 8, 16 ve 28 hafta sürelerle bir depresyon testine tabi tutuldu.</p>
<p>Bu gruptan sigarayı bırakmayı başaranların depresif ve endişeli halinde çok kısa sürede iyileşme görüldü ve grubun en mutlu bireyleri onlar olarak görüldü. Milliyet’teki habere göre, kısa bir süre de olsa sigaradan uzak kalmayı başaranlar da kendilerini daha iyi hissederken, sigarayı bırakamayanların grubun en mutsuzları olduğu görüldü.</p>
<p>Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan verilere göre sigarayı bırakmanın mutsuzluğu büyük oranda yok ettiği görüldü. Doktorlar sigaranın depresif <span id="more-679"></span>zamanlarda sinir hücrelerini uyuşturarak endişeyi azalttığını, ancak depresif olmayan zamanlarda da o ruh halini temsil ettiğini; bu nedenle kişilerin sigarayla duygusal bağ kurduğunu ve sigara içmenin depresif ruh halini hatırlattığını belirtti.</p>
<p><a href="../"><img title="sigara" src="../wp-content/sigara.jpg" alt="" width="350" height="360" /></a></p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/sigaranin-etkileri-ve-sigara-birakma-yontemleri/" title="sigara depresyonu">sigara depresyonu</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sigaranin-etkileri-ve-sigara-birakma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğinizin Zekasını Arttırmak için, Bebeğinizin Zekası Nasıl Arttırılır</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 02:09:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğinizin Zekasını Arttırmak]]></category>
		<category><![CDATA[Onunla konuşun]]></category>
		<category><![CDATA[Zekası Nasıl Arttırılır]]></category>
		<category><![CDATA[Zekasını Arttırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizin Zekasını Arttırmak için, Bebeğinizin Zekası Nasıl Arttırılır ? Çocukların bir çok şeyi sizi izleyerek öğrendiğini unutmayın ve ona iyi örnek olun. Bunun yanı sıra onun zeka seviyesini yükseltmek için şu önerileri de dikkate alırsanız yararlı olur&#8230; 1. Onunla konuşun. Çocuklarınızla konuşmak ve onları dinlemek yapabileceğiniz en önemli iki şeydir. Kimse onunla konuşmazsa konuşmayı öğrenemez&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğinizin Zekasını Arttırmak için, Bebeğinizin Zekası Nasıl Arttırılır ?<br />
Çocukların bir çok şeyi sizi izleyerek öğrendiğini unutmayın ve ona iyi örnek olun. Bunun yanı sıra onun zeka seviyesini yükseltmek için şu önerileri de dikkate alırsanız yararlı olur&#8230;</p>
<p>1. Onunla konuşun. Çocuklarınızla konuşmak ve onları dinlemek yapabileceğiniz en önemli iki şeydir. Kimse onunla konuşmazsa konuşmayı öğrenemez ve kimse onu dinlemezse beyni pratik yapamaz; dolayısıyla iletişim kurmayı beceremez. Konuşun, sizinle iletişim kurmaya yaşamının her döneminde ihtiyacı olacak! Araştırmalara göre, bebeğinizle konuşma şekliniz diğerlerinden farklıdır ve bebeğiniz de konuşmayı sizin sözlerinizden öğrenir. Beyin gelişimine sizin anne şefkati dolu sözleriniz faydalıdır.</p>
<p>2. Şarkılar söyleyin. Bebeğinizle şarkılar söyler, güler, şakalaşırsanız çocuklarınız daha erken konuşur.</p>
<p>3. Nesneleri anlatın. Ona bazı nesneleri isimlendirip tarif edin, diğer nesnelerle karşılaştırın, ne işe yaradıklarını açıklayın. Sizi pür dikkat dinlediğini fark edeceksiniz!</p>
<p>4. Arka plandan gelen sesleri kesin. Televizyon ya da radyonun sesi çok açıksa siz ve bebeğinizin dinleme ve konuşma eylemlerini engeller.</p>
<p>5. Çocuğunuz konuşurken bütün dikkatinizi ona verin. Sırtınızı dönmemeye çalışın, diz çöküp göz kontağı kurun.<span id="more-665"></span></p>
<p>6. Ona bir şeyler okuyun. Çocuğunuza bir şeyler okumak, dilini öğrenmesini sağlar, algılarını, dikkat genişliğini artırır. Bu yüzden kitapları hayatınızın bir parçası haline getirin, çocuğunuzu uyuturken mutlaka ona okuyun. Çocuğunuzun ilgisini çekmeye başladığında harflerin şekillerini göstererek okuyun, böylece bazı çocuklar okumayı 3 yaşından itibaren öğrenebilir.</p>
<p>7. Müzik çalın. Her ne kadar klasik müziğin çocuğunuza daha parlak bir zeka sağladığı ispatlanmadıysa da, müzik onun zihinsel ve duygusal gelişimini zenginleştirecektir. Bazı insanlar müzik ve matematik yeteneğinin birbirleriyle alakalı olduğuna inanır. Oysa çalışmalar, müzisyenlerin matematikte birçok insandan farklı ya da daha iyi olmadığını gösterir. Çocukların matematik yeteneğine sahip olmasında daha çok ailelerin kitaplar ve iletişimle sağladığı öğrenme cesareti önemli bir rol oynar.</p>
<p>8. Çocuğunuzu uyuturken ona şarkı söyleyin. Bu hem çocuğunuzun daha rahat uyumasını, hem de tekrar ile kelime hazinesini geliştirmesine yardımcı olur.</p>
<p>9. Müzik eşliğinde diğer şeyleri de öğretin. &#8221; 1- 2 -3 işte yıkıyoruz ellerimizi 4- 5- 6 şimdi diş fırçalama zamanı&#8230;&#8221; gibi melodiler çocuğunuzun konsantre olmasına ve kelimeleri hatırlamasına yardımcı olur.</p>
<p>10. Çocuğunuzun sevdiği müziği seçmesine izin verin. Ve davullar, ziller kullanarak gürültü patırtı çıkarmasına bir süre katlanın.</p>
<p>11. Bırakın boyasın. Çocuklarınızın boya kalemleri ve oyun hamurlarıyla vakit geçirmesine engel olmayın çünkü bunlar el becerilerini artırır ve sanatsal bir şekilde kendilerini ifade etmelerine yardımcı olur.<br />
<a href="http://www.dalak.net"><img class="alignnone size-full wp-image-666" title="bebeklerde zeka gelisimi" src="http://www.dalak.net/wp-content/bebeklerde-zeka-gelisimi.jpg" alt="" width="116" height="116" /></a><br />
12. Mutlaka beğenilerinizi sunun. Yaptıklarına iltifat edin ve onları herkesin görebileceği bir duvara asın.</p>
<p>13. Sanatsal faaliyetler için malzemeler bulundurun. Yumurta kutularını atmayın, alışveriş paketlerini saklayın, tuvalet kağıtlarındaki ruloları da kesmek ve yapıştırmak için kullanın. Değişik kolajlar yapmak için parktaki yaprakları toplayabilir ve duvar kağıtlarının parçalarını çocuklarınız için saklayabilirsiniz.</p>
<p>14. Sayıları hayatınızın bir parçası haline getirin. Matematiği ne kadar erken öğrenirse, o kadar rahat eder ve kendine olan güveni artar. Merdiven basamaklarını saymak gibi ufak adımlarla başlayın.</p>
<p>15. Sayıları melodik bir şekilde öğretin. &#8220;Beşten sonra altı nerde kaldı kahvaltı, altıdan sonra yedi kedi ciğeri yedi&#8221; gibi.</p>
<p>16. Büyük küçük gibi niceliklerden bahsedin. &#8220;Masadaki tabakları sayabilir misin?&#8221; &#8220;Büyük olanı mı yoksa küçük olanı mı istersin?&#8221; gibi sorularla başlayabilirsiniz.</p>
<p>17. Oyuncaklar ve oyunlar yardımıyla sayıları öğretin. Buzdolabına yapıştırılan mıknatıslı sayılar, küvete atabileceğiniz köpükten yapılmış olanlar, sayılarla ilgili yapbozlar ya da Monopoly&#8217;nin çocuklar için olanlarından alın.</p>
<p>18. Bazı şeyleri parçalara bölerek sayıları öğretin. Yiyecekleri küçük parçalara ayırın ve o parçaları çocuğunuzla birlikte sayın.</p>
<p>19. Televizyonu asla bir bebek bakıcısı gibi kullanmayın. Çünkü o çocuklarınızla iletişim kurmakta sizin yerinize geçemez.</p>
<p>20. Aynı videoyu ya da DVD&#8217;yi sayısız kere izlemesi sizi endişelendirmesin. Tekrar etme çocuğunuz öğrenmesine yardım eder.</p>
<p>21. Gezin ve öğrenin. Bir parka, kütüphaneye ya da mağazaya yapılan gezilerde çok şey öğrenebilirsiniz.</p>
<p>22. Ara sıra aktivitelerinizi değiştirmeyi deneyin. Diğer çocuklarla oynamasını, onları ve ailelerini düzenli olarak görmesini sağlayın.</p>
<p>Kaynak: Haber 7</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="matematik neti nasıl arttırılır">matematik neti nasıl arttırılır</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="çocuk zekası nasıl artar">çocuk zekası nasıl artar</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="zeka arttırmak">zeka arttırmak</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="bebeklerde zeka gelişimi nasil arttirilir">bebeklerde zeka gelişimi nasil arttirilir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="zeka arttırmak için şi">zeka arttırmak için şi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="zeka arttirilir">zeka arttirilir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="cocukların zekası nasıl arrtıra bilirim">cocukların zekası nasıl arrtıra bilirim</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="Çocuklarda Zeka seviyesini yükseltmek">Çocuklarda Zeka seviyesini yükseltmek</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="çocuklarda zeka nasıl artırılır">çocuklarda zeka nasıl artırılır</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/" title="bebeklerinizin zekasını nelerle arttırılabilir">bebeklerinizin zekasını nelerle arttırılabilir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeginizin-zekasini-arttirmak-icin-bebeginizin-zekasi-nasil-arttirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması nedir, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması hakkında</title>
		<link>http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 23:32:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde böbrek üstü bezinin çalışmaması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezinin fazla çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin az çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin çalışmaması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin çok çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması zararları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü bezlerinin fazla çalışmasının belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek üstü kalınlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[böbreklerin hızlı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[böbreküstü bezinin fazla çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte böbreküstü bezlerinin az çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[göbek ustu kalınlasma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=659</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması nedir, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması hakkındaAşırı çalışma bezin iç bölümüyle ilgili olabilir. Bu durumda medüllosürrenalom yada feokromositom adını taşıyan bir ur söz konusudur. Urun varlığı ise tansiyonun son derece yükselmesi, şiddetli kansızlık, iç sıkıntısı, kusmalar ve kalp çırpıntısı gibi karmaşık belirtili kriz lerle anlaşılır. Krizler sıklaşır ve hasta bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması nedir, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması hakkındaAşırı çalışma bezin iç bölümüyle ilgili olabilir. Bu durumda medüllosürrenalom yada feokromositom adını taşıyan bir ur söz konusudur.</p>
<p><a href="http://www.dalak.net"><img class="size-full wp-image-660 alignleft" title="böbrek" src="http://www.dalak.net/wp-content/böbrek.jpg" alt="" width="164" height="196" /></a>Urun varlığı ise tansiyonun son derece yükselmesi, şiddetli kansızlık, iç sıkıntısı, kusmalar ve kalp çırpıntısı gibi karmaşık belirtili kriz lerle anlaşılır. Krizler sıklaşır ve hasta bir kriz sırasında beyin kanaması yada akciğerde ivegen ödem nedeniyle ölür.</p>
<p>Bu zararsız urun alınması günümüzde artık bir zorluk göstermemekte ve hasta ne kadar genç ise, o kadar tam bir iyileşme sağlanmaktadır.</p>
<p>Kabuk bölümü salgılarının çok oluşu nedeniyle bu bölümdeki bir aşırı çalışma çok çeşitli durumlara yolaçabilir. Kabuğun aşırı çalışması halinde ortaya çıkan belirtiler çoğu zaman karmaşık bir nitelik gösterirler. Ağır basan belirtiye göre başlıca şu durumlar saptanabilir.<span id="more-659"></span></p>
<p>1- Cinsel organ böbreküstü bezi belirtileri: Bazen 30 ile 45 yaşlar arasındaki kadında erkekleşme biçiminde adet kesilmesi, deride aşırı kıllanma, klitorisin irileşmesi, şişmanlama, kas sertleşmesi ve ses kalınlaşması yada klitorisi bir penisi andıracak kadar anormal gelişmiş bir genç kızda yalancı erdişilik biçiminde ortaya çıkarlar. Yalancı erdişilik gösteren genç kızda, daha sonra, erkeksi cinsel özellikler büyük dudakların bir erbezi torbasına benzemesi belirir.</p>
<p>2- Aldosteronun aşırı salgılanması yada con hastalığı: Aldosteron sodyurjıun soğurulmasını ve potasyumun atılmasını sağlar. Salgılanışındaki düzensizlikler karaciğer, kalp yada böbrek hastalıklarından ileri gelebilir. Birincil bir hastalık söz konusu olduğu zaman, aşırı aldosteron salgılanmasına genellikle zararsız bir ur yolaçar.</p>
<p>Bu urun ortaya çıkardığı belirtiler tansiyon yükselmesi, susama, çok işeme ve tetani krizlerine benzer kas felci nöbetleri olarak sıralanabilir. Urun alınması uygulamada düşünülebilecek tek tedavi biçimi olup son derece iyi sonuçlar verir.<br />
böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışmasının belirtileri, böbrek üstü bezlerinin çalışmaması, böbreklerin hızlı çalışması, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması zararları, böbrek üstü bezinin fazla çalışması, gebelikte böbreküstü bezlerinin az çalışması, böbrek üstü kalınlaşması, böbreküstü bezinin fazla çalışması, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması belirtileri, böbrek üstü bezlerinin az çalışması, böbrek üstü bezlerinin çok çalışması, göbek ustu kalınlasma, bebeklerde böbrek üstü bezinin çalışmaması</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezinin fazla çalışması">böbrek üstü bezinin fazla çalışması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezi kalınlaşması">böbrek üstü bezi kalınlaşması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezi fazla çalışması">böbrek üstü bezi fazla çalışması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="BÖBREKLERİN FAZLA ÇALIŞMASI">BÖBREKLERİN FAZLA ÇALIŞMASI</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezleri fazla çalışması">böbrek üstü bezleri fazla çalışması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezleri">böbrek üstü bezleri</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ NEDEN FAZLA ÇALIŞIR">BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ NEDEN FAZLA ÇALIŞIR</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbrek üstü bezinin çok çalışması">böbrek üstü bezinin çok çalışması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="bobrek ustu bezleri cok calismasi">bobrek ustu bezleri cok calismasi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/" title="böbregin hizli calismasi">böbregin hizli calismasi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-nedir-bobrek-ustu-bezlerinin-fazla-calismasi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek tansiyona dikkat</title>
		<link>http://www.dalak.net/yuksek-tansiyona-dikkat/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/yuksek-tansiyona-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 18:44:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=640</guid>
		<description><![CDATA[Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Canlı Turan, sıcak havalardan dolayı tansiyonun akşam saatlerinde yükseldiğini belirterek, bu riski taşıyanları uyardı. Aşırı sıcak havalarda hipertansiyon hastalarında gündüz tansiyonlarının düşük seyrettiğinin belirten Turan, aşırı sıcaklarda oluşabilecek sıvı kaybının da kan basıncını arttırabilen bir faktör olduğuna dikkat çekti. Sıvı kaybına bağlı olarak tansiyona yatkınlığı olan kişilerde hipertansiyonun ortaya çıkabileceğini beliren&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Canlı Turan, sıcak havalardan dolayı tansiyonun akşam saatlerinde yükseldiğini belirterek, bu riski taşıyanları uyardı. Aşırı sıcak havalarda hipertansiyon hastalarında gündüz tansiyonlarının düşük seyrettiğinin belirten Turan, aşırı sıcaklarda oluşabilecek sıvı kaybının da kan basıncını arttırabilen bir faktör olduğuna dikkat çekti. </p>
<p>Sıvı kaybına bağlı olarak tansiyona yatkınlığı olan kişilerde hipertansiyonun ortaya çıkabileceğini beliren Uzman Dr. Turan, bu gibi durumlarda mevcut yüksek tansiyonun daha da yükselebileceği uyarısında bulundu. </p>
<p>Özellikle 4 yaşından küçükler ve 65 yaş ve üzeri olanların, sıcak havalarda dikkat etmezlerse gece tansiyonlarının yükselebileceğine dikkat çeken Aydın Anka Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Turan, bu nedenle sıcak havalarda tansiyonu ideal noktada tutmaya yarayan ilaçlara devam edilmelisinin önemine değindi. Aşırı sıcak ile birlikte yüksek nemin bir araya gelmesiyle birçok kişinin yüksek tansiyon riski taşıdığını belirten Dahiliye Uzmanı Dr. Turan, şöyle dedi:<span id="more-640"></span></p>
<p>&#8220;Sıvı kaybı ve mineral dengesindeki bozulma konfüzyon, kişi uyumadığı halde ve çaba göstermesine rağmen çevresinde olanları tam fark edememe durumu, yorgunluk, huzursuzluk, hızlı soluk alıp verme, kalp hızında artma ve dolayısıyla çarpıntıya neden olabilir. Sıcak çarpması komaya sokar, acil müdahale gerektirir. Normal şartlarda terleme ve terin vücut yüzeyinden buharlaşması vücudumuzu soğuk tutar. Ancak aşırı sıcak havalarda, hava sıcaklığı 35 dereceden 40&#8242;lara doğru artmaya başladığında bu mekanizma yeterli olmamaya başlar, vücut iç sıcaklığı da artar, baş ağrısı, sersemlik hissi, kaslarda kramplar görülebilir. Sıcak çarpması olarak tanımlanan bu durum, belirtilerin sinsice başlaması ve tablonun hızla ilerlemesi nedeni ile tehlikelidir. Aşırı sıcaklara kusma ve ishal gibi su kaybını arttıran hastalıkların eşlik etmesi sıvı kaybını ciddileştirir, sıcak çarpması bu durumda daha çabuk gelişir. Eşlik eden kalp, damar, böbrek hastalıkları veya diyabet bu tabloyu daha da çabuklaştıracak ve ağırlaştıracaktır. Bu gibi durumlara düşmemek için sıcaklardan korunmalı.&#8221;<br />
sabah.com.tr</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/yuksek-tansiyona-dikkat/" title="yüksek tansiyon dalak">yüksek tansiyon dalak</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/yuksek-tansiyona-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Saç Maskeleri ile Saçlarınız Parlasın</title>
		<link>http://www.dalak.net/dogal-sac-maskeleri-ile-saclariniz-parlasin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dogal-sac-maskeleri-ile-saclariniz-parlasin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2009 00:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Saç Maskeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=631</guid>
		<description><![CDATA[Saçlarınızın güzel olmasına dair reçeteler ve eski zamanlardan günümüze kadar geliyor. Eski Romalılarda ise bal ile nergis tomurcuklarını karıştırdıkları biliniyor. Bitkisel olan ürünlerin daha fazla revaçta olduğunu bilen uzmanlarda bu tür yapabileceğiniz maskeleri öneriyorlar. Unlu &#8211; Elma Sirkeli Maske Hazırlanışı : Önce bütün malzemeleri çukur bir kabın içerisinde karıştırın ve daha sonra kuru saçınıza masaj&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/sac.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-632" title="sac" src="http://www.dalak.net/wp-content/sac.jpg" alt="" width="160" height="240" /></a>Saçlarınızın güzel olmasına dair reçeteler ve eski zamanlardan günümüze kadar geliyor. Eski Romalılarda ise bal ile nergis tomurcuklarını karıştırdıkları biliniyor. Bitkisel olan ürünlerin daha fazla revaçta olduğunu bilen uzmanlarda bu tür yapabileceğiniz maskeleri öneriyorlar.</p>
<p>Unlu &#8211; Elma Sirkeli Maske Hazırlanışı :<br />
Önce bütün malzemeleri çukur bir kabın içerisinde karıştırın ve daha sonra kuru saçınıza masaj ile yedirin. Bütün saçınızı üstte topladıkdan sonra saç bonesini takın. Bu maskeyi saçlarınızda yarım saat kadar bekletin ve sonrada ılık suyla yıkayın. Sıcak su denerseniz eğer çıkması zorlaşır. Un ve elma maskesi içindeki E ve B vitaminleri, zengin buğday saçlar için parlaklık kaynağıdır. Sertleşen ve kolayca dolaşan saçlar içinde esneklik kazandırır.</p>
<p>Muzlu &#8211; Ballı Maske<br />
Bütün malzemeleri blendırdan geçirin ve sonrada macun kıvamına kadar getirin. Saçlarınızı ılık suyla yıkayın ve kurulayın. Daha sonra ise bu maskeyi boya fırçası ile kökten uçlara kadar yedirin. Başınızı streç film ile sarın ve sonrada saç bonesi geçirin. 60 dakika böyle bekletin. İsterseniz gece yatarken bunu bırakın ve sabah yıkayın.Yatmadan 1 saat önce sürün ve saçlarınızın kurumasını sağlayın. Çıkartmak için ise bol suyla durulayın. A,B, C ve E vitaminleri ile saçlarınız güzelleşir. Maskede bulunan bal ve diğe malzemeler baş derinizi besler. Her ay kullanabilirsiniz.<span id="more-631"></span></p>
<p>Susam ve Hindistan Cevizi Maskesi<br />
Bütün malzemeleri blendırda karıştırın ve saçlarınızı arındıracak kadar yıkayın. Daha sonra kurutun ve saçlarınıza bu karışımı yedirin. Yirmi dakika saç diplerine kadar masaj yapın ve yedirin. Daha sonra ise beş dakika bekleyin ve durulayın. Saçlarınızı şampuan ile yıkayın.Saçlarınızın ipeksi hal alması için etkilidir. İki haftada bir bunu kullanabilirsiniz.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/dogal-sac-maskeleri-ile-saclariniz-parlasin/" title="benim tüylenme sorunum var yüzümde bitkisel çözüm">benim tüylenme sorunum var yüzümde bitkisel çözüm</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dogal-sac-maskeleri-ile-saclariniz-parlasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Estetiği Ameliyatı</title>
		<link>http://www.dalak.net/burun-estetigi-ameliyati/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/burun-estetigi-ameliyati/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 00:20:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Estetiği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[Burun, yüz görünümünü etkileyen estetik ve fonksiyonel bir organdır. Burnu şekillendirmek üzere yapılan cerrahi girişimlere rinoplasti denir. Rinoplasti ameliyatları, estetik amaçlı yapılan tüm ameliyatların yaklaşık yarısını oluşturur. Rinoplasti ameliyatı ile burun ucu ve burun sırtı şekillendirilebilir, burnun büyüklüğü arttırılıp, azaltılabilir, burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar değiştirilebilir, burun delikleri küçültülebilir. Burundan nefes alma zorluğu olduğu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/burun-estetigi-ameliyati.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-629" title="burun-estetigi-ameliyati" src="http://www.dalak.net/wp-content/burun-estetigi-ameliyati-235x300.jpg" alt="" width="235" height="300" /></a>Burun, yüz görünümünü etkileyen estetik ve fonksiyonel bir organdır. Burnu şekillendirmek üzere yapılan cerrahi girişimlere rinoplasti denir. Rinoplasti ameliyatları, estetik amaçlı yapılan tüm ameliyatların yaklaşık yarısını oluşturur. Rinoplasti ameliyatı ile burun ucu ve burun sırtı şekillendirilebilir, burnun büyüklüğü arttırılıp, azaltılabilir, burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar değiştirilebilir, burun delikleri küçültülebilir. Burundan nefes alma zorluğu olduğu durumlarda, burun tıkanıklığı problemlerini çözmeye yönelik işlemler ile birlikte yapılması da mümkündür. Burun estetiği ameliyatı sırasında, gelişimsel ya da çarpma sonucu oluşan deviasyon adı verilen iç kemik ve kıkırdak yapıdaki eğrilikler, burun tıkanıklıkları da giderilebilir.<span id="more-628"></span></p>
<p>Modern rinoplastide estetik ve fonksiyon birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu için başarılı bir burun ameliyatında yüz ile uyumlu doğal bir burun görüntüsü sağlaması ve nefes almayı daha da rahatlatması hedeflenmelidir. Burun, estetik olarak en önemli organlardan birisi olmakla birlikte birçok fonksiyonel görevi de vardır. Solunum sisteminin başlangıç noktası olup, koku almaya yarar. Sesin kişiye özel olmasını sağlar. İnsan vücudunun ve organizmanın dış dünyaya açılan kapılarından birisidir. Tüm bu fonksiyonlar ve estetik görüntü karşılıklı birbirleriyle etkileşim halinde bulunur. Bu nedenle burun, içi ve dışıyla bir bütün olarak ele alınmalıdır.</p>
<p>Yurdumuzda en sık yapılan estetik ameliyatlar burun ameliyatlarıdır. Rinoplasti ameliyatları plastik cerrahinin en zor ameliyatlarından birisidir. Rinoplastinin zorluğu kıkırdak ve kemiklerin iyileşmelerinin farklı mekanizmalarla olmasından, birbirinden bağımsız hareket eden farklı iki yapıya ait iyileşme sürecinin birbirinden bağımsız şekilde seyretmesinden ve kıkırdakların mevcut şekillerini muhafaza etmeye yönelik kıkırdak hafızasının olmasından kaynaklanmaktadır. Bu faktörlerin hiçbirinin kontrolü cerrahın elinde olmadığı için bilinmezlikleri de son derece fazladır. Bu nedenle, sonrasında en sık revizyon, yani ikinci bir rötuş niteliğinde düzeltme ameliyatı yapılan estetik ameliyat burun ameliyatıdır. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucu dünya standartlarında her on hastadan birine revizyon yapılması normal olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan bu ameliyat iyi yapıldığında da çok iyi sonuçlar vermektedir.</p>
<p>Başarılı sonuçlar çarpıcı bir etkiyle yüz güldürürken kötülerini düzeltmek de oldukça zordur. Yakın zamanda kat edilen büyük yol ile birlikte teknolojik olarak burun estetiği işlemini daha ince ve zarif cerrahiye dönüştüren değişik yöntemlerin geliştirilmesi burun estetiği ameliyatlarının başarı seviyesi oldukça yükseldi. Bugün artık on yıl önce yapılan burun ameliyatlarına tarihe karışmış yöntemler gözüyle bakılmaktadır. Yurdumuzda, burun ameliyatlarının, bilerek ve hakkını vererek yapıldığında, dünyadaki en üst standartlara yakın bir seviyede olduğu bir gerçektir.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/burun-estetigi-ameliyati/" title="lazer epilasyon">lazer epilasyon</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/burun-estetigi-ameliyati/" title="epilasyon resimleri">epilasyon resimleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/burun-estetigi-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik yaşı sekize düştü</title>
		<link>http://www.dalak.net/ergenlik-yasi-sekize-dustu/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/ergenlik-yasi-sekize-dustu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 05:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=626</guid>
		<description><![CDATA[Yapay hormonlar nedeniyle, kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlaması gereken ergenlik kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşına kadar düştü. Erken ergenliğe giren çocukları pek çok sağlık sorunu bekliyor.. Erken ergenlik patladı. On ya da on iki olması gereken ergenlik yaşı Türkiye&#8217;de yedisekize kadar düştü. Henüz çocukluğunu yaşamadan ergenliğe girenlere doktorlar tedavi uyguluyor. Tedavi edilemeyen&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapay hormonlar nedeniyle, kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlaması gereken ergenlik kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşına kadar düştü. Erken ergenliğe giren çocukları pek çok sağlık sorunu bekliyor..</p>
<p>Erken ergenlik patladı. On ya da on iki olması gereken ergenlik yaşı Türkiye&#8217;de yedisekize kadar düştü. Henüz çocukluğunu yaşamadan ergenliğe girenlere doktorlar tedavi uyguluyor. Tedavi edilemeyen çocukları ruhsal ve fiziki pek çok sorun bekliyor. Avrupa Birliği yaptığı uyarıda erken ergenliğe yapay hormonların neden olduğunu açıkladı. Turfanda sebze meyveler, hormonlu gıdaların yanı sıra ojelerden şampuanlara kadar pek çok yapay hormon çocukların ergenliğini hızlandırıyor. Erken ergenlik tedavisine alınan çocuklara şampuanlar dahil her türlü kozmetik, turfanda ve mikrodalga yasaklanıyor. Erken ergenlik özellikle kız çocuklarını tehdit ediyor. Yedi yaşından itibaren çocukların <span id="more-626"></span>memelerinde büyüme ve sekiz yaşında regl görülebiliyor. Erken ergenliğe giren çocuklarda bir anda boy artışı oluyor. Kemik yaşı bununla birlikte büyüyor.</p>
<p>AB&#8217;DEN UYARI<br />
Kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlaması gereken ergenlik kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşına kadar düştü. Erken ergenliğe giren çocukları pek çok sağlık sorunu bekliyor. Küçük yaşta birden başlayan boy uzaması duruyor, yetişkin boyları yaşıtlarından çok daha kısa kalıyor. Henüz yedi yaşındayken bir genç gibi göründükleri için seksüel gelişimleri ciddi şekilde etkileniyor, psikolojileri bozuluyor. Avrupa Birliği çocukların erken ergenliğe girmesine neden olan endokrin bozucularla ilgili bir liste yayınladı. Listede hormonlu yiyecekler, belirli plastik türleri, boyaların içindeki maddeler, deterjan ve kozmetiklerin içinde yer alan hormonlu maddeler yer alıyor. Bu şekilde çevreden alınan ostrojenler çocuklarda ergenliğin zamanından önce tetiklenmesinde etkili oluyor. Erken ergenliğe giren çocukların önce kemik ölçümlerine bakılıyor, ergenlik zamanından önce başladıysa ilaç tedavisi uygulanıyor. Çocuklar ergenlik dönemine gelene kadar ilaçla hormonları ayarlanıyor.</p>
<p>AİLELER ÖNLEM ALSIN<br />
Ergenlik uygun yaşa kadar durduruluyor. Bu sırada ailelerden bir dizi yaşamsal önlem almaları isteniyor. Turfanda yemeleri yasaklanıyor, her türlü kozmetikten uzak tutuluyorlar, tamamen doğal ürünler tavsiye ediliyor. Tek yönlü beslenmeleri kesinlikle istenmiyor.<br />
sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/ergenlik-yasi-sekize-dustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemekler tuzsuz pişmeli herkesin tuzu ayrı olmalı</title>
		<link>http://www.dalak.net/yemekler-tuzsuz-pismeli-herkesin-tuzu-ayri-olmali/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/yemekler-tuzsuz-pismeli-herkesin-tuzu-ayri-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 03:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Tiroit hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=624</guid>
		<description><![CDATA[Tiroit hastalarının beslenmeleri çok önemli. Bu hastaların, özellikle iyotlu besinlerden uzak durmaları gerekiyor. Doç. Dr. Alptekin Gürsoy, tiroit hastalarının iyotsuz, ailenin diğer fertlerinin ise iyotlu tuz kullanmaları gerektiğini söylüyor.. Ankara Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alptekin Gürsoy, tiroit hastaları için en uygun mönüyü verdi: * Hipotiroit&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Tiroit hastalarının beslenmeleri çok önemli. Bu hastaların, özellikle iyotlu besinlerden uzak durmaları gerekiyor. Doç. Dr. Alptekin Gürsoy, tiroit hastalarının iyotsuz, ailenin diğer fertlerinin ise iyotlu tuz kullanmaları gerektiğini söylüyor..<br />
Ankara Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alptekin Gürsoy, tiroit hastaları için en uygun mönüyü verdi:</p>
<p>* Hipotiroit ve hipertiroit hastaları nasıl beslenmeli?<br />
Hipotiroit hastalarının günlük beslenmesi normal bireylerden farklı değildir. Hipertiroit hastalarının ise iyotlu tuzdan kaçmaları gerekir. Piyasada, kendiliğinden tuzluklu iyotsuz tuzlar satılıyor. Ailedeki diğer kişilerin iyot almalarını sağlamak için yemekler tuzsuz yapılmalı. Hasta kendi tabağında iyotsuz tuz, ailedeki diğer kişiler ise iyotlu tuz kullanmalıdır.<span id="more-624"></span></p>
<p>* Herkes iyotsuz tuz mu tüketmeli?<br />
Hipertiroidi olanlar dışındaki tüm tiroit hastaları iyotlu tuz tüketebilir. Daha önceki yıllarda, nodüler guatrı veya Hashimoto hastalığı gibi tiroit hastalığı olanlarda iyotlu tuz tüketimi yasaklanıyordu. Fakat yapılan bilimsel çalışmalarda bu tür bir kısıtlamanın hiçbir önemi olmadığı görüldü. Hatta iyot eksikliğinin, özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda ve çocuklarda ciddi sorunlara yol açabileceği öne sürüldü.</p>
<p>İLAÇLARA DİKKAT<br />
* Tiroit hastaları iyottan uzak mı durmalı peki?<br />
Mümkünse iyot içeren ilaçlardan, öksürük şurupları, bazı vitaminler, kalp ritmini düzenleyen bazı ilaçlar, radyolojik görüntüleme için kullanılan boyar maddelerden kaçınılmalıdır. Özellikle şişmanlık için kullanılan, bilimsel hiçbir geçerliliği olmayan tedavilerde yoğun iyot içeriği olabiliyor. Bu nedenle özellikle tiroit hastalarının bu tür tedavilerden uzak durması gerekir.</p>
<p>RİSK ÇOK DEĞİL<br />
* Karalahana tiroit hastalığına yol açar mı?<br />
Ülkemiz gibi iyodu yetersiz bölgelerde guatr oluşumu için en önemli risk faktörü iyot eksikliğidir. İyot eksikliğinin dışında, nodüler guatrda rol oynayan önemli bir faktör de; besinlerle alınan guatrojenlerdir. Doğal guatrojenler, ilk olarak turpgiller grubu bitkilerdeki tioglikozidlerde gösterilmiştir. Bu maddeler iyot gibi tiroit bezi tarafından tutulmakta ve bu şekilde guatrojenik etkileri ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>* Başka hangi besinler doğal guatrojendir?<br />
Tatlı patates, akdarı, manyok otu gibi yer bitkileri de doğal guatrojenlerdir. Fakat bu tür besinlerin guatra yol açabilmesi için çok yüksek miktarlarda tüketilmesi gerekir. Ülkemizdeki günlük beslenme alışkanlığı çerçevesinde karalahana ve benzeri bitkilerin guatr oluşumuna yol açması pek mümkün değil.</p>
<p>* Tiroit hastalarına yasaklı yiyecekler var mı?<br />
Yiyecekler için özel bir önlem gerekmez. Tüm besin türleri rahatlıkla tüketilebilir. Her ne kadar bir kısım besin türlerinin guatrojen olabileceği bilinse bile, Türkiye&#8217;de günlük kullanımda tiroit hastalığına sebebiyet vermesi mümkün değildir. Ama zehirli guatr, tiroit hormonlarının yükselerek kontrolden çıkması ile tehlikeli bir hale gelebilir. Zehirli guatrı olan hastalar, özellikle iyotlu tuzdan uzak durmalıdır. Zehirli guatr, görme kaybına kadar gidebilir&#8230; sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/yemekler-tuzsuz-pismeli-herkesin-tuzu-ayri-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kışın kilo vermek için günde 6 öğün beslenin</title>
		<link>http://www.dalak.net/kisin-kilo-vermek-icin-gunde-6-ogun-beslenin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/kisin-kilo-vermek-icin-gunde-6-ogun-beslenin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 02:43:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Kışın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=620</guid>
		<description><![CDATA[Kışın metabolizmanın enerji yakmak istemediğine dikkat çeken Diyetisyen Banu Kazanç; soğuk havalar için diyet programı önerdi. Günde 6 öğün yemek gerektiğini belirten Kazanç şu tüyoları verdi: * ETİ BULGURLA YİYİN Kış aylarında kan şekerini kontrol altında tutabilmek çok önemli. Bunun için mönünüzde; et, balık, tavuk, yoğurt ve süt gibi zengin besinlere yer verin. Ayrıca aşırı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kışın metabolizmanın enerji yakmak istemediğine dikkat çeken Diyetisyen Banu Kazanç; soğuk havalar için diyet programı önerdi. Günde 6 öğün yemek gerektiğini belirten Kazanç şu tüyoları verdi:</p>
<p>* ETİ BULGURLA YİYİN<br />
Kış aylarında kan şekerini kontrol altında tutabilmek çok önemli. Bunun için mönünüzde; et, balık, tavuk, yoğurt ve süt gibi zengin besinlere yer verin. Ayrıca aşırı açlık hissettiğiniz zamanlarda proteinle karbonhidratı karışık tüketin. Et, balık ya da tavukla bulgur pilavı yiyebilirsiniz. Bulgur hem vitamin değeri, hem posa içeriği adına faydalı bir yiyecektir.<span id="more-620"></span></p>
<p>* BOL BOL C VİTAMİNİ<br />
Metabolizmanın iyi çalışması için C vitamini yönünden zengin besinleri tercih edin. Portakal, mandalina, kivi, biber, soğan, sarımsak bol miktarda yiyebilirsiniz.</p>
<p>* SICAK REZENE ÇAYI İÇİN<br />
Mide ve barsak sisteminin iyi çalışması için sıcak sıvıları bol tüketin. Suyu da mümkün olduğunca sıcak içmeye çalışın. Rezene, adaçayı ve yeşil çay gibi sıcak bitkisel çaylar da içebilirsiniz. Sıcak içecekler, sindirimi kolaylaştırarak kabızlığı önler.</p>
<p>* GECE MEYVELİ YOĞURT<br />
Gece ev oturmaları uzun olduğundan, diyet yaparken atıştırma alışkanlıklarınıza dikkat edin. Açlığınızı bastırmak için meyveli yoğurt, 1 bardak sıcak süt ya da 1 çay bardağı leblebi tercih edin.<br />
sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/kisin-kilo-vermek-icin-gunde-6-ogun-beslenin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kronik böbrek yetmezliği</title>
		<link>http://www.dalak.net/kronik-bobrek-yetmezligi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/kronik-bobrek-yetmezligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2009 23:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik böbrek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=618</guid>
		<description><![CDATA[Kronik böbrek hastalığı, bireyin ilerleyici ve genellikle kalıcı bir böbrek fonksiyon kaybı yaşaması durumudur. Böbrekler vücuttan fazla sıvıyı ve kandan atık ürünleri uzaklaştıramadıkları zaman genel bir rahatsızlığa ya da birtakım bulgulara neden olurlar. Böbrek yetersizliğinin bazı belirtileri: * Aşırı yorgunluk * Bulantı ve kusma * Solunum sıkıntısı * Uyumada güçlük * Yüzde, ellerde ve ayaklarda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik böbrek hastalığı, bireyin ilerleyici ve genellikle kalıcı bir böbrek fonksiyon kaybı yaşaması durumudur. Böbrekler vücuttan fazla sıvıyı ve kandan atık ürünleri uzaklaştıramadıkları zaman genel bir rahatsızlığa ya da birtakım bulgulara neden olurlar.</p>
<p>Böbrek yetersizliğinin bazı belirtileri:<br />
* Aşırı yorgunluk<br />
* Bulantı ve kusma<br />
* Solunum sıkıntısı<br />
* Uyumada güçlük<br />
* Yüzde, ellerde ve ayaklarda şişme<br />
* İştah kaybı<br />
* Kaşıntı<br />
* Hipertansiyon<span id="more-618"></span></p>
<p>Bazı belirti ve bulgular, kanda bulunan ve vücut için zararlı olan atık ürünler ile atık sıvı miktarının artmasından kaynaklanmaktadır. Bu maddelerdeki artış &#8220;üremi&#8221; olarak adlandırılır. Akut böbrek hastalığı; böbrek fonksiyonlarının ani ve ciddi bozulması ya da geçici işlev kaybı durumudur. Ciddi bir enfeksiyon, geniş yanıklar, kimyasal zehirlenme veya aşırı doz ilaç alımı, kaza veya geniş cerrahi operasyonlar akut böbrek hastalığına neden olabilirler. Bu durum, etken ortadan kaldırıldıktan sonra düzelir ve böbrek eski fonksiyonunu görmeye tekrar başlar. Bu tip rahatsızlığı olan bireyler, normal böbrek fonksiyonlarını geri kazanana kadar sadece belirli bir dönem diyalize ihtiyaç duyarlar.</p>
<p>İyileştirilmesi çok zor<br />
Kronik böbrek hastalığı, bireyin ilerleyici ve genellikle kalıcı bir böbrek fonksiyon kaybı yaşaması durumudur. Bu durum basamak basamak ilerler ve genellikle aylar veya yıllar alır. Ne yazık ki, Kronik Böbrek Yetersizliği geri dönüşlü değildir ve iyileştirilemez. Kronik Böbrek Yetersizliği olan bazı hastalarda, idrar atımı söz konusu olsa bile atık ürünlerin temizlenememesi söz konusu olabilir, kandaki atık madde miktarı düzenli bir şekilde artarken, idrar ile atılımda bu miktarlar düşük olmaktadır.</p>
<p>ERKEN TANI HAYAT KURTARIR<br />
Vücut kimyamızın sağlıklı dengesi büyük oranda iki organın çalışmasına bağlıdır, yani böbreklere. Böbreklerden sadece birinin çalışması ya da her ikisinin kısmen görev yapması durumunda da normal bir yaşam sürmemiz sağlanabilir. Bunun erken evrede iken belirlenmesi oldukça önem taşır. Tedavinin başlamasının ardından, hastalığın etkileriyle, diyet ve ilaç uygulaması sayesinde başa çıkılabilir. Başlangıç aşamasında, diyetinizde yapılacak değişiklikler kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacaktır. Diyetisyen sizin için uygun olan beslenme programını düzenleyecektir. Diyet ve ilaçlara rağmen böbrekleriniz fonksiyonlarını sürdüremiyor ise, sağlığınızı sürdürmeniz açısından yeni bir medikal tedavi tipine ihtiyacınız olacaktır. Bu tedavi hemodiyaliz ya da periton diyalizinden herhangi birini içermektedir. Ayrıca sizin böbrek nakli için bekleme listesine de kayıt olmanızı sağlar.<br />
sabah.com.tr</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/kronik-bobrek-yetmezligi/" title="böbrek zayıflaması">böbrek zayıflaması</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/kronik-bobrek-yetmezligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

