‘Tüp Bebek’ kategorisi için Arşiv

Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )

Salı, 16 Eylül 2008

Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.

Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.

Ne zaman başlar?
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.

Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.
(daha fazla…)

Sezaryenle doğum oranı yüzde 15′i geçemeyecek

Pazartesi, 15 Eylül 2008

Sağlık Bakanlığı’nın, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak.

Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20′yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15′i geçmemesi gerekiyor.
(daha fazla…)

Tüp bebek yöntemi çoğul gebelik nedeni

Cumartesi, 13 Eylül 2008

Üreme Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan; dünyada 30 yıldan beri, Türkiye’de ise 20 yıldan beri tüp bebek uygulaması yapıldığını belirtti. Bugüne kadar 6 milyondan fazla bebeğin tüp bebek yöntemiyle doğduğunu dile getiren Gürgan, “Tüp bebek tedavisi kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin bebek sahibi olmalarını sağlayan bir yöntem olmasının yanında, çoğul gebelik riskini de artırır” dedi. Çoğul gebeliklerin devlete önemli ekonomik, sosyal ve psikolojik yükler getirdiğini de belirten Gürgan, “Çoğul gebeliklere bağlı erken doğumlar ve prematürelik, bebeklerin hayatını tehlikeye sokabiliyor” diye konuştu. sabah.com.tr

Bebeğiniz itina ile doğurulur!

Çarşamba, 10 Eylül 2008

Her ne kadar “Türkiye’de yasal değil” dense de konuştuğumuz, görüştüğümüz insanlar, Türkiye’de taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olanların sayısının az olmadığını söylüyor. Bu insanlara ulaşmanın internet sayesinde kolaylaştığı, açılan forumlarda anne adaylarının ve ailelerin birbirleriyle tanıştığı da görülüyor. Adana’da görüştüğümüz “Pelin” 31 yaşında ve bir çocuk annesi. (daha fazla…)

Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun

Perşembe, 17 Temmuz 2008

Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun
“Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor”
dalak.net

Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi.
Maya Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın çiftler üzerinde yarattığı psikolojik etkiye ve tüp bebek yapmak isteyen çiftlere uygulanacak psikolojik desteğin yararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Op.Dr. Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tüm toplumlar için bir kriz durumu olduğunu söyleyerek “Bu durum, yalnızca infertil çifti değil, tüm aileyi derinden sarsan bir aile krizi olarak ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin anne ve babaları da bu durumdan etkilenmekte, kriz iyi yönetilemezse, aile bağları zedelenmektedir” dedi. Doğurganlıkla ilgili sorunu ilk tespit edenin genellikle kadınlar olduğunu ifade eden Op. Dr. Özgün, “Çiftler infertil olduklarını öğrendiklerinde, hayal kırıklığı, ümitsizlik, haksızlığa uğradıkları düşüncesi gibi, karmaşık duygularla başa çıkmaya çalışırlar” diye konuştu. Kimi zaman öfkenin doğrudan eşe yönelebileceğine işaret eden Op. Dr. Özgün, “Bu dönemde çiftler psikolojik destek almadıkları takdirde, evlilikleri boşanma ile sonuçlanabilir. Ayrıca çiftlerin tedavi ekibine, ve diğer çocuklu çiftlere karşı öfke duymaları da sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur” diye konuştu.

-KISIR ÇİFTLERDE ANNE BABA OLMAYI HAKETMEDİKLERİ, DEĞERSİZLİK HİSLERİ YOĞUN-

Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın psikolojik yansımalarına ilişkin şunları söyledi:
“Kadınlar sürekli bu sorunu konuşarak ve yardım arayarak, erkekler ise başka işlere yoğunlaşarak, duygusal (daha fazla…)