<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Bebek</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/etiket/bebek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 23:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma Aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir. Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir. Ne zaman başlar? Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.</p>
<p> Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    </p>
<p>Ne zaman başlar?<br />
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.</p>
<p>Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.<br />
<img alt="" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8478/6398478.jpg" class="alignright" width="200" height="200" /><span id="more-419"></span><br />
Bebeklerin çoğunluğu diş çıkarırken belli ölçüde zorlanırken, bazıları da hiç belli etmeden diş çıkarma sürecini atlatmaktadır.</p>
<p>Genellikle dişler peşpeşe çıkar ve her zaman olmasa da çoğunlukla şu sırayı izler: İlk olarak alt ortadan iki diş, daha sonra üst ortadan iki diş ve bunun da ardından yanlarındaki ve gerideki dişler. Diş çıkarma zamanı genetik geçişe bağlıdır. Siz veya eşiniz erken diş çıkarmışsanız çocuğunuzun da erken çıkarma ihtimali vardır.</p>
<p>6 yaş civarlarında kalıcı dişler çıkmaya hazır olmadan önce bebeğinizin dişleri düşmeyecektir.</p>
<p>Siz neler yapabilirsiniz?<br />
Bebeğin diş çıkarmasını sağlamak için yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur. Buna karşın bebeğinizin rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, onu rahatlatmak için bazı şeyler yapabilirsiniz:</p>
<p>Çiğnemesi için eline birşeyler verin. Örneğin buzdolabında soğutulmuş dişlik ya da yine buzdolabında soğutulmuş, temiz, ıslak bir bez parçası.</p>
<p>Elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyeceklerin de belirli bir rahatlama sağladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bazı doktorlar bebeği rahatlatmak amacıyla az dozda ağrı kesici vermeyi önerebilmektedirler. Ancak bebeğinize herhangi bir ilaç vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bebeğin ateşi varsa doktorunuzu arayınız, kulak enfeksiyonu ya da başka bir hastalık geçiriyor olabilir.</p>
<p>Bebeğinizin dişleri çıktıktan sonra bunları temiz tutma görevi size ait. İlk bir yıl fırçalamanız gerekmez, ancak yatmadan önce temiz bir bezle dişlerini silebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz altı aylık olduğunda flor takviyesi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>18 aydan itibaren diş fırçalamayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Ancak diş fırçasını hareket ettirmek için gerekli maharet ve konsantrasyon kabiliyetine henüz sahip olmadığından sizin de yardımcı olmanız gerekecektir.</p>
<p>Diş fırçasının üzerine yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde, flor içermeyen bir diş macunu kullanmalısınız. Genellikle 6 yaş civarında çocuklar ağızlarındaki suyu yutmadan tükürmeyi başarabilmektedir. Bu nedenle, 6 yaşından önce çocuğunuz diş macununu yutabileceğinden çocuk diş hekimleri florlu diş macunlarını tavsiye etmemektedirler. Flor içermeyen diş macunu bulamamanız halinde macunsuz fırçalamanız daha doğru olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun ilk doğum günü civarında ilk dişçi randevunuzu da almalısınız.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu halde hiç diş çıkarmamışsa, 1 yaş kontrolünde bu konuyu doktorunuzla görüşün. </p>
<p>Bebeğiniz diş çıkarma belirtileri gösteriyor, ancak aynı zamanda olağan dışı bir ağrı hissediyorsa (teselli etmek mümkün olmaksızın sürekli ağlaması önemli bir belirtidir) mutlaka doktorunuza başvurun. Normal şartlarda diş çıkarmak dayanılmaz ağrılara yol açmamalıdır.aile.org</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çıkarma aşamaları">diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir">11 aylik bebek diş çikarmamişsa ne yapilabilir</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerin diş çıkarma aşamaları">bebeklerin diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde diş cıkartma aşamaları">bebeklerde diş cıkartma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="ilk diş çıkma aşamaları">ilk diş çıkma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler">diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="çoçukların diş çıkartma aşaması">çoçukların diş çıkartma aşaması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="Bebeklerin Dis cikarma asamasi">Bebeklerin Dis cikarma asamasi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde tuylenme">bebeklerde tuylenme</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR">BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerimizi yanlışlarla büyütüyoruz</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerimizi-yanlislarla-buyutuyoruz/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerimizi-yanlislarla-buyutuyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 03:17:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerimizi yanlışlarla büyütüyoruz Hayatımızın en değerli varlıklarını yetiştirirken yıllardır aynı hataların tuzağına düşüyoruz. Kilo iyidir deyip obeziteye zemin hazırlıyoruz, anne sütü dururken mama veriyoruz, gürleşsin diye saçlarını sıfıra vurduruyoruz. Oysa iyi niyetle de olsa yaptığımız bu hatalar, onların sağlıklı gelişimini sekteye uğratıyor. Medical Park Fatih Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerimizi yanlışlarla büyütüyoruz<br />
Hayatımızın en değerli varlıklarını yetiştirirken yıllardır aynı hataların tuzağına düşüyoruz. Kilo iyidir deyip obeziteye zemin hazırlıyoruz, anne sütü dururken mama veriyoruz, gürleşsin diye saçlarını sıfıra vurduruyoruz.<br />
<span id="more-245"></span><br />
Oysa iyi niyetle de olsa yaptığımız bu hatalar, onların sağlıklı gelişimini sekteye uğratıyor. Medical Park Fatih Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş; çocuklarımızı büyütürken yaptığımız ve birer şehir efsanesinden ibaret &#8216;geleneksel hataları&#8217; anlattı.</p>
<p>1- Sütüm yetmiyor, mama vermeliyim</p>
<p>Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri, bebeğin aç kalma ihtimali. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler gereksiz yere mamayla besleniyor. Oysa anneler, sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor karar verebilir ve onun tavsiyesi gereğince mama takviyesine başlanabilir.</p>
<p>2- Şekerli su sarılığa iyi gelir</p>
<p>İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.</p>
<p>3- Çocuk 2 yaşına geldi, bezi bırakmalıyım</p>
<p>İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Ancak çocuk bu konuda asla zorlanmamalı, altına kaçırdığı için kızılmamalı, sık sık tuvalete tutularak eğitime tabi tutulmamalı.</p>
<p>4- Dondurma hasta eder</p>
<p>Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve faydalı bir gıdadır. Boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında su içilmeli.</p>
<p>5- Gürbüz çocuk sağlıklı olur</p>
<p>Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklı kabul edilir. Çocukları asla yemek yeme konusunda zorlamayın, yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın.</p>
<p>6- Çocuk sıcak havayı sever</p>
<p>Çocuklar, her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmeli. Üşüyeceği korkusuyla çocukları çok giydirmek ve sarıp sarmalamak, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, içinde naylon karışımı olan ve özellikle polar tipinde olan kıyafetler giydirilmemeli.</p>
<p>7- Fazla hareketle terler, hasta olur</p>
<p>Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak çok yanlış bir yaklaşım. Her çocuk hareket edince terler; terleyince üstünü değiştirebilirsiniz! &#8216;Çok terledin artık yerine otur&#8217; demek, onu tembel, hantal ve mutsuz yapar. Zaman içinde metabolizma hızı azalan çocuk, hızla kilo almaya başlar. Hareket etmelerini kısıtlamaktansa, spora (yüzme, basketbol vb) yönlendirin.</p>
<p>8- Şaşılık büyüyünce geçer</p>
<p>Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojik kabul edilir. Ancak bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna başvurulmalı. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de mutlaka muayene ettirilmeli.</p>
<p>9- Biberon ve emziği çok seviyor</p>
<p>Biberon ve emzik hiçbir çocuğa önerilmiyor. Biberon; bebekte &#8216;meme başı şaşkınlığı&#8217;na yol açıyor ve anne göğsünden soğutuyor. Mamayla beslenmek zorunda kalan bebeklerde, biberon en geç 2 yaşında bırakılmalı. Emzik de, damak yapısını bozabiliyor ve çocuğun enfeksiyon kapmasına yol açabiliyor.</p>
<p>10- Fitil vereyim rahatlasın</p>
<p>Çok zorda kalmadan ve doktor tavsiyesi olmadan ne fitil ne de ilaç kullanılmalı. Aile, Sağlık<br />
zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerimizi-yanlislarla-buyutuyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bebek için</title>
		<link>http://www.dalak.net/saglikli-bebek-icin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/saglikli-bebek-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 21:41:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Biyokimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[Down]]></category>
		<category><![CDATA[Gen]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı bebek için HAMİLELİKTE TESTLERİ İHMAL ETMEYİN Gebelikte genetik hastalıklara tanı koymak için tarama testleri yapılmalıdır. Bunun için cerrahi işlemlerle fetustan doku örneği alınması gerekmektedir. Ancak bu işlemlerin fetusun kaybına kadar giden sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle, bu tarz işlemlere gereksinim duymadan ultrasonografik inceleme ve anne karnında bakılan bazı biyokimyasal değerlerle kombine edilerek tarama testleri geliştirilmiştir.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı bebek için<br />
HAMİLELİKTE TESTLERİ İHMAL ETMEYİN<br />
Gebelikte genetik hastalıklara tanı koymak için tarama testleri yapılmalıdır. Bunun için cerrahi işlemlerle fetustan doku örneği alınması gerekmektedir. Ancak bu işlemlerin fetusun kaybına kadar giden sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle, bu tarz işlemlere gereksinim duymadan ultrasonografik inceleme ve anne karnında bakılan bazı biyokimyasal değerlerle kombine edilerek tarama testleri geliştirilmiştir. Ancak bütün genetik hastalıklar için tarama testlerinin geliştirilmesi mümkün olmamıştır.</p>
<p><span id="more-163"></span></p>
<p>Günümüzde gebelikte kullanılan tarama testleri, daha çok trizomi 21 (Down Sendromu), trizomi 18 ve nöral tüp defektleri ile ilgili bilgi vermektedir. Down Sendromu görülme riskinin yaşa bağımlı olarak özellikle de 35 yaşın üzerinde arttığı bilinmektedir. Ancak tüm Down Sendromları&#8217;nın yüzde 20&#8242;si, 30-35 üzeri gebeliklerde bulunmaktadır. Geriye kalan yüzde 70-80&#8242;i ise genç yaş grup gebeliklerde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla günümüzde tüm yaş gruplarına tarama testleri yapılmalıdır.</p>
<p>ÜÇLÜ TEST YÜZDE 60 GÜVENİLİR</p>
<p>Halk arasında zeka testi olarak da bilinen üçlü tarama testi, 1980-90&#8242;lı yıllardan itibaren yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ama bilindiği gibi bu test zeka testi değildir. Böyle bilinmesinin nedeni, üçlü testin Down Sendromu (zeka geriliği en belirgin özelliği) tarama testi olarak lanse edilmesidir. Ancak üçlü tarama testi sadece Down Sendromu değil, trizomi 18 kromozom bozuklukları ile birlikte nöral tüp defektleri adı verilen birtakım anomali taramasıdır.</p>
<p>Üçlü test, gebeliğin 16. ve 19. haftaları arasında anne karnındaki 3 biyokimyasal (B-HCG, AFP ve E3) maddenin ölçümü ile yapılır. Bu değerler gebelik haftasına göre fetusun kafa çapı, annenin yaşı ve vücut ağırlığı, ırkı, annede şeker hastalığı olup olmadığı, sigara içip içmemesi ve varsa önceki gebeliklerinin özellikleri ile birlikte değerlendirilerek, annenin kromozom bozukluğu ve nöral tüp defektli bebek doğurma riski hesaplanır. Yani buradan da anlaşılacağı gibi üçlü test bir tanı testi değildir. Bir tarama testidir. Testin amacı bebek ve anne açısından riskli yöntemleri kullanmadan bebekte olabilecek anomali (sakat) riskini ortaya çıkarmaktır. Bu riskin 1/250 ve üzeride çıkması durumunda, kesin tanı testi olan amniosentez yapılmalıdır. Üçlü testin güvenilirliği yüzde 60 olarak belirlenmiştir. Yüzde 5 yalancı pozitifliktir.</p>
<p>ASIL AMAÇ&#8230;</p>
<p>Üçlü tarama testinin asıl amacı, yaşamla bağdaşabilen hayat boyu fiziksel ve mental (zeka) olarak geri kalacak olan fetusların yakalanabilmesidir. Diğer bir amacı ise trizomi 18 ve nöral tüp defekti adı verilen bir grup hastalığın erken teşhisinin sağlanmasıdır. Down Sendromu, ultrasonografik olarak hiçbir bulgu vermeyebilir. Trizomi 18 ve NTD USG (ultrasonografi) ile tanınabilir.</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/saglikli-bebek-icin/" title="nöral tüp defekti çocuklar">nöral tüp defekti çocuklar</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/saglikli-bebek-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğin Göbek Bağının Temizlenmesi</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebegin-gobek-baginin-temizlenmesi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebegin-gobek-baginin-temizlenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:48:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bağının]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek]]></category>
		<category><![CDATA[Temizlenmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğin Göbek Bağının Temizlenmesi Göbek bağı, genelde doğumdan sonraki ikinci hafta içinde düşer. Hastaneden ayrılmadan önce size göbek bağına pansuman yapmanız için bir sıvı verilecektir. Göbek bağının kuru kalması, düşmesini çabuklaştıracaktır. Bu nedenle düşene kadar bebeğinizi küvette yıkamaya başlamamanız ya da bu bölgeyi ıslatmamanız, göbek bağının daha kolay düşmesini sağlar. Göbek bağının havayla temas etmesi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğin Göbek Bağının Temizlenmesi</p>
<p>Göbek bağı, genelde doğumdan sonraki ikinci hafta içinde düşer. Hastaneden ayrılmadan önce size göbek bağına pansuman yapmanız için bir sıvı verilecektir. Göbek bağının kuru kalması, düşmesini çabuklaştıracaktır. Bu nedenle düşene kadar bebeğinizi küvette yıkamaya başlamamanız ya da bu bölgeyi ıslatmamanız, göbek bağının daha kolay düşmesini sağlar. Göbek bağının havayla temas etmesi de daha çabuk iyileşmesini sağlayacağı için bu bölgeyi bebek bezi ya da naylon külot ile kapatmamaya çalışın. Göbek bağının çevresinde iltihap sızıntısı ya da kanama olursa veya kızarıp şişerse, enfeksiyon belirtisi olabileceği için doktorunuza danışmalısınız.<br />
Göbek bağı düştükten sonra bu bölgeyi her gün kaynamış ılık su ve pamukla silip iyice kurulamalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebegin-gobek-baginin-temizlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun</title>
		<link>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun &#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221; Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi. Maya Tüp&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun<br />
&#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221;<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.haberturk.com/2008/07/14/kuturesim/kisirciftlerdsdsds.jpg" alt="dalak.net" width="121" height="155" /></p>
<p>Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi.<br />
Maya Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın çiftler üzerinde yarattığı psikolojik etkiye ve tüp bebek yapmak isteyen çiftlere uygulanacak psikolojik desteğin yararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Op.Dr. Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tüm toplumlar için bir kriz durumu olduğunu söyleyerek “Bu durum, yalnızca infertil çifti değil, tüm aileyi derinden sarsan bir aile krizi olarak ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin anne ve babaları da bu durumdan etkilenmekte, kriz iyi yönetilemezse, aile bağları zedelenmektedir” dedi. Doğurganlıkla ilgili sorunu ilk tespit edenin genellikle kadınlar olduğunu ifade eden Op. Dr. Özgün, “Çiftler infertil olduklarını öğrendiklerinde, hayal kırıklığı, ümitsizlik, haksızlığa uğradıkları düşüncesi gibi, karmaşık duygularla başa çıkmaya çalışırlar” diye konuştu. Kimi zaman öfkenin doğrudan eşe yönelebileceğine işaret eden Op. Dr. Özgün, “Bu dönemde çiftler psikolojik destek almadıkları takdirde, evlilikleri boşanma ile sonuçlanabilir. Ayrıca çiftlerin tedavi ekibine, ve diğer çocuklu çiftlere karşı öfke duymaları da sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur” diye konuştu.</p>
<p>-KISIR ÇİFTLERDE ANNE BABA OLMAYI HAKETMEDİKLERİ, DEĞERSİZLİK HİSLERİ YOĞUN-</p>
<p>Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın psikolojik yansımalarına ilişkin şunları söyledi:<br />
“Kadınlar sürekli bu sorunu konuşarak ve yardım arayarak, erkekler ise başka işlere yoğunlaşarak, duygusal <span id="more-3"></span>yükü hafifletmeye çalışırlar; öfke, kıskançlık gibi duyguları daha yoğun yaşarlar. Aile olma ile ilgili amaçlarda, gelecekle ilgili planlarda, güven duygusu ve benlik saygısı gibi pek çok alanda bozulmalar olduğu gibi cinsel yaşamda da bozulmalar olur. Bu durum, çiftlerin yatak odalarına da yansır. Cinselliğin temel amacı gebe kalma, doğurma haline gelebilir. Her ay kronik stres yaşarlar. İlk önce hamile kalacaklarını düşünüp umutlanırlar ve daha sonra eğer olmazsa düş kırıklığı ile kötüleşirler. İnfertil çiftler, kolay incinen, kendilerini diğerlerinden daha aşağı gören, diğer insanlarla iletişimlerinde olumsuz beklentileri olan, daha fazla yalnız kalma eğiliminde olan ve daha fazla sıklıkta bedensel yakınma dile getiren kişilerdir. Tanı, genellikle çiftin çocuk isteğinin en yoğun olduğu zaman konur. Öğrenildiğinde verilen emosyonel tepkiler, bir ölümün yaşanmasından sonra görülen yas tepkisi gibidir: Şok, inkar, öfke, kontrol kaybı hissi ve son olarak uyuşma. Yaşam planı çiftin kontrolünden çıkmıştır. Suçluluk-başarısızlık hissi yaşanır. Niçin kısır kaldığını, geçmiş davranışlarıyla ilişkisini sorgular; yaşam tarzı, kullanılan alkol-sigara, geçmişteki cinsel aktiviteler, kullanılan doğum kontrol yöntemleri veya kürtajlar nedeniyle pişmanlıklar yaşanır. Ana-baba olmayı hak etmedikleri, değersiz oldukları hissi yoğundur. Yaşam daha az ilginç, amaçsız, daha boştur. Yalnızlık hissi çok yaygındır. İnsanların çoğunun kendilerini anlamadıklarına inandıklarından, insan ilişkilerini sınırlarlar.”</p>
<p>-KISIRLIĞIN TANI VE TEDAVİSİ ÖZELLİKLE KADINLAR İÇİN ÇOK ACI VERİCİ OLABİLİR-</p>
<p>Op. Dr. Özgün, infertilitenin tanı ve tedavi sürecinin uzun olmasının, çiftleri psikolojik olarak zedeleyici ve özellikle kadın için oldukça acı verici olabileceğini söyleyerek “Ayrıca tedavide kullanılan ilaçların huzursuzluk, depresyon, ağrı gibi yan etkileri hastaların sıkıntısını daha da artırmaktadır” dedi. Op. Dr. Özgün, tüp bebek tedavisinin, infertil bir çiftin karşısına çıkan son seçenek oluşundan dolayı ayrıcalıklı bir öneme sahip olduğunu kaydederek “İnfertilite sürecinde oluşan psikolojik etkiler, bu süre uzadıkça şiddetini artırmaktadır. Bu yönüyle tüp bebek tedavisindeki çiftlerin tedavinin daha ilk basamağı olan tanı koyma aşamasında psikolojik destek almaya başlamasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Op. Dr. Özgün şunları söyledi:<br />
“Eşlerin duygularını ve kaygılarını paylaşması, sorunların aşılmasında büyük yarar sağlar. Tedavi öncesi ve sonrası süreçte çiftlerin ve aile büyüklerinin birbirlerine verdikleri destek çok önemlidir. Tedavi süreci öncesinde ve tedavi sırasında verilen psikolojik destekle birlikte gebelik oranlarında anlamlı bir artış sağlanmış, depresyon ve anksiyete (sinirlilik) oranlarında ise belirgin bir azalma görülmüştür.”<br />
Op. Dr. Özgün ayrıca hastaların yüzde 79’unun tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında psikolojik destek almayı kabul ettiklerini de söyledi.</p>
<p>ANKA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

