<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Tüp Bebek</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/cat/tup-bebek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 23:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma Aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir. Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir. Ne zaman başlar? Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.</p>
<p> Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    </p>
<p>Ne zaman başlar?<br />
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.</p>
<p>Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.<br />
<img alt="" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8478/6398478.jpg" class="alignright" width="200" height="200" /><span id="more-419"></span><br />
Bebeklerin çoğunluğu diş çıkarırken belli ölçüde zorlanırken, bazıları da hiç belli etmeden diş çıkarma sürecini atlatmaktadır.</p>
<p>Genellikle dişler peşpeşe çıkar ve her zaman olmasa da çoğunlukla şu sırayı izler: İlk olarak alt ortadan iki diş, daha sonra üst ortadan iki diş ve bunun da ardından yanlarındaki ve gerideki dişler. Diş çıkarma zamanı genetik geçişe bağlıdır. Siz veya eşiniz erken diş çıkarmışsanız çocuğunuzun da erken çıkarma ihtimali vardır.</p>
<p>6 yaş civarlarında kalıcı dişler çıkmaya hazır olmadan önce bebeğinizin dişleri düşmeyecektir.</p>
<p>Siz neler yapabilirsiniz?<br />
Bebeğin diş çıkarmasını sağlamak için yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur. Buna karşın bebeğinizin rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, onu rahatlatmak için bazı şeyler yapabilirsiniz:</p>
<p>Çiğnemesi için eline birşeyler verin. Örneğin buzdolabında soğutulmuş dişlik ya da yine buzdolabında soğutulmuş, temiz, ıslak bir bez parçası.</p>
<p>Elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyeceklerin de belirli bir rahatlama sağladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bazı doktorlar bebeği rahatlatmak amacıyla az dozda ağrı kesici vermeyi önerebilmektedirler. Ancak bebeğinize herhangi bir ilaç vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bebeğin ateşi varsa doktorunuzu arayınız, kulak enfeksiyonu ya da başka bir hastalık geçiriyor olabilir.</p>
<p>Bebeğinizin dişleri çıktıktan sonra bunları temiz tutma görevi size ait. İlk bir yıl fırçalamanız gerekmez, ancak yatmadan önce temiz bir bezle dişlerini silebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz altı aylık olduğunda flor takviyesi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>18 aydan itibaren diş fırçalamayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Ancak diş fırçasını hareket ettirmek için gerekli maharet ve konsantrasyon kabiliyetine henüz sahip olmadığından sizin de yardımcı olmanız gerekecektir.</p>
<p>Diş fırçasının üzerine yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde, flor içermeyen bir diş macunu kullanmalısınız. Genellikle 6 yaş civarında çocuklar ağızlarındaki suyu yutmadan tükürmeyi başarabilmektedir. Bu nedenle, 6 yaşından önce çocuğunuz diş macununu yutabileceğinden çocuk diş hekimleri florlu diş macunlarını tavsiye etmemektedirler. Flor içermeyen diş macunu bulamamanız halinde macunsuz fırçalamanız daha doğru olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun ilk doğum günü civarında ilk dişçi randevunuzu da almalısınız.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu halde hiç diş çıkarmamışsa, 1 yaş kontrolünde bu konuyu doktorunuzla görüşün. </p>
<p>Bebeğiniz diş çıkarma belirtileri gösteriyor, ancak aynı zamanda olağan dışı bir ağrı hissediyorsa (teselli etmek mümkün olmaksızın sürekli ağlaması önemli bir belirtidir) mutlaka doktorunuza başvurun. Normal şartlarda diş çıkarmak dayanılmaz ağrılara yol açmamalıdır.aile.org</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çıkarma aşamaları">diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir">11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerin diş çıkarma aşamaları">bebeklerin diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde diş cıkartma aşamaları">bebeklerde diş cıkartma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="ilk diş çıkma aşamaları">ilk diş çıkma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler">diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="çoçukların diş çıkartma aşaması">çoçukların diş çıkartma aşaması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="Bebeklerin Dis cikarma asamasi">Bebeklerin Dis cikarma asamasi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde tuylenme">bebeklerde tuylenme</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR">BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryenle doğum oranı yüzde 15&#8242;i geçemeyecek</title>
		<link>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 21:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryenle Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak. Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/im/2008/09/14/D6185FFEDC45BA4AB8562506r.jpg" class="alignnone" width="200" height="175" />Sağlık Bakanlığı&#8217;nın, 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak. </p>
<p>Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20&#8242;yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15&#8242;i geçmemesi gerekiyor.<br />
<span id="more-398"></span><br />
Sağlık Bakanlığı sezaryenle doğum oranını Dünya Sağlık Örgütü standartlarına ulaştırmak ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 1 Eylül&#8217;de yürürlüğe giren, Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi&#8217;nde kurumsal performans kriterleri arasında bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da yer alacak. Ve sezaryenle yapılan doğumların azlığı ya da çokluğu, kurumun verimliliğinin bir göstergesi olacak. </p>
<p>ÖZELLERDE SEZARYENLE DOĞUM ORANI YÜZDE 70&#8242;LERE KADAR ÇIKTI</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, ANKA&#8217;ya yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;deki sezaryen oranlarının yüksek olduğunu ve bu oranları sorguladıklarını bildirdi. Daire Başkanı Güler, Bakanlık olarak sezaryen oranlarını Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün belirlediği oranlara çekmek istediklerini ifade ederek &#8220;Bu anlamda sezaryen oranlarını da performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz. Koyduğumuz kriterlere göre, tüm hastanelerde sezaryen oranı yüzde 15&#8242;i geçmemeli, eğitim hastanelerindeyse yüzde 20&#8242;yi geçmemeli&#8221; dedi. </p>
<p>Bu konunun üzerinde titizlikle durduklarını da belirten Güler, &#8220;Bu oranlar özel sektörde yüzde 70&#8242;lere kadar çıktı. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Ne tıbbi anlamda ne de insanlık anlamında kabul edilemez oranlar&#8221; diye konuştu. 2006&#8242;dan beri bu uygulamayı gerçekleştirdiklerini ifade eden Güler şunları söyledi: </p>
<p>&#8220;Her geçen gün biraz daha niteliği arttırıyoruz. Farkındalıklar arttı, insanlar artık bunu sorgulamaya başladı. Bizim hassasiyetlerimiz ve performans kriteri olarak yürürlüğe koymamız, ülkemizdeki sezaryen oranlarının aşağı düşmesine yol açtı. Bu bir kültürel süreç. Gittikçe bu konuda farkındalık artıyor. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması lazım. Sezaryenle doğum oranları belli bir düzeyin üstündeyse o hastanedeki işleyişin sezaryen anlamında iyi olmadığını düşünüyoruz. Kurumsal kalite çalışmalarında sezaryen oranı yüksek olduğu zaman bireysel performansı da olumsuz etkileyebilir. Ek ödemeye, döner sermayeye de olumsuz yansıyabilir.&#8221; </p>
<p>SEZARYENLE DOĞUM YÜZDE 40&#8242;TAN YÜZDE 32&#8242;YE DÜŞTÜ</p>
<p>Sezaryenle doğumun sadece dünyada değil Türkiye&#8217;de de artması üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı&#8217;nın çalışmaları sonuç verdi ve sezaryenle doğum oranında düşüş yaşandı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, tüm Türkiye&#8217;de 2006 yılında toplam doğum oranı 706 bin iken, bunun 288 binini, yani yüzde 40.8&#8242;ini sezaryenle doğum meydana getiriyordu. 2007 yılında ise, toplam 766 bin doğum gerçekleşti. Bu doğumlarda ise 251 bin anne, yani yüzde 32.8&#8242;lik bir oran sezaryenle doğumu tercih etti.</p>
<p>BAKAN AKDAĞ&#8217;DAN DA SEZARYEN UYARISI</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Kayseri&#8217;ye giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ&#8217;da buradan çağrıda bulunarak &#8220;Lütfen ihtiyacınız olmadığı sürece sezaryenle doğum yapmayın&#8221; demişti. Bakan Akdağ, Uluslararası standartlarda sezaryenle doğumun yüzde 20&#8242;yi geçmemesi gerekirken, Türkiye&#8217;de yüzde 60&#8242;lara çıkmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söylemişti.</p>
<p>(ANKA) sabah.com.tr</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/" title="sağlık bakanlığı doğum kontrol yüzdeleri">sağlık bakanlığı doğum kontrol yüzdeleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/sezaryenle-dogum-orani-yuzde-15i-gecemeyecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek yöntemi çoğul gebelik nedeni</title>
		<link>http://www.dalak.net/tup-bebek-yontemi-cogul-gebelik-nedeni/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/tup-bebek-yontemi-cogul-gebelik-nedeni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 23:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=383</guid>
		<description><![CDATA[Üreme Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan; dünyada 30 yıldan beri, Türkiye&#8217;de ise 20 yıldan beri tüp bebek uygulaması yapıldığını belirtti. Bugüne kadar 6 milyondan fazla bebeğin tüp bebek yöntemiyle doğduğunu dile getiren Gürgan, &#8220;Tüp bebek tedavisi kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin bebek sahibi olmalarını sağlayan bir yöntem olmasının yanında, çoğul gebelik riskini de artırır&#8221;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üreme Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan; dünyada 30 yıldan beri, Türkiye&#8217;de ise 20 yıldan beri tüp bebek uygulaması yapıldığını belirtti. Bugüne kadar 6 milyondan fazla bebeğin tüp bebek yöntemiyle doğduğunu dile getiren Gürgan, &#8220;Tüp bebek tedavisi kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin bebek sahibi olmalarını sağlayan bir yöntem olmasının yanında, çoğul gebelik riskini de artırır&#8221; dedi. Çoğul gebeliklerin devlete önemli ekonomik, sosyal ve psikolojik yükler getirdiğini de belirten Gürgan, &#8220;Çoğul gebeliklere bağlı erken doğumlar ve prematürelik, bebeklerin hayatını tehlikeye sokabiliyor&#8221; diye konuştu. sabah.com.tr</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/tup-bebek-yontemi-cogul-gebelik-nedeni/" title="çoğul gebelikler nedenleri">çoğul gebelikler nedenleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/tup-bebek-yontemi-cogul-gebelik-nedeni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz itina ile doğurulur!</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeginiz-itina-ile-dogurulur/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeginiz-itina-ile-dogurulur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2008 11:04:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Doğurulur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar &#8220;Türkiye&#8217;de yasal değil&#8221; dense de konuştuğumuz, görüştüğümüz insanlar, Türkiye&#8217;de taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olanların sayısının az olmadığını söylüyor. Bu insanlara ulaşmanın internet sayesinde kolaylaştığı, açılan forumlarda anne adaylarının ve ailelerin birbirleriyle tanıştığı da görülüyor. Adana&#8217;da görüştüğümüz &#8220;Pelin&#8221; 31 yaşında ve bir çocuk annesi. Çocuk isteği ve sevgisi çok kuvvetli olmasına karşın,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her ne kadar &#8220;Türkiye&#8217;de yasal değil&#8221; dense de konuştuğumuz, görüştüğümüz insanlar, Türkiye&#8217;de taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olanların sayısının az olmadığını söylüyor. Bu insanlara ulaşmanın internet sayesinde kolaylaştığı, açılan forumlarda anne adaylarının ve ailelerin birbirleriyle tanıştığı da görülüyor. Adana&#8217;da görüştüğümüz &#8220;Pelin&#8221; 31 yaşında ve bir çocuk annesi. <span id="more-363"></span>Çocuk isteği ve sevgisi çok kuvvetli olmasına karşın, maddi sıkıntı çektikleri için üç defa kürtaj olmak zorunda kalmış. Dört yıl önce bu işi yapan dört-beş kişiden biri olduğunu söyleyen Pelin, internette birçok insanla tanışmış ve sonunda bir aileyle anlaşmış. Doğuştan rahmi olmadığı için çocuğu olamayan bir annenin yumurtası ve babanın spermi Kıbrıs&#8217;taki bir merkezde Pelin&#8217;in rahmine yerleştirilmiş. Hamileliğinde Pelin&#8217;in yanında olan alıcı aile tüm masrafları üstlenmiş ve ona 25 bin YTL ödemiş. Pelin bu aile için bir kız çocuğu dünyaya getirmiş. Pelin tanıştığı bazı taşıyıcıların, Kıbrıs&#8217;a gitmelerine gerek kalmadan buradaki doktorlar vasıtasıyla embriyo nakillerinin yapıldığını söylüyor. Hatta İstanbul&#8217;da tanıştığı bir taşıyıcı anne adayının bir iddiasını anlatıyor bize: &#8220;İstanbul&#8217;da bir hastane veya bir şirketten söz etti bana. Nasıl bir kurum olduğunu ben de pek anlamadım. Burada taşıyıcı anne için bir dosya hazırlıyorlarmış ve çok zengin aileler bu dosyalardan kendilerine en uygun anne adayını seçiyorlarmış. Tanıştığım kadın eğer yalan söylemiyorsa, bu şekilde tam 100 milyar lira kazanmış!&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeginiz-itina-ile-dogurulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun</title>
		<link>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun &#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221; Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi. Maya Tüp&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun<br />
&#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221;<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.haberturk.com/2008/07/14/kuturesim/kisirciftlerdsdsds.jpg" alt="dalak.net" width="121" height="155" /></p>
<p>Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi.<br />
Maya Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın çiftler üzerinde yarattığı psikolojik etkiye ve tüp bebek yapmak isteyen çiftlere uygulanacak psikolojik desteğin yararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Op.Dr. Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tüm toplumlar için bir kriz durumu olduğunu söyleyerek “Bu durum, yalnızca infertil çifti değil, tüm aileyi derinden sarsan bir aile krizi olarak ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin anne ve babaları da bu durumdan etkilenmekte, kriz iyi yönetilemezse, aile bağları zedelenmektedir” dedi. Doğurganlıkla ilgili sorunu ilk tespit edenin genellikle kadınlar olduğunu ifade eden Op. Dr. Özgün, “Çiftler infertil olduklarını öğrendiklerinde, hayal kırıklığı, ümitsizlik, haksızlığa uğradıkları düşüncesi gibi, karmaşık duygularla başa çıkmaya çalışırlar” diye konuştu. Kimi zaman öfkenin doğrudan eşe yönelebileceğine işaret eden Op. Dr. Özgün, “Bu dönemde çiftler psikolojik destek almadıkları takdirde, evlilikleri boşanma ile sonuçlanabilir. Ayrıca çiftlerin tedavi ekibine, ve diğer çocuklu çiftlere karşı öfke duymaları da sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur” diye konuştu.</p>
<p>-KISIR ÇİFTLERDE ANNE BABA OLMAYI HAKETMEDİKLERİ, DEĞERSİZLİK HİSLERİ YOĞUN-</p>
<p>Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın psikolojik yansımalarına ilişkin şunları söyledi:<br />
“Kadınlar sürekli bu sorunu konuşarak ve yardım arayarak, erkekler ise başka işlere yoğunlaşarak, duygusal <span id="more-3"></span>yükü hafifletmeye çalışırlar; öfke, kıskançlık gibi duyguları daha yoğun yaşarlar. Aile olma ile ilgili amaçlarda, gelecekle ilgili planlarda, güven duygusu ve benlik saygısı gibi pek çok alanda bozulmalar olduğu gibi cinsel yaşamda da bozulmalar olur. Bu durum, çiftlerin yatak odalarına da yansır. Cinselliğin temel amacı gebe kalma, doğurma haline gelebilir. Her ay kronik stres yaşarlar. İlk önce hamile kalacaklarını düşünüp umutlanırlar ve daha sonra eğer olmazsa düş kırıklığı ile kötüleşirler. İnfertil çiftler, kolay incinen, kendilerini diğerlerinden daha aşağı gören, diğer insanlarla iletişimlerinde olumsuz beklentileri olan, daha fazla yalnız kalma eğiliminde olan ve daha fazla sıklıkta bedensel yakınma dile getiren kişilerdir. Tanı, genellikle çiftin çocuk isteğinin en yoğun olduğu zaman konur. Öğrenildiğinde verilen emosyonel tepkiler, bir ölümün yaşanmasından sonra görülen yas tepkisi gibidir: Şok, inkar, öfke, kontrol kaybı hissi ve son olarak uyuşma. Yaşam planı çiftin kontrolünden çıkmıştır. Suçluluk-başarısızlık hissi yaşanır. Niçin kısır kaldığını, geçmiş davranışlarıyla ilişkisini sorgular; yaşam tarzı, kullanılan alkol-sigara, geçmişteki cinsel aktiviteler, kullanılan doğum kontrol yöntemleri veya kürtajlar nedeniyle pişmanlıklar yaşanır. Ana-baba olmayı hak etmedikleri, değersiz oldukları hissi yoğundur. Yaşam daha az ilginç, amaçsız, daha boştur. Yalnızlık hissi çok yaygındır. İnsanların çoğunun kendilerini anlamadıklarına inandıklarından, insan ilişkilerini sınırlarlar.”</p>
<p>-KISIRLIĞIN TANI VE TEDAVİSİ ÖZELLİKLE KADINLAR İÇİN ÇOK ACI VERİCİ OLABİLİR-</p>
<p>Op. Dr. Özgün, infertilitenin tanı ve tedavi sürecinin uzun olmasının, çiftleri psikolojik olarak zedeleyici ve özellikle kadın için oldukça acı verici olabileceğini söyleyerek “Ayrıca tedavide kullanılan ilaçların huzursuzluk, depresyon, ağrı gibi yan etkileri hastaların sıkıntısını daha da artırmaktadır” dedi. Op. Dr. Özgün, tüp bebek tedavisinin, infertil bir çiftin karşısına çıkan son seçenek oluşundan dolayı ayrıcalıklı bir öneme sahip olduğunu kaydederek “İnfertilite sürecinde oluşan psikolojik etkiler, bu süre uzadıkça şiddetini artırmaktadır. Bu yönüyle tüp bebek tedavisindeki çiftlerin tedavinin daha ilk basamağı olan tanı koyma aşamasında psikolojik destek almaya başlamasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Op. Dr. Özgün şunları söyledi:<br />
“Eşlerin duygularını ve kaygılarını paylaşması, sorunların aşılmasında büyük yarar sağlar. Tedavi öncesi ve sonrası süreçte çiftlerin ve aile büyüklerinin birbirlerine verdikleri destek çok önemlidir. Tedavi süreci öncesinde ve tedavi sırasında verilen psikolojik destekle birlikte gebelik oranlarında anlamlı bir artış sağlanmış, depresyon ve anksiyete (sinirlilik) oranlarında ise belirgin bir azalma görülmüştür.”<br />
Op. Dr. Özgün ayrıca hastaların yüzde 79’unun tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında psikolojik destek almayı kabul ettiklerini de söyledi.</p>
<p>ANKA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

