<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Haber</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Çok ağlayan ve uyku problemi olan bebekler</title>
		<link>http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=804</guid>
		<description><![CDATA[Çok ağlayan ve uyku problemi olan bebeklerin hayatlarının daha sonraki evrelerinde ciddi davranış bozuklukları göstermeleri olasılığının daha fazla olduğu bildirildi. 1987&#8242;den 2006&#8242;ya kadar olan sürede yapılmış ve 17 bin çocuğu kapsayan 22 araştırmanın verilerini değerlendiren araştırmada, ağlama, uyku ve beslenmeyle, hayatın sonraki evrelerindeki problemler arasındaki bağlantıya bakıldı. Archives of Disease in Childhood dergisinde yayınlanan araştırma&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok ağlayan ve uyku problemi olan bebeklerin hayatlarının daha sonraki evrelerinde ciddi davranış bozuklukları göstermeleri olasılığının daha fazla olduğu bildirildi.</p>
<p>1987&#8242;den 2006&#8242;ya kadar olan sürede yapılmış ve 17 bin çocuğu kapsayan 22 araştırmanın verilerini değerlendiren araştırmada, ağlama, uyku ve beslenmeyle, hayatın sonraki evrelerindeki problemler arasındaki bağlantıya bakıldı.</p>
<p>Archives of Disease in Childhood dergisinde yayınlanan araştırma sonucunda, bebekken aşı ağlayan çocuklarda dikkat eksikliği ve hipraktivite (ADHD), anksiyete, depresyon ve saldırgan davranışlar görülme riskinin daha yüksek olduğu belirlendi.</p>
<p>Warwick Üniversitesinden Prof. Dieter Wolke, &#8220;Aşırı ağlama, uyku ve beslenme problemleri olanlarda davranış bozuklukları riskinin yüzde yüz arttığını&#8221; söyledi.</p>
<p>Bebeklerde ağlamak çok normal ancak bazı bebekler ilk 3 aydan sonra aşırı derecede ağlayabiliyorlar.<span id="more-804"></span><br />
<img class="alignnone size-full wp-image-805" title="bebek" src="http://www.dalak.net/wp-content/bebek.jpg" alt="" width="290" height="298" /><br />
AA<br />
haberturk</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan yüz">ağlayan yüz</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan kız">ağlayan kız</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan surat">ağlayan surat</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan yüzler">ağlayan yüzler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="yeni doğmuş kız bebekler">yeni doğmuş kız bebekler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="aglayan kiz cocugu">aglayan kiz cocugu</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan kız bebek">ağlayan kız bebek</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="yeni doğan kız bebek">yeni doğan kız bebek</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="aglayan kız çocukları">aglayan kız çocukları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/" title="ağlayan kız çocuk">ağlayan kız çocuk</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cok-aglayan-ve-uyku-problemi-olan-bebekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara bırakma hattı telefon numarası, Alo 171 sigara bırakma hattı</title>
		<link>http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 21:23:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alo 171]]></category>
		<category><![CDATA[Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara bırakma hattı]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakmak için]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakmak istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı nasıl bırakabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı nasıl bırakırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=790</guid>
		<description><![CDATA[Sigara bırakma hattı telefon numarası, Alo 171 sigara bırakma hattı. 2010 yılı Ekim ayında Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyete geçirilen Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı bugüne kadar sigarayı bırakmak isteyen 975 bin kişinin aradığını belirten yetkililer, arayanların en çok “Sigarayı nasıl bırakabilirim?” sorusuna cevap aradığını söylüyor. Sağlık Bakanlığı’nın geçen ekim ayında faaliyete geçirdiği Alo 171&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara bırakma hattı telefon numarası, Alo 171 sigara bırakma hattı.<br />
2010 yılı Ekim ayında Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyete geçirilen Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı bugüne kadar sigarayı bırakmak isteyen 975 bin kişinin aradığını belirten yetkililer, arayanların en çok “Sigarayı nasıl bırakabilirim?” sorusuna cevap aradığını söylüyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın geçen ekim ayında faaliyete geçirdiği Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattını bu zamana kadar 975 bin kişi aradı. İlk dönemde 15 operatörle kurulan danışma hattında çalışan operatör sayısı 120’ye çıkarıldı.</p>
<p>90 hat kapasitesinde hizmet veren Sigarayı Bırakma Hattına günlük gelen arama sayısı ise 7 bin olarak belirlendi. Yardımcı sağlık personelinin görev yaptığı Danışma Hattı’nda çalışanlar bir haftalık bir eğitimden geçiriliyor.</p>
<p>Nasıl bırakabilirim?<span id="more-790"></span><br />
<a href="http://www.dalak.net/"><img class="alignnone size-full wp-image-791" title="sigara" src="http://www.dalak.net/wp-content/sigara1.jpg" alt="" width="275" height="183" /></a><br />
Bakanlıktan alınan bilgiye göre Alo 171 sigara bırakma danışma hattını arayanların en çok sorduğu sorular şöyle:</p>
<p>- Sigarayı kendi çabalarımla nasıl bırakabilirim.</p>
<p>- Sigarayı bıraktığımda yaşayacağım yoksunluk belirtileriyle nasıl başa çıkabilirim.</p>
<p>- Profesyonel yardım için ne yapmam gerekiyor.</p>
<p>Danışma hattında çağrıların ortalama bekleme süresi 0.5 dakika olurken çağrı başına konuşma süresi 2.6 dakika olarak belirlendi.</p>
<p>Arayanları bilgilendiren danışma hattı operatörleri, onları Sigara Bırakma Polikliniklerine yönlendiriyor. Bu merkezlerde sigarayı bırakmak isteyenler ücretsiz olarak tedavi oluyor.</p>
<p>Sigara Bırakma Polikliniklerinin adres ve telefon numaraları Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı aranarak veya www.havanikoru.org.tr internet adresinden öğrenilebiliyor.<br />
Alo 171, Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, Sağlık Bakanlığı, sigara bırakma hattı, sigarayı bırakmak için, sigarayı bırakmak istiyorum, sigarayı nasıl bırakabilirim, sigarayı nasıl bırakırım</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="sigaray brakma hatt">sigaray brakma hatt</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="171 sigarayı bırakma hattı">171 sigarayı bırakma hattı</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="sigara bırakma hattı">sigara bırakma hattı</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="171 sigara bırakma danışma hattı">171 sigara bırakma danışma hattı</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="alo 171 ücretlimi">alo 171 ücretlimi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="sigaray brakma hat">sigaray brakma hat</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="171 nasıl aranıyor">171 nasıl aranıyor</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="sigara bırakma telefon">sigara bırakma telefon</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="171ücretlimi">171ücretlimi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/" title="171 meşgul">171 meşgul</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sigara-birakma-hatti-telefon-numarasi-alo-171-sigara-birakma-hatti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dondurmalı sundae, Dondurmalı sundae nedir, Neden Dondurmalı sundae</title>
		<link>http://www.dalak.net/dondurmali-sundae-dondurmali-sundae-nedir-neden-dondurmali-sundae/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dondurmali-sundae-dondurmali-sundae-nedir-neden-dondurmali-sundae/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Apr 2011 00:09:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dondurmalı sundae]]></category>
		<category><![CDATA[Dondurmalı sundae nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Dondurmalı sundae]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=784</guid>
		<description><![CDATA[Dondurmalı sundae, Dondurmalı sundae nedir, Neden Dondurmalı sundae Dondurmalı Sundae Google logosu oldu. Google&#8217;ın artık klasikleşen &#8220;logo değiştirme&#8221; uygulamasına yeni bir logo daha eklendi. Google, logosunu bu sefer de Dondurmalı Sundae için değiştirdi. Dondurmalı Sundae Google&#8217;ın ana sayfasındaki yerini aldı. Logoda, Google&#8217;ın yan yana olan iki OO harfi yerine iki top dondurma resmi konuldu. Dondurmalı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dondurmalı sundae, Dondurmalı sundae nedir, Neden Dondurmalı sundae<br />
Dondurmalı Sundae Google logosu oldu. Google&#8217;ın artık klasikleşen &#8220;logo değiştirme&#8221; uygulamasına yeni bir logo daha eklendi. Google, logosunu bu sefer de Dondurmalı Sundae için değiştirdi. Dondurmalı Sundae Google&#8217;ın ana sayfasındaki yerini aldı. Logoda, Google&#8217;ın yan yana olan iki OO harfi yerine iki top dondurma resmi konuldu.</p>
<p>Dondurmalı Sundae nefis bir lezzet olmanın yanı sıra, görsel cazibesiyle de göz dolduruyor. Google&#8217;ın Dondurmalı Sundae için hazırladığı logo da, görsel anlamda göze hitap ediyor.</p>
<p><a href="http://www.baktabul.net/sorun-cevaplayalim/267968-dondurmali-sundae-nedir-google-dondurmali-sundae-neden-dondurmali-sundae-hakkinda.html">Dondurmalı Sundae</a> özellikle Burger King ve McDonald&#8217;ın vazgeçilmez tatları arasında.<span id="more-784"></span></p>
<p>Dondurmalı SundaeDondurmalı Sundae hakkında bilgiler:<br />
<a href="http://www.dalak.net"><img src="http://www.dalak.net/wp-content/dondurmali-sundae.jpg" alt="" title="dondurmali-sundae" width="210" height="240" class="alignnone size-full wp-image-785" /></a><br />
Dondurmalı Sundae tarifi</p>
<p>Malzemeler</p>
<p>* 1 litre vanilyalı dondurma</p>
<p>* 3/4 su bardağı çikolata sosu</p>
<p>* 4 adet külah</p>
<p>* Süs için şekerden burun, çikolatadan göz ve ağızlar (tarifi altta)</p>
<p>Yapılışı</p>
<p>* Dondurma kuplarına çikolata sosu ve dondurma koyup bir kaşık yardımıyla karıştırın.</p>
<p>* Üzerlerine dondurma kaşığıyla şekil verdiğiniz birer top vanilyalı dondurma yerleştirin.</p>
<p>* Dondurma kabında erimiş olan dondurmaya külahların tersini hafifçe batırıp topların üstüne yerleştirin.</p>
<p>* Aynı şekilde erimiş dondurmayı yapıştırıcı gibi kullanarak burun, göz ve ağız kısımlarını da yapıştırın ve servis yapın.</p>
<p>Google logo değişiklikleri</p>
<p>Google zaman zaman logosunu değiştirerek önemli buluşları ya da insanları ana sayfasından anıyor, hatırlatıyor. Türkiye&#8217;nin yetiştirdiği önemli isimlerin doğum günlerinde de logo değiştiren Google, önemli gün ve haftalarda da logo değişikliğine gidiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dondurmali-sundae-dondurmali-sundae-nedir-neden-dondurmali-sundae/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nisan 1 Şakaları, 1 Nisan Şakaları</title>
		<link>http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2011 18:50:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[1 nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[1 nisan şakaları videoları]]></category>
		<category><![CDATA[1 nisan şakası]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif 1 nisan sakalari]]></category>
		<category><![CDATA[bir nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[güzel 1 nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[iyi 1 nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[komik 1 nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[nisan 1 şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmene yapılabilecek 1 nisan şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[tarihe geçen 1 nisan şakaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=741</guid>
		<description><![CDATA[‘Şaka günü` olarak bilinen 1 Nisan, Cuma günü dünyada kutlanacak. Şakanın evrensel günü olan 1 Nisan’da insanların birbirine şaka yapması gelenek haline gelirken, ‘Nisan 1 şakası’ hakkında farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunuyor. Dünyanın pek çok yerinde `şaka günü` olarak bilinen 1 Nisan`ın ortaya çıkışıyla ilgili çeşitli varsayımlar var. Fransa’da Poisson d’avril-Nisan Balığı geleneğinin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>‘Şaka günü` olarak bilinen 1 Nisan, Cuma günü dünyada kutlanacak. Şakanın evrensel günü olan 1 Nisan’da insanların birbirine şaka yapması gelenek haline gelirken, ‘Nisan 1 şakası’ hakkında farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunuyor.</p>
<p>Dünyanın pek çok yerinde `şaka günü` olarak bilinen 1 Nisan`ın ortaya çıkışıyla ilgili çeşitli varsayımlar var. Fransa’da Poisson d’avril-Nisan Balığı geleneğinin tarihçesi, 16. yüzyıla kadar uzanıyor. 1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, yılbaşını 1 Nisan’dan 1 Ocak’a aldırdı. Bu arada, 1 Nisan’ı hala sene başı olarak kabul etmeye devam edenlere yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline geldi. 1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlere ise ‘Nisan balığı’ ismi verildi. İngiltere’de ‘Nisan Kaçıklar Günü’, İskoçya’da ise ‘Guguk Kuşu’ olarak anılan şaka günü, <span id="more-741"></span>pagan kültüründe de yer alıyor. En eski 1 Nisan şakasının ise Romalılar döneminde yapıldığına inanılıyor.<br />
<a href="http://www.dalak.net"><img class="alignnone size-full wp-image-742" title="1-nisan-da-sakalara-hazirlikli-olun" src="http://www.dalak.net/wp-content/1-nisan-da-sakalara-hazirlikli-olun.jpg" alt="" width="397" height="302" /></a><br />
Dünyanın pek çok ülkesinde 1 Nisan’da yapılan şakalar güldürürken, kimileri ise tarihe geçecek kadar ilgi çekiyor. İnsanların birbirine yaptığı şakaların yanı sıra, basın ve medya kuruluşları da 1 Nisan`ı şakasız geçirmiyor. Bazı şaka haberler güldürse de kimi `şaka` haberler toplumda şok etkisi yapabiliyor. Örneğin, 1957 yılında BBC`nin saygın haber programı `Panorama`, ılık geçen kış nedeniyle ağaçlarda artık spagetti yetişmeye başladığını duyurmuş ve televizyon kanalına telefon yağmaya başlamıştı. Telefonu açan BBC yetkilileri de `bir kutu domates soslu spagettiyi ekin ve tutması için dua edin` yanıtını veriyordu. Sonunda bunun bir şaka olduğu anlaşıldı.</p>
<p>1962`de İsveç`in siyah beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan`da çıkan bir teknisyen, ekranın önüne bir naylon kadın çorabı geçirerek izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesini vermişti.1977`de İngiliz The Guardian gazetesi, Hint Okyanusu`ndaki hayali San Seriffe ada cumhuriyetinin 10. kuruluş yıl dönümünü kutlamak için 7 sayfalık ek çıkardı.</p>
<p>1 nisan şakaları, 1 nisan şakaları videoları, 1 nisan şakası, alternatif 1 nisan sakalari, bir nisan şakaları, güzel 1 nisan şakaları, iyi 1 nisan şakaları, komik 1 nisan şakaları, nisan 1 şakaları, öğretmene yapılabilecek 1 nisan şakaları, tarihe geçen 1 nisan şakaları</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/" title="öğretmene yapılabilecek 1 nisan şakaları">öğretmene yapılabilecek 1 nisan şakaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/" title="tarihe geçen 1 nisan şakaları">tarihe geçen 1 nisan şakaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/" title="alternatif nisan 1 şakaları">alternatif nisan 1 şakaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/" title="saka kuşu ne yer">saka kuşu ne yer</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/nisan-1-sakalari-1-nisan-sakalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Robert Bunsen kimdir, Robert Bunsen hayatı süre, Robert Bunsen biyografisi, Robert Bunsen yaşamı</title>
		<link>http://www.dalak.net/robert-bunsen-kimdir-robert-bunsen-hayati-sure-robert-bunsen-biyografisi-robert-bunsen-yasami/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/robert-bunsen-kimdir-robert-bunsen-hayati-sure-robert-bunsen-biyografisi-robert-bunsen-yasami/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2011 11:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Bunsen biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Bunsen hayatı süre]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Bunsen kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Bunsen yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=737</guid>
		<description><![CDATA[Robert Bunsen kimdir, Robert Bunsen hayatı süre, Robert Bunsen biyografisi, Robert Bunsen yaşamı. Robert Bunsen Kimdir 31 Mart 1812 Holzminden doğumlu olan Alman Kimyager Robert Bunsen, 18 Ağustos 1899 Heidelberg’te hayatını kaybetmiştir. Başlıca çalışmaları mineralojik ve analitik kimya üzerinedir. Kirchoff’la beraber spektral analizi buldu. Yaptığı bir deneyde koruyucu gözlük kullanmadığı için bir gözünü kaybetmiştir. Robert&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Robert Bunsen kimdir, Robert Bunsen hayatı süre, Robert Bunsen biyografisi, Robert Bunsen yaşamı.<br />
Robert Bunsen Kimdir</p>
<p>31 Mart 1812 Holzminden doğumlu olan Alman Kimyager Robert Bunsen, 18 Ağustos 1899 Heidelberg’te hayatını kaybetmiştir. Başlıca çalışmaları mineralojik ve analitik kimya üzerinedir. Kirchoff’la beraber spektral analizi buldu. Yaptığı bir deneyde koruyucu gözlük kullanmadığı için bir gözünü kaybetmiştir. Robert Bunsen elektriksel akımın üç boyutlu analizini yaparakda çalışmalarına önemli datalar eklemiştir. Ayrıca ikili cesiom ve rubidium elementlerinin de bulucusudur. Matematik ve Fiziği birleştiren çalışmaları hakkında önemli eserleride yayınlanmıştır. Astronomide yeni bir çağ başlatan Robert Bunsen Berlin Üniversitesi’nde Matematiksel Fizik Koltuğu’na oturmuştur.<span id="more-737"></span><br />
<a href="http://www.dalak.net"><img src="http://www.dalak.net/wp-content/bunsen.png" alt="" title="bunsen" width="465" height="190" class="alignnone size-full wp-image-738" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/robert-bunsen-kimdir-robert-bunsen-hayati-sure-robert-bunsen-biyografisi-robert-bunsen-yasami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Aşık Oluruz? Aşkın Kimyası! Bilimsel olarak aşık olduğumuzda vücudumuzda neler olur?</title>
		<link>http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2011 21:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Kimyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel olarak aşık ol]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Aşık Oluruz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=734</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl Aşık Oluruz? Aşkın Kimyası! Bilimsel olarak aşık olduğumuzda vücudumuzda neler olur? Aşkın Kimyası (Nasıl Aşık Oluruz) Aşk, tutku düzeyinde sevme olayı. Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetememesi durumu ile ayırt edilebilir. Aşkın ve sevginin hormonlarla da ilgili olduğu kanıtlanmıştır. Örneğin, annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız, sonsuz sevginin kaynağı doğum sonrası salgılanan hormonlardır. Bu hormonlar yalnız kadınlarda(ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl Aşık Oluruz? Aşkın Kimyası! Bilimsel olarak aşık olduğumuzda vücudumuzda neler olur?<br />
Aşkın Kimyası (Nasıl Aşık Oluruz)</p>
<p>Aşk, tutku düzeyinde sevme olayı. Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetememesi durumu ile ayırt edilebilir.</p>
<p>Aşkın ve sevginin hormonlarla da ilgili olduğu kanıtlanmıştır. Örneğin, annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız, sonsuz sevginin kaynağı doğum sonrası salgılanan hormonlardır. Bu hormonlar yalnız kadınlarda(ve memeli hayvanların dişilerinde) bulunur ve yalnız doğum sonrası salgılanmaya başlar. Ancak aşk olarak tanımlanan ve karşı cinse duyulan tutkulu sevgide farklı hormonlar görev yapar. “Aşk hormonu” olarak tanımlanabilen tek bir hormon henüz bulunamasa da yapılan çalışmalarda bir deneğe aşık olduğu kişi gösterilince kanında mutluluk hormonu, cinsel istek hormonu, stres hormonu ve adrenalinin arttığı tespit edilmiştir. Aşk olgusunda birden çok hormonun rol oynadığı ve bu hormonların görsel, işitsel veya psikolojik etkilerle salgılandığı öne sürülmüştür.<span id="more-734"></span></p>
<p>Bazı deneysel çalışmalarda PET (Position Emission Tomography) ve MRI (Magnetic Resistant Imaging) yardımıyla beyindeki aktif bölgeler gösterilerek Aşkın beyindeki merkezi gösterilmeye çalışılmıştır. bulunan bazı verilerin olmasına karşılık hala tam olarak bir fikir bütünlüğüne varılamamıştır.</p>
<p>Beynin belli bölümleri, aşkın başlatılması, ilerletilip, doyuma ulaştırılmasında farklı derecelerde rol almaktadır. Beyin korteksi ( dış yüzeyi) kişinin duygusal ve cinsel anlamda yaşadıklarından öğrendiklerini daha sonra kullanılmak üzere depolama işlevini görmektedir. Beynin frontal korteksi ( beynin ön bölgesini örten beyin dış yüzeyi) kişiler arası ilişkiler, duygusal ve cinsel seçimlerde ve kişisel eğilimlerde görev alacak öğrenme işini üstlenmiştir. Bazal ganglion olarak adlandırılan “accumbens çekirdeği” bir ilişkiyi ya da cinsel işlevi başlatmada ve zevk alma işlevinde uyarıcı görev üstlenmektedir. Gene buraya komşu “striatum” bölgesi karşı cinse olan duygusal ya da cinsel çekimi izleyen dönemde yapılacak hareketleri kolaylaştırma, ilgiyi aktif eyleme dönüştürme konusunda ön plandadır. Duygusal yaşantılamada en büyük rolü üstlenen limbik sistem görerek, işiterek, koklayarak ve dokunarak bir takım hislerin edinilmesinde ve duygusal çekim hissetmede önemlidir. Daha önce öğrenilen bilgiler ve yeni edinilen izlenimlerin birleştirilmesi gene bu alanda gerçekleştirilmektedir. Hipotalamus ön çekirdeklerinde erkeklerden beklenen duygusal ve cinsel davranışlar yönetilir.erkeklik hormonu “testesteron” ve dopamin adlı bir başka hormon bu sistemi aktive etmektedir. Hipotalamusun arka çekirdeklerinden kadına özgü cinsel ve duygusal yaşantılar yönlendirilmektedir.bu sistem de kadınlık hormonu olan “östrojen” ve serotonin dediğimiz başka bir hormonca aktive edilir. Son olarak hipofiz bezi de beyinden çıkan yapılması uygun bulunan davranışların, hissedişlerin vücudun gerekli organlarına iletilmesini sağlar.</p>
<p>Testesteron, östrojen, melatonini uyaran hormon, tiroid bezi hormonları, progesteron ve prolaktin düzeylerinin artışı cinsel çekim ve eylemleri kuvvetlendirirken; serotonin, dopamin ve GABA denilen hormonların düzeylerindeki artışlar bu durumu azaltmaktadır.</p>
<p>İçinde büyüdüğümüz ailenin bize etkileri ve oluşan alışkanlıklarımız yanında toplum içinde karşılaştığımız bazı olumsuz, örseleyici durumlar da aşkın hissedilişi ve yaşantılanmasına yön vermektedir. Bunlar arasında ailenin aşırı baskıcı ve kısıtlayıcı yapısı, ailede kişinin kendi cinsiyetinden olan ebeveyni ile ilişkileri, onu örnek alabilme durumu, karşıt cinsiyetteki ebeveynin kişiye ve aynı cinsiyetteki ebeveyne olan yaklaşımı, daha önceleri yaşanılan çeşitli boyutlardaki fiziksel, duygusal ve en çok cinsel tacizler sayılabilir. Bu durumlarda kişilerde travma sonrası stres bozuklukları, dissosiyatif bozukluklar, depresyonlar ve kaygı bozuklukları oluşturup, sinir sistemimize ait hormonel dengeleri bozarak insanlarla etkileşimi dolayısı ile aşkın kimyasını olumsuz etkilemektedirler.</p>
<p>Yaşanılan bazı vücutsal sorunlar ve hastalıklar da kişilerle ilişkileri ve karşı cinsle ilişkileri olumsuz etkilemektedir. Kişide yaşın ilerlemesi eğer yetersizlik, pişmanlık ve değersizlik duygularını oluşturursa, kişi zamanında sağlam dostluklar, doyum sağlayıcı işler yapmışsa, kendisiyle barışık olduğundan ileri yaşlarda bile aşkı gençlik yıllarındaki kadar kuvvetli yaşayabilir.</p>
<p>Mevsimlerin etkisi de aşkın yaşanmasında önemlidir. Özellikle bahar ve yaz aylarında güneş ışınlarının insan hormonel sistemine etkileri aşkın daha yoğun hissedilmesine yol açar. Bahar ve yaz ayları tüm doğanın canlanıp, uyanmasına yol açtığı gibi duygusal bakış açımızı da zenginleştirip, cesaretlendirir. Melanosit denen vücuda renk veren hücreler, bu aylarda artar, bu da daha çok bu aylarda gerçekleşmektedir.[1]</p>
<p>ABD’li doktorların son araştırmaları gösteriyor ki aşk kimyasal bir durum ve dopamin, feniletilamin, oxytosin ve norepinephrine içeren bir hapla aşk hali yaratılması mümkün. 1999′dan beri aşkın kimyasını çözmek için uğraşan Emory Üniversitesi, aşkın kimyasını şöyle açıklıyor: “Dopamin, amfetaminin kimyasal bir kuzeni ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor”.</p>
<p>Norepinephrine, adrenalin üretimini arttırarak ayaklarımızı yerden kesip kalp çarpıntısına neden oluyor. Beynin hipotalamus bölgesinde üretilen oxytosin ise bir insana şefkat duymamızı, onunla ilgilenmemizi sağlıyor. Bütün bunların sonunda da aşk hali ortaya çıkıyor.</p>
<p>Monash Üniversitesi uzmanları ise aşk ilacını ilk kez ortaya atanlardan. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Bölümü’nden Dr. Ali Yağız Üresin ise, “Dopamin coşku durumunda artar ama en çok da şizofrenide yükselir. Aşk ilacı yaratırken şizofreniye de neden olabilirsiniz” diyor.</p>
<p>Dopamin, vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasaldır. Beyinde, dopamin reseptörlerini aktive ederek nörotransmiter olarak görev yapar. Dopamin, ayrıca, hipotalamustan da salgılanır ve kana karışarak nörohormon görevi yapar. Nörohormon olarak görevi hipofizin ön lobundan prolaktin salgılanmasını baskılamaktır.</p>
<p>Sempatik sinir sistemindeki etkileri dolayısıyla ilaç olarak; kalp atışlarını hızlandırmak ve kan basıncını yükseltmek için kullanılır. Kan-beyin omurilik sıvısı bariyerini geçemediği için merkezi sinir sitemini doğrudan etkileyemez. Parkinson hastalarında ve Dopa-Duyarlı distoni hastalarında, beyindeki dopamin miktarını artırmak için, dopamin sentezinde öncü molekül görevi üstlenebilen L-DOPA molekülü kullanılır, zira L-DOPA kan-beyin bariyerini aşabililir.[2]<br />
Aşık olduğumuzda Vücudumuzda Neler Oluyor?</p>
<p>Çiçeği burnunda aşıkların çoğu zamanlarının yüzde 90′ını sevdikleri insanı düşünmekle geçiriyor. Bu onların kişisel beyanı. Beyinlerindeki milyarlarca sinir hücresinde kalp çarpıntıları uçuşuyor. Bu durumu Amerikalı antropolog Helen Fisher yaptığı bir klinik çalışmayla kanıtladı. Deneklerinin beyinlerindeki kan akışını gözlemleyen Fisher’in vardığı sonuç şu: Tutku ne kadar artarsa, beyinde heyecan ve keyif duygusunu salgılamaya yarayan hormonlar daha çok uyarılıyor ve aktif hale geliyor. Dopamin, noradrenalin ve phenylethylamin maddelerinin daha çok salgılanmasıyla ellerimiz daha çok terliyor, nefes alış-verişimiz hızlanıyor, tansiyonumuz ve nabzımız yükseliyor! Aşık olanların genellikle yemeden içmeden kesilmesi, uykusuzluk çekmesi gözden kaçmaz. İşte bütün bunların nedeni de aslında bu çok çalışan hormonlar. Onlar yüzünden hem hiperaktif hale geliyoruz, hem yemiyoruz içmiyoruz hem de uyku düzenimiz bozuluyor. İşte bu yüzden de ilişkimize daha bağımlı hale geliyoruz. Eğer söz konusu olan karşılıksız bir aşksa o zaman deyim yerindeyse ‘junky’lere dönüyoruz. “Buna hiç de şaşırmamak gerek” diyor doktorlar. Çünkü halüsinasyona neden olan ilaçlar, beynimizde salgılanan ‘phenylethylamin’ maddesini de içeriyor! [3]<br />
Fizyolojik belirtiler</p>
<p>Sevginin bir başka belirtisi ise meydana getirdiği fizyolojik değişmelerdir. Aslında bu fizyolojik değişmeler sevginin varlığı konusunda en temel göstergelerdir. Bunların fark edilmesi sevginin fark edilmesinden, tanılanmasından başka bir anlama gelmez. Nitekim İbni Sina’nın bu fizyolojik hareketleri saptayarak Horasan yöresindeki bir gencin kara sevdasını tanıladığı bilinmektedir. Ünlü hekim bu tanılamadan sonra hastanın iyileşmesi için sevdiği kızla evlenmesi gerektiğini öğütlemiştir.[4]<br />
Aşkın Bilimsel Yönü</p>
<p>Bir kadını erkeğe ya da bir erkeği kadına çeken nedir? Erkek kadının güzel gözlerinden, gülüşünden, kadın ise sempatik davranışlarından ya da kültüründen etkilenmiş olabilir. Tüm bu etkenler geçerli olmasına rağmen, erkekle kadın arasındaki çekimde DNA’nın rolünü unutmamak gerekiyor.</p>
<p>Bern Üniversitesi’nden Claus Wedekind’in araştırmasının sonuçlarına göre kadın ya da erkek olsun karşı cinsin DNA’sının kokusundan etkilendiğinde bir çekim hissediyor.</p>
<p>Wedekind araştırması sırasında, altı kişiden, her tür kokudan olabildiğince arınmış bir ortamda, üst üste iki gün aynı tişörtü giymelerini istedi. Daha sonra erkek ve kadınlardan oluşan 100 denek bu tişörtleri koklayarak tercihlerine göre sıraladı.</p>
<p>Deneme sonunda, giysiyi taşıyanların bağışıklık sisteminden sorumlu bir grup geni (CMH) koklayanlarınkinden ne kadar farklı olursa, kokunun da o derece hoş bir etki yarattığı belirlendi. Kısacası, DNA kokusu, aşkı oluşturan “faktör kokteyli” içerisinde önemli bir yere sahip. Aşk ise evrimin, cinselliğimizin “bir işe yaramasını” sağlaması için yarattığı araçtan başka bir şey değil.</p>
<p>Peki, seks neye yarıyor? Bebek yapmak için niçin bir kişi gerekiyor? Biyologlar bu soruya yanıt olarak, “seks genetik çeşitliliğin kaynağı olduğu için doğa tarafından yeğleniyor” diyorlar. Doğadaki türlerin %5′inden çoğunun üremek için seksi yeğlemesi, bu yöntemin önemli bir avantaj sunmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu üretim mekanizması gerçekte, evrimin yaşamın ortaya çıkışından beri uygulamaya koyduğu “olasılıkların oyunu”nun temel ilkesine dayanıyor.</p>
<p>Cinsellik, genetik kombinezonları sürekli yenileyerek, insanların değişen koşullara uyum sağlamasına katkıda bulunuyor. Kadın ya da erkek kendisinden yeterince farklı birisiyle çiftleşerek, daha çok çeşitliliğe dolayısıyla soyunun çevre koşullarında gelecekte meydana gelebilecek değişikliklere daha iyi uyum sağlamasına neden oluyor.</p>
<p>Öte yandan, üreme sürecinde en büyük sorumluluk kadına düşüyor. Erkek yapı gereği, aile kurduktan sonra da “başka eşler” aramaya yatkın olduğu için kadın eşini ararken yalnızca iyi gen bulmak değil aynı zamanda kalıcı bir birlikteliği sağlamak için de çabalıyor.[5]<br />
Aşk, Bir Akıl Hastalığı mı?</p>
<p>Uzmanlar, beyinde aşk kıvılcımını tutuşturan kimyasal maddeler kokteylinin uzun süreli bağlılıkları besleyen karışımdan tamamen farklı olduğunu keşfediyor. Peki aşk denilen şey gerçekte nedir? Bilimsel tanımıyla aşk… National Geographic Türkiye, Şubat sayısında insanlık tarihiyle yaşıt “Aşk delilik mi?” sorusuna cevap arıyor… Derginin kapak konusu olan aşk dosyasında, aşık olan kişilerin beynindeki kimyasal hareketliliğin, obsesif-kompülsif davranış bozukluğuyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekiliyor ve önemli varsayımlar sıralanıyor.</p>
<p>NG Türkiye Şubat sayısı alışılmışın dışında iddialı bir kapak konusuyla çıktı: “Aşk delilik mi?”… Lauren Slater imzalı dosyada, aşkın beyindeki belirli merkezleri harekete geçirerek hiperaktivite, konsantrasyon bozukluğu ve aşırı heyecan gibi birtakım patolojik sonuçlara yol açtığı anlatılıyor.</p>
<p>Aşıkların beyinlerindeki aktivite, obsesif-kompülsif davranış bozukluğu olan kişilerinkiyle benzeşiyor. Ayrıca beyinde aşk kıvılcımını tutuşturan kimyasal maddeler kokteyli, sadakate dayalı uzun süreli birliktelikleri besleyen karışımdan da tamamen farklı. National Geographic Türkiye, kapak konusunda aşkı bilimsel açıdan tanımlamaya çalışıyor.[6]</p>
<p>Aşkın, beyinde muhakeme yeteneğini çalıştıran bölümü etkisiz hale getirdiği, beyindeki kimyasallardan serotoninin aşıklarda ve saplantılı kişilik bozukluğu olanlarda aynı seviyede olduğu belirlendi.<br />
<a href="http://www.dalak.net"><img class="alignnone size-full wp-image-735" title="ask" src="http://www.dalak.net/wp-content/ask3.jpg" alt="" width="400" height="414" /></a><br />
İnsanoğlunun en güçlü ve coşkulu ruh hallerinden olan aşkın nörolojik temellerini araştıran nörologlar, bu sevgi ve arzunun yoğunluğunu ölçtüler. Londra Üniversitesi Nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki, fonksiyonel MRI kullanarak yaptığı araştırmada, 17 kişiye önce sevdiği kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğrafları gösterilerek, serebral kan akışları izlendi. Araştırmada insana müthiş mutluluk ve haz veren aşkın, kişilerdeki “muhakeme yeteneğini yitirdiği” ve “saplantılı kişilik bozukluğuna” neden olduğu ortaya çıktı.<br />
BEYİN KİMYASI DEĞİŞİYOR</p>
<p>Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor. Aşıkken depomin ve norepinefrin artıyor. Depomin motivasyon artışına, mutluluk, heyecan, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden oluyor. Norepinefrin de heyecan ve enerji düzeyini artırırken, uyku ve iştahı kaçırıyor.<br />
ZİHİN YANILMASI</p>
<p>Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor. “Aşıkken tamamen kör oluyor” ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle görülemiyor.</p>
<p>Beynin ‘zihin teorisi’ olarak adlandırılan ve başkalarıyla farklılıklarını ortaya koyan mekanizması da aşık olunca devreden çıkıyor. Bu nedenle kişiler aşık olduklarıyla aralarında bir ayrım yapmıyor ve onu kendisi gibi görüyor.<br />
TAKINTILI SEVGİ</p>
<p>Araştırma, aşkın, insanları nasıl saplantılı hale getirdiğini de açık şekilde ortaya koyuyor. İnsanların beynindeki kimyasallardan serotonin seviyesi aşık olanlar da, saplantılı (obsesif kompülsif bozukluğu) kişilerinkiyle aynı seviyede bulunuyor.</p>
<p>Aşk bir yandan kişiye huzur ve güven verirken, diğer yandan ayaklarını yerden kesiyor. Beyindeki ‘medial insula’ bölümü aşkla aktive oluyor.</p>
<p>Agresif davranışlarla ilgili bu bölüm aşık kişilerde çalışıyor ve anlaşmazlıkların üstesinden gelmeye yarıyor. Aşk, duygulanım, dikkat, motivasyon ve hafıza ile ilgili beyin alanlarını aktif hale getiriyor. Bu yapıların aktifleşmesi, stresin azalmasına neden oluyor.<br />
AŞKIN ÖMRÜ 3 YIL MI?</p>
<p>Sinir hücreleri arasında hedeflere uygun bağlantıları etkileyen uyarı maddelerinden sinir büyüme faktörü de (NGF) aşkın süresini biçiyor. Ellerin terlemesine ve heyecanın yükselmesine de neden olan NGF değeri tutkulu aşkın ilk zamanlarında yükseliyor. Araştırmada insanın doğası itibarıyla bu tutkuyu sürdüremediği ortaya çıkıyor ve arzunun şiddetiyle doğru orantılı artan NGF değeri en fazla 3 yıl sonra azalıyor.<br />
ZENGİN KIZ İLE FAKİR GENCİN AŞKI</p>
<p>Araştırmayı yapan Prof. Dr. Semir Zeki, AA muhabirine “nöropotik aşkı” anlattı. Aşkın, beynin ortaya çıkardığı bir ürün olduğunu belirten Zeki, “Aşık olan kişinin beyninin depomin içinde yüzdüğünü” ve bunun beyindeki motivasyon ve hedefe yönelik konsantrasyonu artırdığını söyledi. Aynı belirtileri bağımlıların da gösterdiğini dile getiren Zeki, “Beyindeki bazı kısımların aktivasyonunu yitirmesine neden olan aşkın rasyonel olmadığını” vurguladı. Zeki, “Bu kadar rasyonellik dışı bir şeyi rasyonel şekilde izah etmeye çalışmaktan ziyade neden bu kadar rasyonellik dışı olduğunu anlamaya çalışmak lazım” dedi.</p>
<p>Aşık olan kişilerde ‘özgür iradenin’ yok olduğunu vurgulayan Zeki, zengin kızın fakir gence aşık olabildiğini belirterek, “Böylesi durumlarda anne-babalar, arkadaşlar olarak biz rasyonel şekilde muamele etmeye çalışıyoruz. Bu durumda nasihat vermek çok saçma ve vakit kaybı. Bu duruma tahammül etmek gerek. Aşk rasyonel olmadığı için böylesi bir durumda bizim tepkimiz de rasyonellik dışı oluyor” diye konuştu.</p>
<p>Zeki, “Aşk bir hastalık ama tedavi etmeye gerek yok. Hayatınız boyu devam etmesini istediğiniz bir hastalık. Arzu edilen bir felaket” dedi.</p>
<p>Kadınların, aşkta erkeklere göre daha itinalı ve çok daha verici olduğunu belirten Zeki, erkeklerin ‘karşılıksız alma ve sürekli tüketme’ derdinde olduğunu savundu.</p>
<p>Kadınların psikolojik açıdan erkeklere oranla çok güçlü olduğunu ifade eden Zeki, kadınların aşkının daha uzun sürdüğünü, ancak vazgeçtikten<br />
sonra da daha kolay unuttuklarını söyledi.[7]<br />
Zıt Kutuplar Çeker</p>
<p>Vücut kokusunun insanlardaki çekicilikle ve aşkla ne ilgisi var? Belki de çok. Bilimsel bir çalışma sonunda araştırmacılar Manfred Milinski ve Claus Wedekind, bağışıklık sistemindeki bir genin, kadınları erkek vücudu kokularına çekmede etkili olduğunu saptadı. Yazar Lauren Slater’ın makalesinde açıkladığı gibi, çalışma kapsamındaki kadınların, genleri kendilerininkinden çok farklı erkeklere karşı çekim duyduğu gözlendi.</p>
<p>Milinski ve Wedekind, deneyin kapsamını genişletti ve aynı genotipi paylaşan insanların benzer parfüm tercihleri olduğunu gördü. Ayrıca, bu tercihlerin, eşlerinde bulunmasını istedikleri kokularla değil, aslında kendileri için seçtikleri kokularla ilgili olduğu saptandı. Milinski ve Wedekind insanın kendi kusursuz kokusunu, yani romantik bakımdan dayanılmaz hale gelmesini sağlayabilecek kokuyu bir büyük mağaza tezgâhında veya bir derginin reklam ekinde bulma çabasının büyük olasılıkla yararsız olacağını belirtiyor. Onlara göre, çözüm bir uzman parfümcünün “ideal parfümü kişiye göre hazırlaması”nda yatıyor.</p>
<p>Parfümler her ne kadar insanları bir araya getiremezse de, bu uzmanların “insan uygarlığının pis kokulu şamatası” dediği şeyle başa çıkmak için doğal vücut kokularını güçlendirmede kullanılabilir. Roma’da Via del Corso’ya bakan bir kilisenin hemen dışında birbirine sarılmış çift için bu, bir amore belirtisi. “İtalyanlar sevgilerini göstermede çok pervasız, çok açık davranır, ” diyor fotoğrafçı Jodi Cobb. “Her yaşta ve her yerde kol kola girer, birbirlerine dokunur, öpüşürler.” [7]<br />
Kaynaklar</p>
<p>[1] www.psikiyatrist.com/hafta6.htm<br />
[2] www.zekiturk.com/aşk-sevgi/8202-askin-bilimsel-tanimi.html<br />
[3] www.formsante.com.tr/cinsellik/01192/<br />
[4] tr.wikipedia.org/wiki/Aşk<br />
[5] www.turkcebilgi.net/kadin/aşk-sevgi-ve-evlilik/askin-bilimsel-yonu-4087.html<br />
[6] www.bilgipasaji.com/forum/<br />
[7] icimizdekikaranlik.ace.st/aak-sevgi-genel-f73/aakn-bilimsel-tanm-t724.htm</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="aşkın resmi">aşkın resmi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="aşk fotoları sözlü">aşk fotoları sözlü</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="ask ve vücudumuzda">ask ve vücudumuzda</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="mehmet coşkun denizden aşık olmaya sebep olan hormon">mehmet coşkun denizden aşık olmaya sebep olan hormon</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="neden baharda asik oluruz">neden baharda asik oluruz</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/" title="oksitosin kimyasıyla eskinden bir kişinin yerine koyarsınız">oksitosin kimyasıyla eskinden bir kişinin yerine koyarsınız</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/nasil-asik-oluruz-askin-kimyasi-bilimsel-olarak-asik-oldugumuzda-vucudumuzda-neler-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim adamlarının araştırmasından çarpıcı bir sonuç çıktı</title>
		<link>http://www.dalak.net/bilim-adamlarinin-arastirmasindan-carpici-bir-sonuc-cikti/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bilim-adamlarinin-arastirmasindan-carpici-bir-sonuc-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2011 01:34:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyo]]></category>
		<category><![CDATA[Antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Solunum Yolları Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=714</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamlarının araştırmasından çarpıcı bir sonuç çıktı Vatan&#8217;da da yer alan habere göre, araştırmada balgam çıkaran hastalara doktorların genellikle antibiyotik verdikleri belirlendi. Ancak antibiyotiklerin hastaların çabuk toparlanmasını sağladıkları gözlenmedi. Araştırmanın sonuçları, Avrupa Solunum Yolları Dergisi&#8217;nde yer aldı. Araştırmaya göre İngiltere&#8217;de doktoru görmeye giden hastaların büyük çoğunluğu akut öksürük ya da alt solunum yolları enfeksiyonundan şikayet&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamlarının araştırmasından çarpıcı bir sonuç çıktı<br />
Vatan&#8217;da da yer alan habere göre, araştırmada balgam çıkaran hastalara doktorların genellikle antibiyotik verdikleri belirlendi. Ancak antibiyotiklerin hastaların çabuk toparlanmasını sağladıkları gözlenmedi. Araştırmanın sonuçları, Avrupa Solunum Yolları Dergisi&#8217;nde yer aldı.</p>
<p>Araştırmaya göre İngiltere&#8217;de doktoru görmeye giden hastaların büyük çoğunluğu akut öksürük ya da alt solunum yolları enfeksiyonundan şikayet ediyor. Doktorlar sarı ya da yeşil renkte balgam çıkarılması durumu, bakteriye işaret ettiğinden, hastaya hemen antibiyotik veriyor.</p>
<p>Ancak beyaz ya da açık renkte balgam görüldüğü durumlarda pek antibiyotik verilmiyor.<br />
Uzmanlara göre bir hafta boyunca antibiyotik kullananlarla kullanmayanların iyileşme oranları arasındaki fark, binde beşin altında. Bilim adamları ayrıca uyarıyorlar:<span id="more-714"></span> Antibiyotikleri ne kadar sık kullanırsanız o kadar az fayda sağlarsınız.</p>
<p><a href="http://www.dalak.net"><img class="alignnone size-full wp-image-715" title="Antibiyotik" src="http://www.dalak.net/wp-content/Antibiyotik.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bilim-adamlarinin-arastirmasindan-carpici-bir-sonuc-cikti/" title="antibiyo">antibiyo</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bilim-adamlarinin-arastirmasindan-carpici-bir-sonuc-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evliliğinizin huzur içinde sürmesini istiyorsanız yapmamanız gerekenler</title>
		<link>http://www.dalak.net/evliliginizin-huzur-icinde-surmesini-istiyorsaniz-yapmamaniz-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/evliliginizin-huzur-icinde-surmesini-istiyorsaniz-yapmamaniz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 00:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik danışmanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=701</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğinizin huzur içinde sürmesini istiyorsanız yapmamanız gerekenler. ELEŞTİRİ &#8220;Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinlemedin. Hep bağırıyorsun, beceriksizsin. Filanın eşinden ibret al. Beni üzmekten zevk alıyorsun&#8221; şeklindeki ifadeler, eşi suçlayıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde ben dilini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: &#8220;Ben bu sözünden veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal kırıklığı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğinizin huzur içinde sürmesini istiyorsanız yapmamanız gerekenler.<br />
ELEŞTİRİ<br />
&#8220;Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinlemedin. Hep bağırıyorsun, beceriksizsin. Filanın eşinden ibret al. Beni üzmekten zevk alıyorsun&#8221; şeklindeki ifadeler, eşi suçlayıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde ben dilini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: &#8220;Ben bu sözünden veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal kırıklığı yaşadım.&#8221; Bu ifade daha yumuşak olduğundan, ayrıca kişide oluşturduğu duyguyu da olaya yansıttığından eşi olumlu yönde etkileyebilir.</p>
<p>AKLINI OKUMAK<br />
Evlilikte ilişki bozulmaya ve mutsuzluk ortaya çıkmaya başlayınca araya mesafeler girer. Sürekli kavga, üzüntü, bir noktada çiftleri sessizliğe ve kendi dünyalarına iter. Fakat burada sözlü iletişim yerine sözsüz iletişim, yani davranışlardan anlamlar çıkarıp, eşi yargılama süreci başlar. &#8220;Hah yine kızdın. Bakışlarından anladım. Sen öyle demek istemedin. Senin kafanın içinde neler var, çok iyi biliyorum.&#8221; Tarzındaki yaklaşımlar, eşin jest ve mimiklerinden, hal ve hareketlerinden anlamlar çıkarmaya yöneliktir.<span id="more-701"></span></p>
<p>GEÇMİŞİ HATIRLATMAK<br />
Herkesin evliliğinde, geçmişte yaşadığı olumsuz bir anısı vardır. Aile kavgaları, kırgınlıklar, ihanetler, küçük düşürmeler ve hayal kırıklıklarıdır. Geçmişte yaşanan kötü anıyı sürekli gündeme getirmek sıkıntı doğurur ve sorunları pekiştirir.<br />
<a href="http://www.dalak.net/"><img class="alignnone size-full wp-image-702" title="evlilik" src="http://www.dalak.net/wp-content/evlilik.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a><br />
HEP HAKLI OLMAK<br />
Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde &#8220;Kim daha haklı?&#8221; diye adeta mahkeme kurulur. &#8220;Evliliğimiz boyunca kavgaları hiç ben başlatmadım. Sen hep bana kötü davrandın, beni aşağıladın. Bütün sorunlar senden kaynaklanıyor.&#8221; Bu tarz kalıp sözler, tıkanan evliliklerin klasik sözleridir. Oysa önce kendimize bakmamız ve &#8220;Ben nerede hata yapıyorum, yanlışım ne olabilir?&#8221; diye düşünmek gerekir. Sürekli karşı tarafı haksız görmek işin kolaycı yönüdür.</p>
<p>SORUMLULUK<br />
Aile yükünün tek tarafa yüklenmesi kişiyi aşırı strese sokup gergin ve öfkeli yapabilir. Bu yüzden hiçbir cinsiyet ayırımı gözetmeksizin yapılacak işleri ortaklaşa yapmaya gayret etmek gerekir. Diğer yandan, ilişkideki bozulmadan dolayı &#8220;Sen beni zorluyorsun, çıldırtıyorsun; bu yüzden öfkeleniyorum&#8221; yerine, &#8220;Seninle ilişkimde zorlanıyor ve bazen öfkemi kontrol edemiyorum&#8221; tarzında konuşulsa, kişi kendisini de ortaya koyuyor ve sorumluluğu paylaşmış oluyor; böylece eşi suçlamıyor, soruna dikkat çekip, üzerinde düşünülmesi gerektiği mesajını veriyor.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/evliliginizin-huzur-icinde-surmesini-istiyorsaniz-yapmamaniz-gerekenler/" title="eşin itaatkar">eşin itaatkar</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/evliliginizin-huzur-icinde-surmesini-istiyorsaniz-yapmamaniz-gerekenler/" title="kadınlar eşlerini beyin olarak ve mutsuzluktan dolayı bitirmesi">kadınlar eşlerini beyin olarak ve mutsuzluktan dolayı bitirmesi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/evliliginizin-huzur-icinde-surmesini-istiyorsaniz-yapmamaniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erbakan, Erbakan Öldü, Erbakan Vefat Etti</title>
		<link>http://www.dalak.net/erbakan-erbakan-oldu-erbakan-vefat-etti/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/erbakan-erbakan-oldu-erbakan-vefat-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 05:32:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erbakan kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[erbakan nereli]]></category>
		<category><![CDATA[Erbakan Öldü]]></category>
		<category><![CDATA[Erbakan Vefat Etti]]></category>
		<category><![CDATA[erbakanın sağlık durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Erbakan, Erbakan Öldü, Erbakan Vefat Etti. Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, hayatını kaybetti. Yakın tarihimizde çok önemli ve kilit bir isim olan Erbakan&#8217;ın yanı sıra öğrencileri de Türk siyasetinde kilit noktaklarda bulundular, bulunuyorlar. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi&#8230; AİLE KABRİSTANINA DEFNEDİLECEK Sol ayak damarlarındaki iltihaplanma&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erbakan, Erbakan Öldü, Erbakan Vefat Etti.<br />
Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, hayatını kaybetti. Yakın tarihimizde çok önemli ve kilit bir isim olan Erbakan&#8217;ın yanı sıra öğrencileri de Türk siyasetinde kilit noktaklarda bulundular, bulunuyorlar. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi&#8230;<br />
<a href="http://www.dalak.net/"><br />
</a></p>
<p>AİLE KABRİSTANINA DEFNEDİLECEK<br />
Sol ayak damarlarındaki iltihaplanma nedeniyle uzun zamandan beri özel Güven Hastanesinde tedavi gören Milli Görüş lideri 54. Hükümet Başbakanı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Erbakan, öğle saatlerinde yaşamını yitirdi.</p>
<p>Erbakan&#8217;ın cenazesi 1 Mart 2011 Salı günü İstanbul Fatih Camiinde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul Zeytinburnu&#8217;ndaki Merkez Efendi&#8217;deki aile kabristanlığına defnedilecek. Necmettin Erbakan&#8217;ın bir süre önce vefat eden eşi Nermin Erbakan&#8217;ın yanındaki mezarlığa defnedilmesi bekleniyor.<span id="more-687"></span></p>
<p>Son gelen bilgilere göre, Erbakan&#8217;ın cenazesi evine getirildi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, taziye için Erbakan&#8217;ın evinde ailesini ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Gül de, oğlu Fatih Erbakan&#8217;ı arayarak başsağlığı diledi.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya seyahatini yarıda keseceğini, salı günü Türkiye&#8217;ye gelerek, Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan&#8217;ın cenaze törenine katılacağını, ardından Belçika&#8217;ya geçerek AB Komisyonu Başkanı Barosso ile görüşeceğini bildirdi.</p>
<p>Erbakan&#8217;ın doktoru da, hastanenin önünde şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>&#8220;Sabahtan itibaren tüm yaşam desteklerine rağmen 11.40&#8242;ta kendisini kaybetmiş bulunuyoruz.  8.50&#8242;ye kadar şuuru yerindeydi, aniden kalp ritminde bozulma oldu, saniyesinde müdahale yapıldı. Bu andan sonra şuur durumu yerinde değildi. Tüm tedaviler 11.40&#8242;a kadar devam etti ancak maalesef sonuç alma imkanı almadık. Kalp, solunum ve bunlara bağlı olarak böbrek ve diğer yetersizlikleri tetikledi. Kendileri solunum yolunda sıkıntı olduğunu söylediler.&#8221;</p>
<p><a href="../"><img class="alignleft" title="erbakan" src="../wp-content/erbakan.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></p>
<p>ÖZGEÇMİŞİ<br />
Necmettin Erbakan, 29 Ekim 1926&#8242;da Sinop&#8217;ta doğdu. İlkokula Kayseri Cumhuriyet İlkokulunda başlayan Erbakan, babasının Trabzon&#8217;a tayin olması nedeniyle ilköğrenimini burada tamamladı. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi&#8217;nde bitirdi. 1948&#8242;de İTÜ Makine Fakültesi&#8217;nden mezun olan Erbakan, aynı yıl burada asistan olarak göreve başladı. 1965&#8242;te profesör olan Erbakan, 1966&#8242;da Odalar Birliği Sanayi Dairesi Başkanlığı&#8217;na getirildi. Daha sonra Genel Sekreter olan Erbakan, 1968 Mayısında Odalar Birliği İdare Heyeti Üyesi, bir yıl sonra da Odalar Birliği Başkanı oldu.</p>
<p>1969 seçimlerinde Konya&#8217;dan bağımsız olarak adaylığını koydu ve seçilerek TBMM&#8217;ye girdi. Necmettin Erbakan, 24 Ocak 1970&#8242;de Milli Nizam Partisi&#8217;ni (MNP) kurdu. Parti, Nisan 1971&#8242;de kapatıldı. 11 Ekim 1972&#8242;de kurulan Milli Selamet Partisi (MSP) ise Erbakan başkanlığında girdiği 1973 seçimlerinde 51 parlamenterle TBMM&#8217;ye girdi. MSP-CHP koalisyonunda Başbakan Yardımcısı olarak görev yapan Erbakan, bu hükümetin 1974 yılı başında bozulmasının ardından kurulan dörtlü koalisyonda da yine Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerini üstlendi.</p>
<p>5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra oluşturulan 3&#8242;lü koalisyonda da bu görevini sürdüren Erbakan ve liderliğini yaptığı MSP, böylece toplam 4 yıl süreyle hükümet ortağı oldu. 1978 yılı başından 12 Eylül 1980&#8242;e kadar muhalefette kalan MSP&#8217;nin Genel Başkanlığını yürüten Erbakan, Eylül 1987&#8242;deki referandumla yeniden siyasi haklarını elde etti.</p>
<p>Erbakan, 19 Temmuz 1983 tarihinde kurulan Refah Partisi&#8217;nin 11 Ekim 1987 tarihinde yapılan kongresinde oybirliğiyle Genel Başkanlığa seçildi. 20 Ekim 1991 seçimlerinde Konya&#8217;dan Milletvekili seçilen Necmettin Erbakan, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde de tekrar Konya&#8217;dan milletvekili seçilerek TBMM&#8217;ye girdi. Erbakan, 28 Haziran 1996&#8242;da Başbakan olarak RP-DYP koalisyon hükümetini kurdu. 21 Mayıs 1997&#8242;de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, RP&#8217;nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi&#8217;ne başvurdu ve parti Ocak 1998&#8242;de kapatıldı.</p>
<p>Yüksek Mahkemenin RP&#8217;nin kapatılmasına ilişkin kararı ile birlikte Erbakan&#8217;a 5 yıl süreyle siyasi yasak getirildi. 5 yıllık siyasi yasağı Şubat 2003&#8242;te sona eren Erbakan, 11 Mayıs 2003&#8242;te Saadet Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi&#8217;nde Genel Başkanlığa seçildi. Erbakan, kamuoyunda &#8221;Kayıp Trilyon&#8221; davası olarak bilinen davada, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 Mart 2002&#8242;de &#8221;özel evrakta sahtecilik&#8221; suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum oldu. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erbakan&#8217;ın cezasını onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, &#8221;Kayıp Trilyon Davası&#8221;nda mahkum olan ve mahkumiyet kararları kesinleşen Erbakan dahil 6 kişinin parti üyeliğinden çıkarılması ve partideki organlardaki görevlerine son verilmesini isteyince Erbakan, 30 Ocak 2004&#8242;te Saadet Partisi Genel Başkanlığından ve parti üyeliğinden ayrıldı.</p>
<p>Ankara Numune Hastanesinden aldığı sağlık raporu doğrultusunda infazı ertelen Erbakan&#8217;ın &#8221;Kayıp Trilyon&#8221; davasında aldığı hapis cezası TCK&#8217;da yapılan değişiklik uyarınca ev hapsine çevrildi. Erbakan ev hapsini çekerken Adli Tıp Kurumunun &#8221;sürekli hastalık&#8221; raporu doğrultusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 19 Ağustos 2008&#8242;de affedildi.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/erbakan-erbakan-oldu-erbakan-vefat-etti/" title="erbakan ld">erbakan ld</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/erbakan-erbakan-oldu-erbakan-vefat-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nar suyundaki bileşenlerin kanser hücrelerini zayıflattığını belirlediler</title>
		<link>http://www.dalak.net/nar-suyundaki-bilesenlerin-kanser-hucrelerini-zayiflattigini-belirlediler/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/nar-suyundaki-bilesenlerin-kanser-hucrelerini-zayiflattigini-belirlediler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 23:01:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Nar]]></category>
		<category><![CDATA[Nar Suyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=674</guid>
		<description><![CDATA[California Üniversitesi&#8217;nde görevli araştırmacılar, nar suyundaki bileşenlerin kanser hücrelerini zayıflattığını belirlediler. Bu çalışmanın kanser metastazını önlemek için yeni tedavilere öncü olabileceği kaydedildi. Laboratuarda oluşturulan prostat kanseri hücreleri üzerinde nar suyu kullanan araştırmacılar, nar suyundaki aktif bir grup bileşenin metastatik prostat kanseri hücrelerinde hücre yapışması ve göçünde moleküler etkiye sahip olduğunu tespit ettiler. Zaman&#8217;da da yer&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/"></a>California Üniversitesi&#8217;nde görevli araştırmacılar, nar suyundaki bileşenlerin kanser hücrelerini zayıflattığını belirlediler. Bu çalışmanın kanser metastazını önlemek için yeni tedavilere öncü olabileceği kaydedildi.</p>
<p>Laboratuarda oluşturulan prostat kanseri hücreleri üzerinde nar suyu kullanan araştırmacılar, nar suyundaki aktif bir grup bileşenin metastatik prostat kanseri hücrelerinde hücre yapışması ve göçünde moleküler etkiye sahip olduğunu tespit ettiler. Zaman&#8217;da da yer alan habere göre, bilim adamları, şimdi nar suyundaki kanseri engelleyici bileşenleri değiştirebileceklerini, fonksiyonlarını geliştirebileceklerini ve onları prostat kanserin yayılmasını önlemede daha etkili hale getirebileceklerini <span id="more-674"></span>açıkladılar. Bunun da daha etkili ilaç tedavileri için bir öncü olduğu belirtildi.</p>
<p><img title="nar" src="http://www.dalak.net/wp-content/nar.jpg" alt="" width="290" height="298" /></p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/nar-suyundaki-bilesenlerin-kanser-hucrelerini-zayiflattigini-belirlediler/" title="dalak kanseri nedir">dalak kanseri nedir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/nar-suyundaki-bilesenlerin-kanser-hucrelerini-zayiflattigini-belirlediler/" title="dalak kanserinde tedavi yontemleri">dalak kanserinde tedavi yontemleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/nar-suyundaki-bilesenlerin-kanser-hucrelerini-zayiflattigini-belirlediler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

