<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Çocuk Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/cocuk-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Oct 2009 17:33:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Anne sütü bebeğin ilk aşısı</title>
		<link>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 18:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin ilk aşısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[


 Dünyada her sene bir milyondan fazla bebeğin, anne sütü ile beslenemediği için öldüğüne dikkat çeken Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, anne sütü alan bebeklerin ölüm riskinin hiç almayanlara oranla 18 kat daha az olduğunu bildirdi.
İl Sağlık Müdürlüğü&#8217;nden yapılan açıklamada göre, milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen, ekonomik ve yan etkisi bulunmayan anne sütünün, bebeğin ilk aşısı olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/annebebek.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-584" title="annebebek" src="http://www.dalak.net/wp-content/annebebek.jpg" alt="" width="200" height="250" /></a>Dünyada her sene bir milyondan fazla bebeğin, anne sütü ile beslenemediği için öldüğüne dikkat çeken Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, anne sütü alan bebeklerin ölüm riskinin hiç almayanlara oranla 18 kat daha az olduğunu bildirdi.</p>
<p>İl Sağlık Müdürlüğü&#8217;nden yapılan açıklamada göre, milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen, ekonomik ve yan etkisi bulunmayan anne sütünün, bebeğin ilk aşısı olduğu belirtildi.</p>
<p>Annelerin &#8217;sütüm doyurmuyor, işe başladım, sütü çekildi&#8217; gibi çeşitli nedenler öne sürdükleri ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: &#8220;Doğru emzirme teknik ve becerilerini edinin. Bebeği ilk 6 ayda anne sütü ile besleyin, en az günde 8-10 kez emzirin. Doğumundan sonra mutlaka bir saat içinde bebeği emzirmeye başlayın, bebek her istediğinde emzirmeye devam edin.&#8221;<span id="more-583"></span></p>
<p>Açıklamada, Ankara&#8217;daki kamu, üniversite, özel hastaneler ve çocuk hastaneleri gibi sağlık kuruluşlarında &#8216;anne sütü ve emzirme eğitimi verileceği, ayrıca başarılı emzirme kriterleri çerçevesinde uygulamada başarılı olan kuruluşlara bebek dostu hastane ve bebek dostu sağlık kuruluşu unvanı verileceği kaydedildi. sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekte kalça çıkığı nasıl anlaşılır?</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebekte-kalca-cikigi-nasil-anlasilir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebekte-kalca-cikigi-nasil-anlasilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 20:42:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekte kalça çıkığı]]></category>
		<category><![CDATA[canlı doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kalça muayenesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[VKV Amerikan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Şefi Prof. Dr. Mahmut Berkman, doğumsal kalça çıkığında erken tanının önemli olduğunu belirterek, &#8221;Doğum sonrası ilk 6 ayda kalça çıkığı tanısı konan çocuklar alçı, bandaj gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşirken, geç tanı konulduğunda mutlaka cerrahi tedavi gerektiğini&#8221; ifade etti.
Berkman, yaptığı yazılı açıklamada, Doğumsal Kalça Çıkığı (DKÇ) kalça eklemi kapsülünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/bebekresimleri.jpg"><img src="http://www.dalak.net/wp-content/bebekresimleri-242x300.jpg" alt="" title="bebekresimleri" width="242" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-544" /></a>VKV Amerikan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Şefi Prof. Dr. Mahmut Berkman, doğumsal kalça çıkığında erken tanının önemli olduğunu belirterek, &#8221;Doğum sonrası ilk 6 ayda kalça çıkığı tanısı konan çocuklar alçı, bandaj gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşirken, geç tanı konulduğunda mutlaka cerrahi tedavi gerektiğini&#8221; ifade etti.</p>
<p>Berkman, yaptığı yazılı açıklamada, Doğumsal Kalça Çıkığı (DKÇ) kalça eklemi kapsülünün gevşek olması nedeniyle kalça eklemini oluşturan kemiklerin birbiriyle uyumunun bozulmasından kaynaklandığını, erken tanı konulduğunda uyluk kemiğinin üst ucunu yuvasında tutacak önlemlerle, eklemin uygun bir şekilde gelişmesinin sağlanabileceğini belirtti.<span id="more-543"></span></p>
<p>Tanı ve tedavide yetersiz kalındığında çocukluk ve erişkin dönemde aksama, bacak boyu eşitsizliği, hareket kısıtlanması ve ağrıya yol açarak sakatlığa neden olacağını dile getiren Berkman, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Hastalığa, bebeklerini bacakları açık durumda sırtında taşıma adeti olan Asyalılarda ve siyah ırkta az rastlanırken, kundaklama alışkanlığı olan Amerika yerlilerinde ve Kafkasyalılarda çokça rastlanmaktadır. Türkiye&#8217;de ise hastalığın sıklığı binde 15 civarındadır. Her yıl yaklaşık 1,5 milyon canlı doğum olan ülkemizde topluma yeni katılan DKÇ&#8217;li birey sayısı yaklaşık 22 bin 500&#8242;dür. Toplumumuzda son yıllarda sosyokültürel seviyenin ve tıbbi tedavi imkanlarının iyileşmesi ile hastalığın eskiye oranla görülme sıklığı azalmıştır.</p>
<p>Hastalığın görülme riski, ailede ve yakın akrabalarda kalça çıkığı olması, kız çocuk olması, bebeğin rahim içinde makatla geliş durumunda olması, ikiz üçüz gibi çoğul doğum, rahim içi sıvısının az olması, bebeğin ayağında veya boynunda doğumsal şekil bozuklukları olması, annenin ilk doğumu olması ve kundaklama gibi durumlarda artmaktadır.&#8221;</p>
<p>İLK BELİRTİ BACAĞINI UZATAMAMASI</p>
<p>Berkman, yeni doğan bebeklerin günün her saatinde kalça ve dizleri bükük durduklarını, bebeğin bir veya iki kalçasını rahatça uzatamamasının kalça çıkığının ilk belirtisi olabileceğini söyledi.</p>
<p>Yeni doğanda kalçada hareket kısıtlılığı olmasının dikkate alınması gereken bir bulgu olduğunu ifade eden Berkman, çocukluk çağında ve sonrasında kalçada ağrı, topallama, bacak boyu eşitsizliğine neden olabileceğini bildirdi.</p>
<p>-ERKEN TANININ ÖNEMİ-</p>
<p>Erken tanı için ilk doğum, kız çocuklar, çoğul doğumlar, ailesinde kalça çıkığı olan bebekler gibi riskli bebekler başta olmak üzere, tüm yeni doğanların kalça muayenesi yapılması gerektiğini belirten Berkman, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Şüpheli durumlarda kalça ultrasonografisi ve gerekirse röntgen filmi çekilmelidir. Kalça ultrasonografisi özellikle yeni doğan döneminde ve erken çocukluk döneminde tanı konulmasında etkili bir tanı aracıdır. Doğum sonrası ilk 6 ay kalça çıkığı tanısı konan çocuklar alçı, bandaj gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşirken, geç tanı konulduğunda mutlaka cerrahi tedavi gerekmektedir. Bebeğin doğru yöntemlerle bakımı önemlidir. Alt değiştirme sırasında veya egzersiz yaptırma maksadıyla bacakları uzatarak ve dizleri tutarak yapılan müdahaleler risklidir (Kalçayı çıkmaya zorlayan adaleleri germemek için kalça ve dizlerin hareketi serbest bırakılmalı). Bebeğin ara bezinin yumuşak olmasına dikkat edilmeli ve gövdenin alt kısmına bol ve rahat giysiler giydirilmelidir. Bebek, kucakta taşınırken bir el bacaklar arasından geçirilerek veya yüzü taşıyan kişiye dönük olarak ve bacaklar açık bir şekilde gövdeye yaslanarak tutulmalıdır.&#8221;<br />
haber7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebekte-kalca-cikigi-nasil-anlasilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık, bebeklerde egzama riskini azaltıyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 01:52:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Balık]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde egzama]]></category>
		<category><![CDATA[Childhood dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[egzama riski]]></category>
		<category><![CDATA[evde kuş beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[Doğumlarından sonraki ilk 9 aylık dönemde balık yedirilen bebeklerde, egzama görülme olasılığının daha az olduğu belirlendi. İsveçli bilimadamlarının yaptığı araştırma kapsamında, çocukları henüz yeni doğmuş olan 5 bin aileyle, çocukları bir yaşına gelinceye kadar görüşüldü. Araştırma, balığın, bebeklerde egzama olasılığını yüzde 24 oranında azalttığını ortaya koydu. Bu oran, yağlı veya yağsız balık türlerine göre değişiklik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/bebekdalaknet.jpg"><img src="http://www.dalak.net/wp-content/bebekdalaknet.jpg" alt="" title="bebekdalaknet" width="200" height="162" class="alignleft size-medium wp-image-529" /></a>Doğumlarından sonraki ilk 9 aylık dönemde balık yedirilen bebeklerde, egzama görülme olasılığının daha az olduğu belirlendi. İsveçli bilimadamlarının yaptığı araştırma kapsamında, çocukları henüz yeni doğmuş olan 5 bin aileyle, çocukları bir yaşına gelinceye kadar görüşüldü. Araştırma, balığın, bebeklerde egzama olasılığını yüzde 24 oranında azalttığını ortaya koydu. Bu oran, yağlı veya yağsız balık türlerine göre değişiklik göstermedi. Sonuçları Childhood dergisinde yayımlanan araştırma ayrıca, evde kuş beslenmesinin de bebeklerde egzama görülme olasılığını yüzde 65 oranında azalttığını gösterdi.sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda sinüzit işitme kaybına neden olabilir</title>
		<link>http://www.dalak.net/cocuklarda-sinuzit-isitme-kaybina-neden-olabilir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cocuklarda-sinuzit-isitme-kaybina-neden-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 01:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[işitme kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik akciğer sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[orta kulak iltihaplanmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Kış aylarında ve okul döneminde çocuklarda sinüzit oluşumundaki artışın önemli bir sağlık sorunu olduğunu fakat çoğu kez gözden kaçırılarak ihmal edildiğini belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Süreyya Şeneldir, sinüzitin işitme kaybı ile sonlanabilecek orta kulak iltihaplanmalarına ya da kronik akciğer sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti…

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Süreyya Şeneldir; çocuklarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında ve okul döneminde çocuklarda sinüzit oluşumundaki artışın önemli bir sağlık sorunu olduğunu fakat çoğu kez gözden kaçırılarak ihmal edildiğini belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Süreyya Şeneldir, sinüzitin işitme kaybı ile sonlanabilecek orta kulak iltihaplanmalarına ya da kronik akciğer sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti…<br />
<img alt="" src="http://www.anneyiz.biz/images/index/ozelhaber/11149.jpg" class="alignnone" width="310" height="214" /><br />
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Süreyya Şeneldir; çocuklarda bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemiş olmasının, alerjik eğilimlerin ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıkça görülmesinin, çocukları sinüzit hastalığına daha eğilimli kıldığını söyledi.</p>
<p>Çocuk sinüzitlerinin inatçı ve sık sık tekrarlayabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Şeneldir, sinüzitin yazın iyileştiğini ancak kışın yeniden tekrarladığını da sözlerine ekledi.</p>
<p>Opr. Dr. Süreyya Şeneldir, çocukların sinüzit olup olmadığını anlayabilmek için aileleri bazı belirtilere dikkat etmesi konusunda uyardı: “Çocukluk yaş grubunda sinüzite ait bulgular soğuk algınlığı ile hemen hemen aynıdır. Semptomlar 7 veya 10 günden daha uzun sürerse sinüzit açısından değerlendirmek gerekir. Genellikle sinüs enfeksiyonlarında aşağıdaki bulgular saptanır.”<span id="more-499"></span></p>
<p>- Ateş</p>
<p>- Sarı-yeşil burun akıntısı</p>
<p>- Öksürük</p>
<p>- Baş ağrısı</p>
<p>- Yüzde ağrı veya basınç hissi</p>
<p>- Konjesyon</p>
<p>- Göz etrafında şişlik</p>
<p>- Hapşırma atakları</p>
<p>Sinüzitin Tanısı Nasıl Konur?<br />
KBB Uzmanı tarafından çocuğun kulakları, burnu ve boğazı muayene edilir. Olası tanıya götürebilecek şekilde hastalığı hakkında aileden bilgi alınır. Muayene esnasında burnun içerisini ve geniz bölgesini görebilmek için özel ince endoskopların kullanılması ile kesin tanı konulabilir. Bu endoskopik muayene; çocukla güvene dayanan, bir iletişim kurabilen her deneyimli uzman tarafından muayenehane koşullarında ve her yaşta çocuğa rahatlıkla yapılabilir. Sık olmayarak sinüslerin durumunu değerlendirebilmek amacıyla ‘Bilgisayarlı Tomografi’de istenebilir.</p>
<p>Sinüzit Nasıl Tedavi Edilir?</p>
<p>Akut Sinüzit<br />
Bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi henüz başlamış sinüzitlerde çoğu çocuk antibiyotik tedavisine oldukça iyi yanıt verir. Akıntı kesici ilaçlar ve burun açıcı spreylerin kısa dönem kullanımı ile burun açıklığı sağlanabilir. Tuzlu su damlaları veya spreyleri ile akıntıların kıvamı yumuşatılabilir ve mukozanın iyileşmesi hızlandırılabilir. Eğer çocukta akut sinüzit varsa, bu tedavi ile belirtilerde birkaç gün içinde düzelme başlar. Ancak burada belirgin düzelme olsa da, özellikle antibiyotik tedavisini sonuna kadar tamamlamak çok önemlidir. Bu aşamada ayrıca sinüzitin ağırlaşmasına katkıda bulunabilecek alerji veya diğer hastalıklar da tedavi ve takip edilmelidir.</p>
<p>Kronik Sinüzit<br />
Eğer çocuğun sinüzit belirtileri 2-3 ay kadar sürüyorsa bu duruma kronik yani ‘müzmin sinüzit’ diyoruz. Eğer çocukta kronik sinüzit varsa veya senede 4-6 defa tekrarlayan akut sinüzit atakları yaşıyorsa mutlaka bir Kulak-Burun-Boğaz (KBB) uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Bu durumda, kronik sinüzite neden olabilecek altta yatan sebepler belirlenir ve ancak bu sebeplerin doğru saptanması halinde bu inatçı hastalığın uygun tedavisi yapılabilir.</p>
<p>Hastalığın Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?<br />
Günlük hayatınızdaki koşullarda küçük değişikler yaparak çocuğunuzda sinüzit riskini azaltabilirsiniz. Örneğin kış aylarında, özellikle kaloriferli evlerde iyice kuruyan havayı, solunum yolları için ideal olan yüzde 35 ilâ yüzde 50 nem oranına ulaşacak şekilde bir nemlendirme cihazı ile nemlendirmek yararlıdır. Yaz aylarında çocuğunuz yüzme havuzuna giriyorsa, başını suyun dışında tutmasını ve derine dalmamasını tavsiye ediniz. Sigara içiyorsanız, bırakınız. Çocuğunuz allerjik bünyeliyse, allerji önlemlerine ve tedavisine her zaman özen göstermelisiniz. Ayrıca mümkün olduğu kadar sık banyo yapmasını sağlamalısınız.</p>
<p>Çocuklara sinüzit cerrahisi uygulanabilir mi?<br />
Çocuklarda, ciddi bir ilaç tedavisi ile çözülemeyen sinüzit vakalarında ameliyat gündeme gelebilir, ancak çocukların, yüz ve kemik gelişimi henüz tamamlanmadığı için yapılacak olan ameliyatın geç dönem sonuçlarının problem yaratabilme ihtimali vardır.</p>
<p>Asimetrik yüz gelişimi gibi ihtimallere karşı bu ameliyat için çok fazla düşünülmeli ve çocuğun mümkün olduğu kadar büyümesi beklenmelidir. Pratikte 10 yaşın altında ameliyat endikasyonu çok nadirdir. Buna karşın kronik sinüzitli bir çocukta geniz eti ameliyatı en kısa sürede yapılmalıdır. Hipertrofik geniz etleri, hem burnu tıkadığı hem de bakterilere yuva oluşturduğu için alınmalıdır. Bu, en azından yıllık olarak geçirilen enfeksiyon sayısını azaltmaya yarayacaktır. anneyiz.biz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cocuklarda-sinuzit-isitme-kaybina-neden-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 23:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma Aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.
 Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    
Ne zaman başlar?
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.</p>
<p> Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    </p>
<p>Ne zaman başlar?<br />
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.</p>
<p>Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.<br />
<img alt="" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8478/6398478.jpg" class="alignright" width="200" height="200" /><span id="more-419"></span><br />
Bebeklerin çoğunluğu diş çıkarırken belli ölçüde zorlanırken, bazıları da hiç belli etmeden diş çıkarma sürecini atlatmaktadır.</p>
<p>Genellikle dişler peşpeşe çıkar ve her zaman olmasa da çoğunlukla şu sırayı izler: İlk olarak alt ortadan iki diş, daha sonra üst ortadan iki diş ve bunun da ardından yanlarındaki ve gerideki dişler. Diş çıkarma zamanı genetik geçişe bağlıdır. Siz veya eşiniz erken diş çıkarmışsanız çocuğunuzun da erken çıkarma ihtimali vardır.</p>
<p>6 yaş civarlarında kalıcı dişler çıkmaya hazır olmadan önce bebeğinizin dişleri düşmeyecektir.</p>
<p>Siz neler yapabilirsiniz?<br />
Bebeğin diş çıkarmasını sağlamak için yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur. Buna karşın bebeğinizin rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, onu rahatlatmak için bazı şeyler yapabilirsiniz:</p>
<p>Çiğnemesi için eline birşeyler verin. Örneğin buzdolabında soğutulmuş dişlik ya da yine buzdolabında soğutulmuş, temiz, ıslak bir bez parçası.</p>
<p>Elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyeceklerin de belirli bir rahatlama sağladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bazı doktorlar bebeği rahatlatmak amacıyla az dozda ağrı kesici vermeyi önerebilmektedirler. Ancak bebeğinize herhangi bir ilaç vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bebeğin ateşi varsa doktorunuzu arayınız, kulak enfeksiyonu ya da başka bir hastalık geçiriyor olabilir.</p>
<p>Bebeğinizin dişleri çıktıktan sonra bunları temiz tutma görevi size ait. İlk bir yıl fırçalamanız gerekmez, ancak yatmadan önce temiz bir bezle dişlerini silebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz altı aylık olduğunda flor takviyesi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>18 aydan itibaren diş fırçalamayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Ancak diş fırçasını hareket ettirmek için gerekli maharet ve konsantrasyon kabiliyetine henüz sahip olmadığından sizin de yardımcı olmanız gerekecektir.</p>
<p>Diş fırçasının üzerine yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde, flor içermeyen bir diş macunu kullanmalısınız. Genellikle 6 yaş civarında çocuklar ağızlarındaki suyu yutmadan tükürmeyi başarabilmektedir. Bu nedenle, 6 yaşından önce çocuğunuz diş macununu yutabileceğinden çocuk diş hekimleri florlu diş macunlarını tavsiye etmemektedirler. Flor içermeyen diş macunu bulamamanız halinde macunsuz fırçalamanız daha doğru olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun ilk doğum günü civarında ilk dişçi randevunuzu da almalısınız.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu halde hiç diş çıkarmamışsa, 1 yaş kontrolünde bu konuyu doktorunuzla görüşün. </p>
<p>Bebeğiniz diş çıkarma belirtileri gösteriyor, ancak aynı zamanda olağan dışı bir ağrı hissediyorsa (teselli etmek mümkün olmaksızın sürekli ağlaması önemli bir belirtidir) mutlaka doktorunuza başvurun. Normal şartlarda diş çıkarmak dayanılmaz ağrılara yol açmamalıdır.aile.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri
Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı:
* Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını kontrol ettirin.
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/15/gny/im/BE0B42F9C119C24EBCF51BDBr.jpg" class="alignright" width="200" height="257" />Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri<br />
Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı:</p>
<p>* Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını kontrol ettirin.<span id="more-415"></span></p>
<p>* Her gün iki kere dişlerin fırçalanmasına özen gösterin.</p>
<p>* Abur cubur yemesini sınırlandırın.</p>
<p>* Kalsiyum miktarı yüksek olan yiyecekler yemesini sağlayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burnu akan doktora sormadan ilaç almasın</title>
		<link>http://www.dalak.net/burnu-akan-doktora-sormadan-ilac-almasin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/burnu-akan-doktora-sormadan-ilac-almasin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 11:11:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Burnu akan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda görülen burun akıntıları bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, burun akıntısının yeni doğan bebekten, erişkin yaşa kadar en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu vurguladı ve ekledi: &#8220;Akıntının çeşitli sebepleri var. Bunların en önemlisi enfeksiyonlar. Burun akıntısının şekli ve özelliği, hastalık hakkında sizi uyarabilir. Özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ver11">Çocuklarda görülen burun akıntıları bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, burun akıntısının yeni doğan bebekten, erişkin yaşa kadar en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu vurguladı ve ekledi: &#8220;Akıntının çeşitli sebepleri var. Bunların en önemlisi enfeksiyonlar. Burun akıntısının şekli ve özelliği, hastalık hakkında sizi uyarabilir. Özellikle 6 ay altı çocukların, burunları aktığında mutlaka hekim tarafından kontrol edilmesinde fayda vardır. Burnu açmak için bazı ilaçlar, koruyucu sıvılar kullanılabilir. Ancak bunlar mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır.&#8221;sabah.com.tr</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/burnu-akan-doktora-sormadan-ilac-almasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir</title>
		<link>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 03:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir
Adnan Menderes Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı&#8217;nden Doç. Dr. Emre Çullu, çocuklarda bel ağrısının kan kanseri belirtisi olabileceğini belirtti ve ekledi: &#8220;Çocuklarda bel ve karın ağrısı; halsizlik, ateş, zayıflama ve topallamaya neden olur. Bazı özel mikroplarca oluşturulan değişik omurga iltihapları, daha sinsi olarak ilerleyebilir. Ülkemizde hâlâ tüberküloz mikrobuyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir<br />
Adnan Menderes Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı&#8217;nden Doç. Dr. Emre Çullu, çocuklarda bel ağrısının kan kanseri belirtisi olabileceğini belirtti ve ekledi: &#8220;Çocuklarda bel ve karın ağrısı; halsizlik, ateş, zayıflama ve topallamaya neden olur. Bazı özel mikroplarca oluşturulan değişik omurga iltihapları, daha sinsi olarak ilerleyebilir. Ülkemizde hâlâ tüberküloz mikrobuyla oluşmuş omurga iltihapları görülüyor. Bu hastalık, sakin ve sinsi seyirli olabilmektedir.&#8221; sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hijyenik solüsyonla bebek ölümü riski en aza iniyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/hijyenik-solusyonla-bebek-olumu-riski-en-aza-iniyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/hijyenik-solusyonla-bebek-olumu-riski-en-aza-iniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 11:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hijyenik]]></category>
		<category><![CDATA[Solüsyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[Hijyenik solüsyonla bebek ölümü riski en aza iniyor
Son günlerde yaşanan hastane enfeksiyonu kaynaklı bebek ölümleri sağlık kuruluşlarının yeni tedbirler almasına sebep oldu. İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde açılan Total Parenteral Nütrisyon (TPN) ünitesi bu çalışmalardan birini oluşturuyor. Ağızdan beslenemeyen hastalar için damar yoluyla besleme yöntemi olarak tanımlanan TPN ile daha önce açık alanlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hijyenik solüsyonla bebek ölümü riski en aza iniyor<br />
Son günlerde yaşanan hastane enfeksiyonu kaynaklı bebek ölümleri sağlık kuruluşlarının yeni tedbirler almasına sebep oldu. İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde açılan Total Parenteral Nütrisyon (TPN) ünitesi bu çalışmalardan birini oluşturuyor. Ağızdan beslenemeyen hastalar için damar yoluyla besleme yöntemi olarak tanımlanan TPN ile daha önce açık alanlarda hazırlanan solüsyon nedeniyle ortaya çıkabilecek enfeksiyon riskleri en aza iniyor. İstanbul genelinde ilk olan üniteyle yılda 3 bin solüsyonun yenidoğan bebekler için hazırlanması hedefleniyor.</p>
<p>Başhekim Doç. Dr. Ali İhsan Dokucu, &#8220;Uygulamayla 24 ayrı ilaç ile solüsyon sıvısı hiç el değmeden tamamen kapalı ortamlarda hazırlanıyor.&#8221; dedi. Solüsyonların normal şartlarda hastanelerde görevliler tarafından hazırlandığını ve direkt el teması olmasa bile enfeksiyon riski taşıdığını belirten Dokucu, TPN ünitesiyle solüsyonların ilaç endüstrisi şartlarına uygun bir ortamda hazırlandığına dikkat çekti.<span id="more-329"></span></p>
<p>Ek talepler de karşılanabilir</p>
<p>Başhekim Doç. Dr. Dokucu, hastanelerden online olarak gelecek siparişleri hazırlayıp, uygun şartlarda tekrar hastanelere taşıyabileceklerini de kaydetti. Yeni açılan ünitede üretilen her solüsyonun devlete maliyeti ise 35-38 YTL arasında değişiyor. Uygulamanın ilk etapta yenidoğan bebeklere yönelik olduğunu aktaran Doç. Dokucu, &#8220;Ancak yetişkinlere de burada solüsyonlar hazırlanabilir.&#8221; dedi. İstanbul&#8217;da Şişli Etfal Hastanesi&#8217;nde başlayan uygulama birçok hastanede açık ortamlarda yapılıyor. Hemşireler tarafından hastaya damardan verilecek ilaç ve solüsyon sularının açıkta hazırlanması enfeksiyona yol açabiliyor. Çünkü hastanede yatan bir hasta için her gün ayrı ayrı solüsyonların hazırlanması gerekiyor. Bu durum sirkülasyonları hızlandırdığı için enfeksiyonu tetikleyebiliyor.</p>
<p>Öte yandan 2005 yılında Kayseri&#8217;de hayatını kaybeden bebekler üzerine yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan raporlarda bu ünitelerin önemine dikkat çekilmişti.<br />
Çağlar Avcı zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/hijyenik-solusyonla-bebek-olumu-riski-en-aza-iniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin</title>
		<link>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 10:58:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Serhat Güner, &#8220;Ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır.&#8221; dedi.
Hastalığın tanısında olabilecek gecikmeler tedaviyi de zorlaştırıyor. Dr. Güner, olabilecek ciddi durumları, &#8220;Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin<br />
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Serhat Güner, &#8220;Ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır.&#8221; dedi.</p>
<p>Hastalığın tanısında olabilecek gecikmeler tedaviyi de zorlaştırıyor. Dr. Güner, olabilecek ciddi durumları, &#8220;Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda kangren, delinme ve peritonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkmaktadır.&#8221; diye açıkladı. Karnı ağrıyan çocuğun kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesini öneren ve bu çocuklara yemek yedirmeye çalışılmamasını isteyen Dr. Güner, &#8220;Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.&#8221; dedi.<br />
<span id="more-327"></span></p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonlarının da ciddi karın ağrıları yapabildiğine işaret eden Dr. Güner, üriner sistemde herhangi bir tıkanma, nefrit veya basit bir alt üriner sistem enfeksiyonunun da karın ağrısı bulgusu ile kendini gösterebildiğini kaydetti. Yapay tatlandırıcıların da kimi zaman karın ağrısına neden olabildiğini vurgulayan Op. Dr. Güner, şunları söyledi: &#8220;Midede gaz birikmesi ve şişkinlik de meydana gelebilir. Çocuk çiklet çiğnemeyi bıraktıktan sonra karın ağrısı şikayetleri de ortadan kalkar. Çocuğunuz geceleri karnının üst kısmında başlayan ağrılardan yakınıyorsa sindirim sisteminde işlerin iyi gitmediğine inanabilirsiniz. Nedensiz kilo kaybı her zaman için endişe verici bir durumdur. Karın ağrısı çeken çocuğun kilo vermesinde parazitten tutun da önemli hastalıklara kadar çeşitli nedenler etken olabilir.&#8221; diye konuştu.<br />
Fatih Karakılıç zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
