‘Aile Sağlığı’ kategorisi için Arşiv

Grip 65 yaş üstündekilere acımıyor

Cumartesi, 18 Ekim 2008

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Serhat Ünal, kış mevsiminde görülme sıklığı artan gribin yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini, hatta ölümcül olabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Ünal, TİHUD tarafından Antalya’da gerçekleştirilen ve yarın sona erecek olan 10. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi’nde değerlendirilen konulara ilişkin bilgi verdi.

Havaların soğumasıyla birlikte kapalı yerlerde daha fazla zaman geçirilmesine bağlı olarak solunum yoluyla bulaşan grip ve nezle gibi enfeksiyon hastalıkları oranlarında da artış olduğuna dikkati çeken Ünal, her iki hastalığın belirtilerinden söz etti.

Nezleye yol açan ”rhino” virüsünün burun mukozasında çoğalarak hapşırık, burun akıntısı, ateş, halsizlik ve bitkinlik yaptığını belirten Ünal, bu hastalıkta ateşin fazla yükselmediğini ve kas ağrısının olmadığını kaydetti. (daha fazla…)

TV’den sonra bilgisayar da ailedeki iletişimin kopmasına sebep oluyor

Pazar, 12 Ekim 2008

Bilgisayarlar iş ya da ev hayatının ayrılmaz parçası haline gelmiş durumda. Her türlü DVD ve VCD’nin izlenebildiği TV kartı takılarak TV de izlenebilen bilgisayarlar, sinsi bir şekilde çocuklardan daha çok yetişkinleri olumsuz yönde etkiliyor.

Son yıllarda psikiyatristlere başvuranların büyük çoğunluğunu ailesiyle iletişim kuramayan insanların oluşturduğu belirtiliyor.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Medikososyal Sağlık Merkezi hekimlerinden Psikiyatrist Dr. Yıldız Özkan Dereli, kontrolsüz olarak kullanılan bilgisayarların kişiyi ailesinden ve toplumdan uzaklaştırdığını vurguladı. Tehlikenin fark edilmeden (daha fazla…)

Çocuklarının söz dinlemesini isteyen aileler tutarlı olmalı

Pazar, 12 Ekim 2008

Anne ve babaların çocuklarına söz dinletememesi en başta kendilerini üzerken, okul hayatında da öğretmenleri güç durumda bırakıyor.

Anasınıfından itibaren başlayan sıkıntılar, ilerleyen yıllarda önü alınamaz boyutlara ulaşıyor. Söz dinlemeyen çocuklara küçük yaşta müdahale edilmesini isteyen uzmanlar, ebeveynlere “Ağaç yaş iken eğilir” atasözünü hatırlatıyor. Ebeveynlere akılda kalan ve uygulaması kolay çeşitli öneriler sunan uzmanlar, çocuklara sürekli taviz verilmemesini istiyor. Çocuklar ilk sosyalleşme ortamını anasınıflarında buluyor. Anasınıfı öğretmeni Ayça Karaman, okula gelen birçok öğrencisinin el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığının bile olmadığından yakınıyor. Bir şeyler yapması için uyarılan öğrencilerin ise ‘Sana ne!’ veya ‘Yapmayacağım, sen niye karışıyorsun!’ diye tepki gösterebildiklerini aktarıyor. Bu durumun aile terbiyesiyle doğrudan ilgisi olduğunu söyleyen Karaman, ebeveynlerin sevgi sınırını aştıklarına ve terbiyeyi geri plana ittiklerine inanıyor.

Çocuklarının söz dinlememesinden yakınan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen G. çifti, hatanın kendilerinde olduğunu kabul ediyor. Okula kayıt işleminin bile evde krize döndüğünü belirten aile, verdikleri tavizler yüzünden şimdilerde yetişkinliğe adım atan çocuklarından fazla saygı görmemekten yakınıyor. E. çiftinin sıkıntısı da evin tek çocuğu olan O.E’ye söz dinletememek. “Tek çocuk olsun, yokluk çekmesin” düşüncesiyle yola çıkan aile, ilköğretim 6′ncı sınıfa devam eden O.E’nin her istediğini yapmış. En güzelinden bilgisayar ve cep telefonu almış. Bol bol okul harçlığı verdikleri çocukları için evde özel oda yapılmış. Okulu eve yakın olmasına rağmen servise verilmiş. Bilgisayar, televizyon ve telefonla vakit geçiren O.E. şimdi sınıfından kimse ile arkadaş olamıyor. Bir bebek gibi ilgi isteyerek anne babasını zor durumda bırakıyor. Söz dinlemiyor, evin tek hakimi gibi davranıyor. (daha fazla…)

Kemik erimesine karşı yaşlılara D vitamini verilmeli

Pazar, 12 Ekim 2008

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel, yaşlılarda kemik yıkımına bağlı kırık riskinin yüksek olduğunu belirterek, “Bunun için 65 yaşından sonra her yıl güneş ışığının az olduğu kış mevsimine girmeden ekim ayında D vitamini içeren ilaç kullanımı uygun görülmektedir.” dedi.
Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği (RAED) tarafından 11-15 Ekim 2008′de Antalya’da düzenlenecek olan 9. Ulusal Romatoloji Kongresi’ne de başkanlık eden Yücel, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemiklerin güçsüzleşip kolay kırılmasına neden olan bir hastalık olduğunu söyledi. (daha fazla…)

Zencefil ve bal, soğuk algınlığının gerçek ilacı

Pazar, 12 Ekim 2008

Soğuk algınlığı, nezle, grip gibi rahatsızlıkları en iyi tedavi eden doğal ürünlerden biri zencefildir.
Binlerce yıldır Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu baharat, aynı zamanda soframızda güzel bir lezzet kaynağıdır. Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda bir çay kaşığı toz zencefil bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp macun yapılarak yenildiği zaman insanın içini ısıtarak bronşlarını açar ve temizler. Balgamı söktürür, öksürüğü keser. (daha fazla…)

Sanal terapi mümkün

Perşembe, 09 Ekim 2008

İngiltere’de iki yıldır uygulanan bilgisayar programı çeşitli nedenlerle psikoterapiste gidemeyen insanları uzaktan tedavi ediyor.

İngiltere’de uygulanan sanal psikoterapiyle hastalar, terapiste gitmeden internet üzerinden tedavi olabiliyor. Psikoterapist bir bilgisayar programı oluşturuyor, hastanın verileri programa yükleniyor, psikoterapist aradan çekiliyor ve tedavi başlıyor.

İngiltere’de iki yıldır uygulanan bilgisayar programı, maddi, coğrafi, fiziksel veya başka nedenlerle psikoterapiste gidemeyen insanları uzaktan tedavi ediyor. Yöntem daha çok fobiler, panik bozukluk ve obsesyon gibi anksiyete bozuklukları ile depresyonda uygulanıyor. Sanal psikoterapide en çok ilgi çeken programlardan birinin ‘Fear fighter’ yani “Korkuyla savaş” adlı program olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Sungur, gerekli çalışmalar tamamlandığında sanal psikoterapinin Türkiye’de de uygulanmasının mümkün olabileceğini söylüyor. (daha fazla…)

Saç dökülmesinin çaresi biotin

Çarşamba, 08 Ekim 2008

H Vitamini de denmektedir. Aslında B grubunda olan bir vitamin olarak kabul edilir. Yumurta akında bulunan avidin isimli madde biotini etkisiz hale getirmektedir. Deneyler sırasında çiğ yumurta akı ile beslenen farelerin zayıfladığı ve derilerinin bozulduğu gözlemlenmiş ve Almanca deri anlamına gelen Haut kelimesinin baş harfi ile anılmaya başlanmıştır. Yumurta akında bulunan bu avidin maddesi yumurta çiğ iken etkili olmasına karşın pişirildiğinde etkisiz hale gelmektedir. Beslenmelerinin %30 kadarında çiğ yumurta bulunduğu takdirde insanlarda da eksikliği oluşabilir. 1942 yılında gönüllü bir gruba deneysel olarak çiğ yumurta ağırlıklı (dietin %30′u) beslenme ve biotin dışında tüm vitaminler verilmiş. Bu kişilerde yorgunluk, iştahsızlık, depresyon, nöropati, kolestrol artışı, kansızlık ve deride pullanma görülmüş. Bu durum ancak Biotin verilmesi ile iyileştirebilmiştir.

Biotinin Etkisi
* Yağ metabolizmasına etkilidir. Yağ üretimi ve yağ asitlerinin yapılması için gereklidir.
* DNA ve RNA yapımına etkilidir. Amine asitlerin proteine dönüşümüne, nükleik asitlerin bir parçası olan pyrimidin sentezine katılır.
* Bir çok enzimin yapısına girer. Bu enzimler gıdaların vücuda yararlı hale getirilmesini sağlarlar.
* Kan şekerini düşürür.
* Saç dökülmesini ve beyazlamasını yavaşlatır.
* Cilt sağlığı için gereklidir. (daha fazla…)

Tırnaklarınızı susam yağı ile güçlendirin

Salı, 07 Ekim 2008

Doğal susam yağının faydaları saymakla bitmiyor. Susam yağı; salata, mayonez, soslar ve zeytinyağlı yemeklere lezzet katsın diye kullanılıyor. Kalsiyum, potasyum, fosfor, B vitamini ve demir de taşıyan susam tohumları; kolestrolsüz bir besin özelliğinde. Susam yağının etkisinden yararlanmak için susamın kavrulmaması, sıcak su ile temas etmemesi ve ısıdan mümkün olduğunca korunması gerekiyor. Cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını engelleyebildiği gibi doğrudan saç diplerine ve tırnaklara da sürülebiliyor.

Haftada 2 kez koşmak kireçlenmeyi önler

Cumartesi, 04 Ekim 2008

Toplumda özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde sıkça görülen eklem kireçlenmesi, yaklaşık beş milyon kişiyi tehdit ediyor. Alman Hastanesi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hilal Yıldız, haftada iki kez yapılan düzenli koşu sayesinde kireçlenme riskinin 12 yıl kadar geciktirebileceğini belirtti ve ekledi: “Vücut ağırlığının ideal kiloya inmesi, düzenli egzersizlerle ekleme binen yükün azaltılması ve günlük işlerin gün içerisine dengeli bir şekilde dağıtılması çok önemlidir. Eklem ağrısı için öncelikle basit ağrı kesiciler kullanılabilir. Eğer bunlara yeterli yanıt alınamazsa; kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçlarının kullanımına geçilir.”sabah.com.tr

Diz, sırt ve bel ağrısı çekenler bu yazıyı okusun

Cumartesi, 04 Ekim 2008

Ailenizde ve arkadaşlarınız arasında her gün daha fazla sırt ve bel ağrılarından yakınan insanlar mı var? Bundan şikayetçi olanlar artık sadece saçları beyazlaşmış tenis oyuncuları ya da partiden partiye koşan eski hippiler değil. 65 yaşın altındakilerin yarısından fazlası eklem iltihaplanmasından şikayetçi…

AŞIRI DOZ KARACİĞERİ BOZAR
Onların ‘vah vah’ları da ağrı kesicilerin satışlarını artırıyor. Oysa ‘parasetamol’lerin kazara aşırı dozda alımı; karaciğerde oluşan tamamıyla farklı bir sağlık problemine zemin hazırlayabilir. Karaciğer nakil merkezleri, akut karaciğer rahatsızlıklarında sürekli bir artış olduğunu ve bunların yarısından fazlasının aşırı dozda parasetamol alımından kaynaklandığını söylüyor! Her gün kaç kişinin tipik bir şekilde ağrı kesici aldığı düşünülürse, aşırı dozların nadir rastlanması şaşırtıcı. Parasetamollar ülkedeki akut karaciğer (daha fazla…)