<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Hamilelik</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/hamilelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Oct 2009 17:33:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ne zaman sezaryen gerekir?</title>
		<link>http://www.dalak.net/ne-zaman-sezaryen-gerekir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/ne-zaman-sezaryen-gerekir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 21:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ne zaman sezaryen gerekir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=586</guid>
		<description><![CDATA[


 * Bebeğin kanala başı ile gelmemesil Rahimde bebeğin içinde olduğu torbanın rahim ağzını tamamen kapatm asıl Bebeğin 4000 gramdan fazla yani iri bebek olması
* Bebeğin kafası ile anne adayının kemik yapıları arasında uyumsuzluk (CPD).
* Çoğul gebelikler
* Bebekte bazı anomalilerin olması
* Miyomlar
* Annenin ıkınmaması gereken durumların ortaya çıkması
* Annenin geçirdiği bazı ameliyatlar
* Vajinismus
* Doğum eylemininilerlememesi
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/sezeryan.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-587" title="sezeryan" src="http://www.dalak.net/wp-content/sezeryan.jpg" alt="" width="180" height="162" /></a>* Bebeğin kanala başı ile gelmemesil Rahimde bebeğin içinde olduğu torbanın rahim ağzını tamamen kapatm asıl Bebeğin 4000 gramdan fazla yani iri bebek olması<br />
* Bebeğin kafası ile anne adayının kemik yapıları arasında uyumsuzluk (CPD).<br />
* Çoğul gebelikler<br />
* Bebekte bazı anomalilerin olması<br />
* Miyomlar<br />
* Annenin ıkınmaması gereken durumların ortaya çıkması<br />
* Annenin geçirdiği bazı ameliyatlar<br />
* Vajinismus<br />
* Doğum eylemininilerlememesi<br />
* Kordon sarkması<br />
* İleri yaş ve tedavisonrası olan gebelik<br />
* Bebeğin sıkıntıyagirmesi</p>
<p>Sezaryenin avantajları ne?</p>
<p>* Sezaryende planlı doğum mümkün, normal doğumda belirsiz. Böylece annenin gebeliğini takip eden doktor tarafından doğurtulması daha olası, gece yarısı veya tatil günlerinde ani sürprizler daha az olur.<span id="more-586"></span><br />
* Sezaryen 30 dakika sürüyor, normal doğum ise 10 saati buluyor.<br />
* Sezaryen; epidural ya da genel anestezi nedeniyle ağrısız olur. Normal doğumun ise epidural anestezinin başlatıldığı 3- 4 cm&#8217;lik rahimağzı açıklığına kadar olan bülümü bir miktar ağrılıdır.<br />
* Sezaryende vajen kesisi yok, normal doğumda ise bu bir olasılık.<br />
* Sezaryenden sonra ileride idrar kaçırma ve genital organ sarkması riski daha az. Normal doğumda bu risk artarken, kadınlar daha sonra vajinal estetik yaptırma ihtiyacı duyabilir.<br />
* Normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riski sezaryenden daha az.<br />
* Normal doğum hem kişisel hem de genel sağlık bütçesi için sezaryenden daha ekonomik.</p>
<p>Normal doğumun avantajları ne?</p>
<p>* Normal doğum doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryen ise gerektiğinde kullanılabilecek bir ameliyat.<br />
* Normal doğumdan hemen sonra bebek ile doğrudan tensel ve duygusal iletişim mümkün, sezaryende bu ilişki daha geç gerçekleşiyor.<br />
* Normal doğumdan sonra normal yaşama ve aktiviteye geçiş çok daha hızlı ve erken, sezaryenden sonra bu süreç daha geç.<br />
* Normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riski sezaryenden daha az.<br />
* Normal doğum hem kişisel hem de genel sağlık bütçesi için sezaryenden daha ekonomik.<br />
* Normal doğumdan sonra anne, bebeği ilk birkaç saat içinde rahatlıkla emzirebiliyor. Bu bebekle olan iletişimini büyük ölçüde etkiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/ne-zaman-sezaryen-gerekir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü bebeğin ilk aşısı</title>
		<link>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 18:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin ilk aşısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada her sene bir milyondan fazla bebeğin, anne sütü ile beslenemediği için öldüğüne dikkat çeken Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, anne sütü alan bebeklerin ölüm riskinin hiç almayanlara oranla 18 kat daha az olduğunu bildirdi.
İl Sağlık Müdürlüğü&#8217;nden yapılan açıklamada göre, milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen, ekonomik ve yan etkisi bulunmayan anne sütünün, bebeğin ilk aşısı olduğu belirtildi.
Annelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/annebebek.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-584" title="annebebek" src="http://www.dalak.net/wp-content/annebebek.jpg" alt="" width="200" height="250" /></a>Dünyada her sene bir milyondan fazla bebeğin, anne sütü ile beslenemediği için öldüğüne dikkat çeken Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, anne sütü alan bebeklerin ölüm riskinin hiç almayanlara oranla 18 kat daha az olduğunu bildirdi.</p>
<p>İl Sağlık Müdürlüğü&#8217;nden yapılan açıklamada göre, milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen, ekonomik ve yan etkisi bulunmayan anne sütünün, bebeğin ilk aşısı olduğu belirtildi.</p>
<p>Annelerin &#8217;sütüm doyurmuyor, işe başladım, sütü çekildi&#8217; gibi çeşitli nedenler öne sürdükleri ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: &#8220;Doğru emzirme teknik ve becerilerini edinin. Bebeği ilk 6 ayda anne sütü ile besleyin, en az günde 8-10 kez emzirin. Doğumundan sonra mutlaka bir saat içinde bebeği emzirmeye başlayın, bebek her istediğinde emzirmeye devam edin.&#8221;<span id="more-583"></span></p>
<p>Açıklamada, Ankara&#8217;daki kamu, üniversite, özel hastaneler ve çocuk hastaneleri gibi sağlık kuruluşlarında &#8216;anne sütü ve emzirme eğitimi verileceği, ayrıca başarılı emzirme kriterleri çerçevesinde uygulamada başarılı olan kuruluşlara bebek dostu hastane ve bebek dostu sağlık kuruluşu unvanı verileceği kaydedildi. sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/anne-sutu-bebegin-ilk-asisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık, bebeklerde egzama riskini azaltıyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 01:52:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Balık]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde egzama]]></category>
		<category><![CDATA[Childhood dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[egzama riski]]></category>
		<category><![CDATA[evde kuş beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[Doğumlarından sonraki ilk 9 aylık dönemde balık yedirilen bebeklerde, egzama görülme olasılığının daha az olduğu belirlendi. İsveçli bilimadamlarının yaptığı araştırma kapsamında, çocukları henüz yeni doğmuş olan 5 bin aileyle, çocukları bir yaşına gelinceye kadar görüşüldü. Araştırma, balığın, bebeklerde egzama olasılığını yüzde 24 oranında azalttığını ortaya koydu. Bu oran, yağlı veya yağsız balık türlerine göre değişiklik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/bebekdalaknet.jpg"><img src="http://www.dalak.net/wp-content/bebekdalaknet.jpg" alt="" title="bebekdalaknet" width="200" height="162" class="alignleft size-medium wp-image-529" /></a>Doğumlarından sonraki ilk 9 aylık dönemde balık yedirilen bebeklerde, egzama görülme olasılığının daha az olduğu belirlendi. İsveçli bilimadamlarının yaptığı araştırma kapsamında, çocukları henüz yeni doğmuş olan 5 bin aileyle, çocukları bir yaşına gelinceye kadar görüşüldü. Araştırma, balığın, bebeklerde egzama olasılığını yüzde 24 oranında azalttığını ortaya koydu. Bu oran, yağlı veya yağsız balık türlerine göre değişiklik göstermedi. Sonuçları Childhood dergisinde yayımlanan araştırma ayrıca, evde kuş beslenmesinin de bebeklerde egzama görülme olasılığını yüzde 65 oranında azalttığını gösterdi.sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/balik-bebeklerde-egzama-riskini-azaltiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de gebelik sırasında anne ölümlerinin yüzde 50’sinin hipertansiyon ve buna bağlı etkenlerden kaynaklanıyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/turkiyede-gebelik-sirasinda-anne-olumlerinin-yuzde-50sinin-hipertansiyon-ve-buna-bagli-etkenlerden-kaynaklaniyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/turkiyede-gebelik-sirasinda-anne-olumlerinin-yuzde-50sinin-hipertansiyon-ve-buna-bagli-etkenlerden-kaynaklaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 01:19:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Annelerde ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıntı]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=513</guid>
		<description><![CDATA[DİYARBAKIR’da, Özel Çamlıca Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nde görevi Op.Dr. Emel Doğan Özdaş, Türkiye’de gebelik sırasında anne ölümlerinin yüzde 50’sinin hipertansiyon ve buna bağlı etkenlerden kaynaklandığını söyledi.
Dünyada hızla yaygınlaşan hipertansiyonu ’sessiz katil’ olarak adlandıran Özdaş, &#8220;Hipertansiyon genellikli ilk hamilikte görülür, gebeliğin 20’inci haftasından sonra ortaya çıkar. Özellikle hamilelerin sık sık tansiyonlarını ölçtürmeleri gerekir&#8221; dedi.
Op.Dr. Emel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DİYARBAKIR’da, Özel Çamlıca Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nde görevi Op.Dr. Emel Doğan Özdaş, Türkiye’de gebelik sırasında anne ölümlerinin yüzde 50’sinin hipertansiyon ve buna bağlı etkenlerden kaynaklandığını söyledi.</p>
<p><a href="http://www.dalak.net/wp-content/gebelik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-514" title="gebelik" src="http://www.dalak.net/wp-content/gebelik.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a>Dünyada hızla yaygınlaşan hipertansiyonu ’sessiz katil’ olarak adlandıran Özdaş, &#8220;Hipertansiyon genellikli ilk hamilikte görülür, gebeliğin 20’inci haftasından sonra ortaya çıkar. Özellikle hamilelerin sık sık tansiyonlarını ölçtürmeleri gerekir&#8221; dedi.</p>
<p>Op.Dr. Emel Doğan Özdaş, dünyada hızla yayılan hipertansiyonun hamile kadınlar için büyük tehlike yarattığını söyledi. Hipertansiyonu ’sessiz katil’ olarak adlandıran Özdaş, Türkiye’de yaşamını yitiren hamile kadınların yüzde 50’sinin hipertansiyondan kaynaklandığını söyledi. Hipertansiyonun en önemli belirtisinin enseden başlayan baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı ve gece sık idrara çıkma olduğunu belirten Emel Doğan Özdaş, &#8220;Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermez, tamamen tesadüfi fark edilir. Hipertansiyon yaptığı semptomlar itibarı ile genelde hastanın hafife aldığı bir durumdur. Hasta bunları başka hastalığa yorar. Halbuki bir tansiyon ölçüldüğünde durumu görebilir. Hatta hiçbir şikayeti olmayan insanların bile yılda bir defa tansiyonlarını ölçtürmelerinde fayda vardır&#8221; dedi.<span id="more-513"></span></p>
<p>Hipertansiyonun hedef organının kalp olduğunu söyleyen Özdaş, &#8220;Hastalık kalbi yüzde 55 oranında etkiler. Zamanla kalp yetmezliği ve kalpte büyümeden olur&#8221; dedi. Hastalığın hamile kadınlarda hamileliğinin 20’inci haftasından sonra ortaya çıktığını ifade eden Özdaş, &#8220;Hastalığın asıl kaynağı gebeliğin kendisidir, İlk hamilelikte ve 20 yaş altı ve 30 yaş üzeri halime kadınlarda sık görülür. Annelerde ölüme, erken doğuma, bebeklerde kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, akciğer yetmezliği gibi hastalıklar meydana gelmektedir. Hamililikte hipertansiyondan korunmak için düzenli süt ve süt ürünleri, C ve E vitaminleri çok önemlidir. Bunlar hafif tansiyonun şiddetli hale gelmesini önler. Halime kadınların, sık sık tansiyonlarını ölçtürmesi, kan, idrar testleri yaptırması ve kilo takibi yaptırması gerekir&#8221; dedi. sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/turkiyede-gebelik-sirasinda-anne-olumlerinin-yuzde-50sinin-hipertansiyon-ve-buna-bagli-etkenlerden-kaynaklaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>18&#8242;inden küçükler ve 35&#8242;ini aşanlar kolay doğuramaz!</title>
		<link>http://www.dalak.net/18inden-kucukler-ve-35ini-asanlar-kolay-doguramaz/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/18inden-kucukler-ve-35ini-asanlar-kolay-doguramaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 10:10:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[doğum yapmak zorlaşır mı]]></category>
		<category><![CDATA[Kimler daha kolay doğum yapar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş ilerledikçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[* Yaş ilerledikçe, doğum yapmak zorlaşır mı?
Evet. Yaş ilerledikçe, doğuma yönelik bütün riskler artar. Zaten yaşın ileri olması, sezaryen nedenlerinden biridir. 35 yaş üzeri kadınlarda sezaryenin tercih edilmesinin nedeni budur. Çünkü yaş ilerledikçe leğen kemiğinin yapısında değişimler oluşur. Normal anatomik yapı değişir. Bu; fazla doğum yapan ileri yaş annelerinde daha çok görülür. Bu yüzden sezaryen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Yaş ilerledikçe, doğum yapmak zorlaşır mı?<br />
Evet. Yaş ilerledikçe, doğuma yönelik bütün riskler artar. Zaten yaşın ileri olması, sezaryen nedenlerinden biridir. 35 yaş üzeri kadınlarda sezaryenin tercih edilmesinin nedeni budur. Çünkü yaş ilerledikçe leğen kemiğinin yapısında değişimler oluşur. Normal anatomik yapı değişir. Bu; fazla doğum yapan ileri yaş annelerinde daha çok görülür. Bu yüzden sezaryen tercih edilir. Bir de 35 yaşından sonra doğum yapanlarda yumuşak doku sertleşir. Bu nedenle, normal doğuma müsaade edilmez.<br />
<img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/24/gny/im/A8CAF6E387126B4BB77DEF37r.jpg" class="alignnone" width="200" height="282" /><span id="more-505"></span><br />
* Kimler daha kolay doğum yapar?<br />
Gençler ve anatomik yapıları uygun olanlar daha kolay doğum yapabilirler. Leğen kemiği yapısı uygun olan kadınlar, daha iyi doğum yapar. Bununla birlikte daha önce doğum yapmamış olanların doğumu, daha rahat geçebilir. Bunun yanı sıra 18 yaşından küçükler ile 35 yaşından büyük olanlar, kolay doğum yapamaz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/18inden-kucukler-ve-35ini-asanlar-kolay-doguramaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal doğumcular sezaryencilere karşı!</title>
		<link>http://www.dalak.net/normal-dogumcular-sezaryencilere-karsi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/normal-dogumcular-sezaryencilere-karsi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 04:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumu kim seçer]]></category>
		<category><![CDATA[Normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Normal doğumcular]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryencilere karşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Anne adaylarının sezaryeni tercih etmelerinin pek çok nedeni var:
* Acıya dayanıklı değilim
* Çocuğumu riske atamam
* Normal doğumdan sonra kadınlar çişlerini bile tutamaz olabiliyor
Normal doğumu seçen anne adaylarının tercih nedenleri:
* Herşey doğal olsun istiyorum
* Çocuğumun ilk anını kaçıramam
* Normal doğumla dünyaya gelen çocuklar çok daha sağlıklı oluyorlar
Doğumu kim seçer?
Normal doğumu artırmak için Sağlık Bakanlığı bir dizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne adaylarının sezaryeni tercih etmelerinin pek çok nedeni var:<br />
* Acıya dayanıklı değilim<br />
* Çocuğumu riske atamam<br />
* Normal doğumdan sonra kadınlar çişlerini bile tutamaz olabiliyor</p>
<p>Normal doğumu seçen anne adaylarının tercih nedenleri:<br />
* Herşey doğal olsun istiyorum<br />
* Çocuğumun ilk anını kaçıramam<br />
* Normal doğumla dünyaya gelen çocuklar çok daha sağlıklı oluyorlar</p>
<p>Doğumu kim seçer?<span id="more-495"></span><br />
Normal doğumu artırmak için Sağlık Bakanlığı bir dizi önlem alıyor. Ama anneler, doktorlar, babalar bu konuda neler düşünüyor? Doğum şekli konusunda son kararı bakanlık mı, doktor mu, yoksa aile mi vermeli? İşte bu hafta sezaryen mi, normal doğum mu konusunu herkes tartışacak. Hamileler ve hamile kalmayı düşünenler, bu yazı dizisini okumadan kararınızı vermeyin</p>
<p>Sezaryen diyenler<br />
Seren Serengil: Fobim var kimse normal doğum teklif etmesin<br />
Doğuma anne karar vermeli. Ben kesinlikle normal doğum yapamam, fobim var. Psikolojik olarak normal doğuma hazır değilim. Annenin ruh hali, hazır olup olmaması çok önemli. Normal doğum, doğum sonrası için çok kolay. Ama bana uygun değil. Ben iğneden ve kan aldırmaktan korkan bir insanım. Kan aldırmam bile 45 dakika sürüyor, çok ağlıyorum ama çocuğum da olsun istiyorum. Sezaryen sonrasında daha zor bir dönem beni bekliyor, biliyorum ama razıyım. Ben doğumda hiçbir şey görmek istemiyorum. Bütün bunlara karar vermek annenin hakkıdır. İki çocuğum olsun istiyorum ve ikisini de sezaryenle dünyaya getirmek istiyorum. Doktordan da bakanlıktan da ziyade önemli olan annenin kararıdır. Beni öldürseniz normal doğum yapamam. Buna da benim dışımda hiçbir mercii karar veremez.</p>
<p>Pelin Körmükçü: Normal doğum acısını yaşamak istemiyorum<br />
Doğum şekline kesinlikle anne karar vermeli. Acıyı yaşayacak olan annedir. Korkmuyorum ancak ben normal doğum anını yaşamak istemiyorum. O acıyı yaşamak istemiyorum. Ben sezaryen doğumu tercih ediyorum. Normal doğan bebekler ile sezaryen ile doğan bebekler arasında hiçbir fark yok. Normal doğum da sezaryen doğum da yapan çok anne gördüm, son kararımı da verdim. Ben bebeğimi sezaryen ile dünyaya getireceğim.</p>
<p>Normal doğum diyenler<br />
Demet Kutluay: On çocuğum olsa yine normal doğum yaparım<br />
Ben İrem&#8217;in doğumuna doktorumla beraber karar vermiştim. Zaten bu hamileliğin son aylarında belli oluyor. Normal doğum taraftarıyım. Beynimi, vücudumu hep buna hazırladım. Bir aksilik olmazsa ikinci bebeğimi de normal doğumla dünyaya getirmek istiyorum. Sezaryen benim için doğum demek değil. Normal doğumdan korkan kişilerin aksine ben sezaryenden çok korkuyorum. Doğuma giderken bile gülümsüyordum. Hep normal doğum yapmak istiyordum. İrem&#8217;in kaburgalarıma bastırarak doğmasını hissettim. Benim kendimi toparlamam bir hafta sürdü. Sezaryende egzersizlere altı haftadan önce başlayamıyorsunuz. Hemen bebeğime bakmaya başladım. Ben, &#8220;On tane bebek de doğursam, normal doğum yaparım&#8221; diyorum. O anı yaşamak çok çok güzel. Normal doğumdan korkanlara yogayı tavsiye ediyorum. Ben doğumuma yoga yaparak hazırlandım.</p>
<p>Şebnem Özinal: Sezaryen ile doğum bana çok suni geliyor<br />
Bence doğuma anne ile doktor ortak karar vermeli. Ama para için sezaryen doğumu tavsiye eden doktorlar da var. Ben öncelikli olarak normal doğumu düşünüyorum. Tarlada doğuran kadınlar var. Doğumun sunileşmemesi gerekiyor. Saat veriyorlar, &#8220;Pazartesi sabahı 08:00&#8242;de gel, bebeği alalım&#8221; diyorlar. Ben o bekleme sürecini yaşamak istiyorum. Normal doğum çok daha heyecanlı bir bekleyiş içinde geçiyor. Bunu çok merak ediyorum. Sezaryeni ise çok suni buluyorum. sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/normal-dogumcular-sezaryencilere-karsi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden yüzümüz kızarır?( Yüz kızarmasının sebebleri)</title>
		<link>http://www.dalak.net/neden-yuzumuz-kizarir-yuz-kizarmasinin-sebebleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/neden-yuzumuz-kizarir-yuz-kizarmasinin-sebebleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 00:15:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Hasan İnsel]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda yüz kızarması]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[monosodyum glutamat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[Yüz kızarması çoğumuzun günlük hayatında karşılaştığı bir durumdur. Özellikle gençlik yıllarında mahcubiyet anlarında yüz kızarması hepimizin başına gelmiştir.
Vücudumuz stres, utanma, veya kaygı sonucunda aniden oluşan yüksek ısıyı, derinin yüzeyine yakın kan damarlarını genişleterek atmaya çalışır. Bu da bazı kişilerde yüzün kızarmasına neden olur. Egzersiz, sıcak bir duş veya seksten sonra yüz kızarması, aşırı olmadığı sürece, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüz kızarması çoğumuzun günlük hayatında karşılaştığı bir durumdur. Özellikle gençlik yıllarında mahcubiyet anlarında yüz kızarması hepimizin başına gelmiştir.<br />
Vücudumuz stres, utanma, veya kaygı sonucunda aniden oluşan yüksek ısıyı, derinin yüzeyine yakın kan damarlarını genişleterek atmaya çalışır. Bu da bazı kişilerde yüzün kızarmasına neden olur. Egzersiz, sıcak bir duş veya seksten sonra yüz kızarması, aşırı olmadığı sürece, normal bir reaksiyondur. Alkol alınması, sıcak içecekler, çok baharatlı yemekler ya da bazı hazır yemeklerde ve lokanta yemeklerinde bulunan monosodyum glutamat yüz kızarmasına neden olabilir.<br />
<img alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/09/16/fft17_mf103539.Jpeg" class="alignnone" width="207" height="300" /><br />
Hamilelikte oluşabilir </p>
<p>Kadınlarda yüz kızarmasının başka özel nedenleri de vardır. Sözgelimi hamilelikte vücuttaki değişen hormon düzeyleri ve kan hacmindeki artış, ara sıra yüz kızarmasına yol açabilir. Menopoz dönemimde<span id="more-440"></span> ise östrojen hormonuun yavaş yavaş azalması, yüz kızarması ataklarıyla kendini belli edebilir.<br />
Enfeksiyona bağlı ateş, çok soğuğa veya sıcağa maruz kalınması, güneş yanması gibi vücut ısısının yükselmesine neden olan her şey yüz kızarması sonucunu doğurabilir. Bu tetikleyiciler bazı kişileri etkilerken, bazılarını etkilemeyebilir. Ayrıca yüz kızarmasının ailevi özelliği de vardır. Öyle ki bazı ailelerin birçok üyesinde yüz kızarması sık görülür. Şeker hastalığından kalp sorunlarına kadar birçok kronik hastalık ve aşırı çalışan tiroid bezi veya iç salgı bezlerinin bazı bozuklukları, bazı tümörler gibi hastalıklar yüz kızarmasına neden olabilirler.<br />
Eğer yüz kızarması sık tekrarlıyorsa veya aniden dikkat çeker şekilde başladıysa doktorunuza danışmalısınız, bunun normal bir durum mu olduğu veya başka bir sebepten mi kaynaklandığı ancak doktorunuz tarafından söylenebilir. Bazı cilt hastalıkları da yüz kızarması nedeni olabilir. Örneğin burnun her iki yanında kelebek tarzında kızarıklık belirli cilt hastalığını düşündürebilir, doktorunuz size bu konuda yardımcı olur.<br />
Yüz kızarmasının aldığımız bazı ilaçların yan etkisi de olabileceğini unutmamalıyız. Yüksek tansiyon ilaçları gibi kalp damar sistemiyle ilgili bazı ilaç tedavileri yüz kızarmasına neden olabilir. Yüksek kolesterolü düşürmek için yüksek dozlarda kullanılan bir B vitamini olan niasine karşı sık görülen bir reaksiyon, yüz kızarmasıdır.</p>
<p>Bunlara dikkat edin</p>
<p>Sıcak basmasının normal mi olduğu yoksa başka bir sebepten mi kaynaklandığını anlamak için böyle durumlarda önce doktorunuza danışıp onun önerileri doğrultusunda hareket etmek en doğru yoldur.<br />
Bazı yaşam tarzı değişiklikleri sıcak basmalarınızda yardımcı olabilir:<br />
Sigara, alkol ve stres sıcak basmalarını kötüleştirici faktörlerdir. Bu risk faktörlerinden kaçınarak,  düzenli egzersiz yaparak ve iyi beslenerek sıcak basmalarını önleyebilir veya azaltabilirler.<br />
Gevşemenize yardımcı olacak ritmik solunum egzersizleriyle de sıcak basmalarını azaltabilirsiniz.<br />
Sıcak içecekler yerine soğuk içecekleri tercih edin.<br />
Küçük ve sık öğünler tüketin, böylece büyük öğünlere göre vücudunuz daha az ısı üretecektir.<br />
Az yağlı, bol posalı besinlerle beslenin.<br />
Sigara içmeyin.<br />
Kahveyi azaltın.<br />
Alkol almayın ya da sınırlayın.<br />
Vücudunuzu serin tutun.<br />
Çevrenizi serin tutun veya bir vantilatör kullanın.<br />
Birkaç kat olarak gerektiğinde üzerinizden çıkarabileceğiniz şeyler giyin.<br />
Pamuklu veya ipek gibi doğal kumaşları tercih edin.<br />
Uyurken çok örtünmeyin, ince örtüler kullanın.<br />
Stresinizi azaltın, gerekirse profesyonel yardım alın.<br />
Düzenli egzersiz yapın.<br />
Yoga veya  biofeedback gibi gevşeme tekniklerini öğrenin.</p>
<p>Sıcak basması menopoz öncesi veya sonrası etkili<br />
Yüz kızarması gibi rahatsız edici olan başka bir sorun da sıcak basmasıdır. Kadınların çoğu (yarısından fazlası) menopozdan önce veya sonra, östrojen düzeyleri azalırken sıcak basması denen olayı yaşar. Bazı kadınlarda sıcak basması, bir günde birçok defa tekrarlayabilir.<br />
Rahatsız edici olsalar da menopozda görülen sıcak basmaları aslında bir tıbbi sorunun belirtisi değil, vücudun doğal hormonal değişimlere verdiği bir yanıttır, aşırı olmadıkları sürece. Sıcak basmaları çoğunlukla, östrojen düzeyleri düşük bir seviyeye yerleşince, menopozdan sonraki ilk bir ya da iki yıl içinde geçer.  Sıcak basmaları uykunuzu veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa kuşkusuz bunun çaresi aranmalıdır, bu durumda doktorunuz size yardımcı olacaktır.<br />
Sıcak basmaları kemoterapi, meme kanseri nedeniyle uygulanan antiöstrojen tedavisi veya overlerin ameliyatla çıkarılması sonucunda menopoza giren kadınlarda özellikle şiddetli olabilir. Dr. Hasan İnsel milliyet.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/neden-yuzumuz-kizarir-yuz-kizarmasinin-sebebleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryenle doğum sınırı &#8216;yüzde 15&#8242;</title>
		<link>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-siniri-yuzde-15/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-siniri-yuzde-15/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 07:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Güler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryenle Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=433</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak.
Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15&#8242;i geçmemesi gerekiyor. 
Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak.<br />
Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15&#8242;i geçmemesi gerekiyor. </p>
<p>Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, Türkiye&#8217;deki sezaryen oranlarının yüksek olduğunu ve bu oranları sorguladıklarını bildirdi.<span id="more-433"></span></p>
<p>Güler, &#8220;Sezaryen oranlarını da performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz&#8221; dedi. Güler, &#8220;Sezaryen oranları özel sektörde yüzde 70&#8242;lere çıktı. Bu ne tıbbi ne de insani anlamda kabul edilebilir değil&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-siniri-yuzde-15/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryenle doğum oranı yüzde 15&#8242;i geçemeyecek</title>
		<link>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 21:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryenle Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak. 
Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/im/2008/09/14/D6185FFEDC45BA4AB8562506r.jpg" class="alignnone" width="200" height="175" />Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak. </p>
<p>Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15&#8242;i geçmemesi gerekiyor.<br />
<span id="more-398"></span><br />
Sağlık Bakanlığı sezaryenle doğum oranını Dünya Sağlık Örgütü standartlarına ulaştırmak ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren, Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;nde kurumsal performans kriterleri arasında bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da yer alacak. Ve sezaryenle yapılan doğumların azlığı ya da çokluğu, kurumun verimliliğinin bir göstergesi olacak. </p>
<p>ÖZELLERDE SEZARYENLE DOĞUM ORANI YÜZDE 70&#8242;LERE KADAR ÇIKTI</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, ANKA&#8217;ya yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;deki sezaryen oranlarının yüksek olduğunu ve bu oranları sorguladıklarını bildirdi. Daire Başkanı Güler, Bakanlık olarak sezaryen oranlarını Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün belirlediği oranlara çekmek istediklerini ifade ederek &#8220;Bu anlamda sezaryen oranlarını da performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz. Koyduğumuz kriterlere göre, tüm hastanelerde sezaryen oranı yüzde 15&#8242;i geçmemeli, eğitim hastanelerindeyse yüzde 20&#8242;yi geçmemeli&#8221; dedi. </p>
<p>Bu konunun üzerinde titizlikle durduklarını da belirten Güler, &#8220;Bu oranlar özel sektörde yüzde 70&#8242;lere kadar çıktı. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Ne tıbbi anlamda ne de insanlık anlamında kabul edilemez oranlar&#8221; diye konuştu. 2006&#8242;dan beri bu uygulamayı gerçekleştirdiklerini ifade eden Güler şunları söyledi: </p>
<p>&#8220;Her geçen gün biraz daha niteliği arttırıyoruz. Farkındalıklar arttı, insanlar artık bunu sorgulamaya başladı. Bizim hassasiyetlerimiz ve performans kriteri olarak yürürlüğe koymamız, ülkemizdeki sezaryen oranlarının aşağı düşmesine yol açtı. Bu bir kültürel süreç. Gittikçe bu konuda farkındalık artıyor. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması lazım. Sezaryenle doğum oranları belli bir düzeyin üstündeyse o hastanedeki işleyişin sezaryen anlamında iyi olmadığını düşünüyoruz. Kurumsal kalite çalışmalarında sezaryen oranı yüksek olduğu zaman bireysel performansı da olumsuz etkileyebilir. Ek ödemeye, döner sermayeye de olumsuz yansıyabilir.&#8221; </p>
<p>SEZARYENLE DOĞUM YÜZDE 40&#8242;TAN YÜZDE 32&#8242;YE DÜŞTÜ</p>
<p>Sezaryenle doğumun sadece dünyada değil Türkiye&#8217;de de artması üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı&#8217;nın çalışmaları sonuç verdi ve sezaryenle doğum oranında düşüş yaşandı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, tüm Türkiye&#8217;de 2006 yılında toplam doğum oranı 706 bin iken, bunun 288 binini, yani yüzde 40.8&#8242;ini sezaryenle doğum meydana getiriyordu. 2007 yılında ise, toplam 766 bin doğum gerçekleşti. Bu doğumlarda ise 251 bin anne, yani yüzde 32.8&#8242;lik bir oran sezaryenle doğumu tercih etti.</p>
<p>BAKAN AKDAĞ&#8217;DAN DA SEZARYEN UYARISI</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Kayseri&#8217;ye giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ&#8217;da buradan çağrıda bulunarak &#8220;Lütfen ihtiyacınız olmadığı sürece sezaryenle doğum yapmayın&#8221; demişti. Bakan Akdağ, Uluslararası standartlarda sezaryenle doğumun yüzde 20&#8242;yi geçmemesi gerekirken, Türkiye&#8217;de yüzde 60&#8242;lara çıkmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söylemişti.</p>
<p>(ANKA) sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamileyken ye bebeğin obez olmasın</title>
		<link>http://www.dalak.net/hamileyken-ye-bebegin-obez-olmasin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/hamileyken-ye-bebegin-obez-olmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 04:04:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=395</guid>
		<description><![CDATA[Hamileyken ye bebeğin obez olmasın
İngiltere’deki Nottingham Üniversitesi’nde yapılan araştırma, hamilelikte çok az yiyen kadınların bebeklerinin obez olma riskinin daha fazla olduğunu ortaya çıkardı. Düşük kalorili ve az yiyen hamile kadınlar, bebeklerinin yağ hücrelerinin yapısını daha doğmadan değiştiriyor. Böylece vücut büyük miktarda iltihap üretiyor ve çocuklar şişmanlıyor. aksam.com.tr

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamileyken ye bebeğin obez olmasın</p>
<p>İngiltere’deki Nottingham Üniversitesi’nde yapılan araştırma, hamilelikte çok az yiyen kadınların bebeklerinin obez olma riskinin daha fazla olduğunu ortaya çıkardı. Düşük kalorili ve az yiyen hamile kadınlar, bebeklerinin yağ hücrelerinin yapısını daha doğmadan değiştiriyor. Böylece vücut büyük miktarda iltihap üretiyor ve çocuklar şişmanlıyor. aksam.com.tr<br />
<img class="alignnone" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/09/14/engel.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/hamileyken-ye-bebegin-obez-olmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
