<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/etiket/beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Keten tohumuyla gençleşin!</title>
		<link>http://www.dalak.net/keten-tohumuyla-genclesin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/keten-tohumuyla-genclesin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 22:08:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Fazla Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Gençleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Keten Tohumu]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=404</guid>
		<description><![CDATA[Keten tohumunun sağlığımız için bir çok faydası var. Yüksek oranda lif, omega-3, omega-6, mineral ve amino asit içeren keten tohumunun; özellikle midebağırsak sistemindeki sorunlar, fazla kilo, yüksek kolesterol, kemik zayıflığı, bazı deri ve solunum yolu rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Ayrıca, keten tohumuyla genç kalmak da mümkün. Uzmanlar sıvı şeklinde, salataların üzerine serpiştirerek veya&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/14/gny/im/0134B44A163DC4468F78F81Er.jpg" class="alignnone" width="200" height="215" />Keten tohumunun sağlığımız için bir çok faydası var. Yüksek oranda lif, omega-3, omega-6, mineral ve amino asit içeren keten tohumunun; özellikle midebağırsak sistemindeki sorunlar, fazla kilo, yüksek kolesterol, kemik zayıflığı, bazı deri ve solunum yolu rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Ayrıca, keten tohumuyla genç kalmak da mümkün. Uzmanlar sıvı şeklinde, salataların üzerine serpiştirerek veya günde bir çorba kaşığı şeklinde keten tohumu tüketmeyi öneriyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/keten-tohumuyla-genclesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçsiz alınan vitamin akciğer kanserine ve böbrek taşına yol açar</title>
		<link>http://www.dalak.net/bilincsiz-alinan-vitamin-akciger-kanserine-ve-bobrek-tasina-yol-acar/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bilincsiz-alinan-vitamin-akciger-kanserine-ve-bobrek-tasina-yol-acar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 11:12:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[Kendimizi daha zinde hissetmek ve hastalıklardan korunmak için aldığımız vitaminleri, doktora danışmadan kullanmamamız gerekiyor. Vitamin kullanmadan önce mutlaka doktor görüşü alınması gerektiğini belirten uzmanlar; özellikle hamileler, sigara kullananlar, yaşlılar ve vejetaryenlerin vitamine ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Anadolu Sağlık Merkezi&#8217;nden Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, doğru vitamin kullanımı ile ilgili sorularımızı yanıtladı: * Kimlerin vitamin kullanmasında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ver11">Kendimizi daha zinde hissetmek ve hastalıklardan korunmak için aldığımız vitaminleri, doktora danışmadan kullanmamamız gerekiyor. Vitamin kullanmadan önce mutlaka doktor görüşü alınması gerektiğini belirten uzmanlar; özellikle hamileler, sigara kullananlar, yaşlılar ve vejetaryenlerin vitamine ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Anadolu Sağlık Merkezi&#8217;nden Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, doğru vitamin kullanımı ile ilgili sorularımızı yanıtladı:</p>
<p>* <strong>Kimlerin vitamin kullanmasında bir sakınca yoktur?<br />
</strong>Sağlıklı bireylerde gıdalara ek olarak vitamin almaya gerek yoktur. Ancak vitamin ihtiyacını artıracak durumlar veya eksikliğinin saptandığı olgularda, kişiye vitamin verilmesi gerekir. </span><span id="more-372"></span><br />
<span class="ver11"><br />
<strong>FAZLASI HASTALIK NEDENİ!</strong><br />
* <strong>Sürekli olarak vitamin alınması doğru mudur?<br />
</strong>Kesinlikle yanlıştır. Vitaminler mutlaka doktor önerisiyle alınmalıdır. Bilinçsizce tüketilen A vitamini karaciğer bozukluklarına, fazla C vitamini ise böbrek taşına ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir.</p>
<p>* <strong>Vitaminler kaç yaşından itibaren kullanılabilir?<br />
</strong>Büyüme ve gelişme çağında, hamilelikte, ileri yaşlarda, kronik hastalığı olanlarda ve alkolizmde sadece eksikliği saptanan vitaminler kullanılmalıdır. Gerekli olan vitamin miktarı genellikle tavsiye edilen günlük miktar RDA olarak tanımlanmaktadır. Bu değerler ürünlerin etiket bilgilerinde yer almaktadır. Ama yine de ihtiyaç duyulan miktar kişiden kişiye farklılık gösterir. Belirli hastalıklarda kişiye daha yüksek oranda vitamin tavsiye edilir. Ayrıca ilaçlar vitaminlerin aktivitelerini engelleyebilmektedir. Belirli grupların özel vitaminlere daha fazla ihtiyacı vardır. Örneğin çocuklar ve yaşlılar D vitaminine, hamile kadınlar folik asite, sigara içenler C vitaminine, çok alkol tüketenler B1 vitaminine, vejetaryenler ise B12 vitaminine daha fazla ihtiyaç duyar.</p>
<p>* <strong>Tüm vitaminlerin doktor kontrolünde mi kullanılması gerekir?<br />
</strong>Kesinlikle! Gerekmediği halde vitamin kullanmak, vücuda yarar yerine büyük zarar getirir. Ancak bazı istisnai durumlar vardır. Örneğin antibiyotik tedavisinden, bağırsaktaki yararlı bakteriler de etkilenir. Buna bağlı olarak pamukçuk gibi mantar hastalıkları, ishal, hazımsızlık ve gaz şikayetleri ortaya çıkar. Bu nedenle antibiyotik tedavisinde özellikle B kompleks vitamini almak son derece yararlıdır.</p>
<p><strong>TÜMÖRÜ BÜYÜTÜYOR!</strong><br />
* <strong>Vitamin kullanımı, kanser hastalığını tetikler mi?<br />
</strong>Araştırmacılar, yüksek dozda vitamin kullanımının kanser tümörü ortaya çıkana kadar fazla etkisinin olmadığını söylüyor. Ancak tümör oluştuktan sonraki süreçte, yüksek dozda vitamin alımının tümörün hızla büyümesine katkıda bulunduğu tahmin ediliyor. Amerika&#8217;da yaşları 50 ile 76 arasında değişen 77 binden fazla kişi üzerinde bir araştırma yapıldı. Sonuçları birkaç gün önce açıklanan bu araştırma; uzun yıllar boyunca C ve E vitamini ya da folat gibi multi-vitamin kullanımının; akciğer kanseri riskini etkilediğini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre; günde 400 miligram E vitamini alan kişilerde akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 28 den daha yüksek. Üstelik, risk oranı sigara kullananan kişilerde çok daha yüksek düzeylere ulaşıyor. sabah.com.tr<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bilincsiz-alinan-vitamin-akciger-kanserine-ve-bobrek-tasina-yol-acar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Ramazan her akşam iki kere iftar yapın</title>
		<link>http://www.dalak.net/bu-ramazan-her-aksam-iki-kere-iftar-yapin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bu-ramazan-her-aksam-iki-kere-iftar-yapin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 06:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[İftar]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[Bu Ramazan her akşam iki kere iftar yapın Diyetisyen Taylan Kümeli bu sene Ramazan&#8217;da aç kalma süresinin 14 saate vardığını hatırlatarak uyardı: Günler uzun olduğu için sahuru kahvaltı gibi düşünüp, iftarı da iki partiye ayırmalı. İlk iftarda hafif besinler tüketilmeli.. Ünlü diyetisyen Taylan Kümeli, Ramazan boyunca oruç tutacak olanlara önemli beslenme tüyoları verdi: * Oruç&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu Ramazan her akşam iki kere iftar yapın<br />
 Diyetisyen Taylan Kümeli bu sene Ramazan&#8217;da aç kalma süresinin 14 saate vardığını hatırlatarak uyardı: Günler uzun olduğu için sahuru kahvaltı gibi düşünüp, iftarı da iki partiye ayırmalı. İlk iftarda hafif besinler tüketilmeli..<br />
Ünlü diyetisyen Taylan Kümeli, Ramazan boyunca oruç tutacak olanlara önemli beslenme tüyoları verdi:</p>
<p>* Oruç tutmak isteyen hastalarınıza neler öneriyorsunuz?<br />
Ramazan&#8217;ın giderek daha uzun günlere rastlaması; kişilerde biraz endişe, biraz da sorular oluşturmaya başladı. Açlık süresinin 1n saate çıkması, sağlık riski taşıyan kişilerin çok dikkat etmesini gerektiriyor. Bu çok özel dönemde, kişilerin hata yapma lüksü gerçekten yoktur. Ramazan&#8217;da yaşanan uzun süreli açlık, metabolizma üzerinde önemli etkiler gösterebilir. Sağlık problemleri ile karşılaşmamak için iftar ve sahur sofralarında ve beslenmede, bazı inceliklere dikkat edilmelidir. Tutulan oruçta uzun süre aç kalınması metabolizmayı yavaşlatır ve besinlerin yağ haline gelmesini kolaylaştırır. <span id="more-347"></span>Açlık sonucunda vücut hareketlerimiz yavaşlar ve metabolizma hızımız düşer. İftar sofrasında ani ve fazla miktarda yemek yenmesi; yemek sonrasında kan şekerinin hızlı yükselmesi ve ardından hızlı düşmesine neden olur. Bu durumu genelde iftar sonrasında kendimizi bitkin hissetmemizle ve üşümemizle hissederiz. Açlık durumunun uzun süre devam etmesi baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, dalgınlık, dikkatsizlik, uykuya eğilim, sinirlilik, hazımsızlık, şişlik, ekşime gibi sorunlara da neden olur ve iş verimi düşer. Bu gibi etkilerin görülmemesi için özellikle bu yıl daha farklı bir şekilde sahur ve iftar yapılmalıdır. Aksi halde, uzun süreli açlıklar sonucunda daha ciddi sağlık problemleri oluşabilir.</p>
<p>BİR ANDA YÜKLENMEYİN!<br />
* Ramazan&#8217;da sizce nasıl bir beslenme şekli uygulanmalı?<br />
İki öğün yemek yenen Ramazan&#8217;da en büyük yanlışımız; bir kerede fazladan vücuda besin yüklemektir. Ramazan&#8217;da 4 öğün yapılmasını önermekteyiz. Bir öğün kahvaltı olarak düşünülen sahurdur. İftar ikiye bölünmektedir. Birinci iftarda, kan şekerini çabuk etkilemekten kaçınılacak besinler tüketilmelidir. Bu; öğle yemeği mantığında olmalıdır. Bir saat ara vererek, esas akşam yemeği yani ikinci iftar yapılmalıdır. Burada ana yemek tarzında tüketim yapılmalıdır. Gece yapılacak ara öğün de, 4. öğünü oluşturmalıdır. Böylece az ve sık yeme mantığı, az da olsa uygulanmaya çalışılmalıdır.</p>
<p>YÜRÜYÜŞ YAPABİLİRSİNİZ!<br />
* Ramazan&#8217;da spor yapanlar daha mı az acıkır?<br />
Bütün gün düşük kan şekeri ile dolaşırken, spor hangi ara yapılacak diye düşünülebilir. Halbuki Ramazan bir tembellik ve kaçamak ayından çıkarılıp, disipline girilecek bir dönem olarak düşünülmelidir. Kan şekerini hızlı bir şekilde etkileyen Ramazan ayı boyunca, sert ve yoğun sporlardan kaçınılmalıdır. Egzersiz sağlıklı olmanın bir gereğidir. Bu nedenle Ramazan&#8217;da, iftardan bir saat sonra hafif yürüyüşler önerilmektedir.</p>
<p>* Nasıl tatlılar tercih edilmeli?<br />
Sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Şekersiz yapılan meyve kompostoları, az şeker ile yapılan sütlaç, sadece Ramazan&#8217;da yiyebildiğimiz güllaç; bu dönemde en sağlıklı tatlı alternatifleridir. Tatlı grubu besinlerin yemekten iki saat sonra, ara öğün olarak tüketilmesi önerilir.</p>
<p>GAZLI İÇECEK İÇMEYİN!<br />
* Susuzluk ihtiyacına karşı neler yapmak gerekir?<br />
Sıvı tüketimini arttırmak için iftarda ilk yemek olarak çorba tercih edilebilir. Gün içinde susuz kalınacağından, iftar ile sahur arasında en az 2-2.5 litre su içilmeli, ayrıca ayran, taze sıkılmış meyve ve sebze suları, çorba, komposto gibi içeceklerle de sıvı alımı artırılmalıdır. Gazlı içecekler ise, mide rahatsızlıklarına neden olabilecekleri ve yeme kapasitesini arttırabileceği için önerilmemektedir.</p>
<p>* Sahurda neler yenmelidir?<br />
Mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sahur için en iyi alternatifler kepekli tost, süt, meyve, peynir, ekmek, yumurta, zeytin ve gevrek olabilir. Ayrıca, iftar ile sahur arasında bol bol su da içilmelidir. sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bu-ramazan-her-aksam-iki-kere-iftar-yapin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dengesiz beslenme bilgisizlik kaynaklı</title>
		<link>http://www.dalak.net/dengesiz-beslenme-bilgisizlik-kaynakli/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dengesiz-beslenme-bilgisizlik-kaynakli/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 22:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Dengesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Dengesiz beslenme bilgisizlik kaynaklı Uzmanlar, yetersiz ve dengesiz beslenmenin ve beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının çoğunlukla ekonomik güçlükten değil, bilgi eksikliği ve uygulamada yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Kayseri Sağlık İl Müdürü Kadir Çetinkara, sağlıklı beslenme, hareketli bir hayat tarzının benimsenmesi ile birlikte bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması ve beslenmeye bağlı kronik hastalıkların önüne&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dengesiz beslenme bilgisizlik kaynaklı<br />
Uzmanlar, yetersiz ve dengesiz beslenmenin ve beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının çoğunlukla ekonomik güçlükten değil, bilgi eksikliği ve uygulamada yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Kayseri Sağlık İl Müdürü Kadir Çetinkara, sağlıklı beslenme, hareketli bir hayat tarzının benimsenmesi ile birlikte bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması ve beslenmeye bağlı kronik hastalıkların önüne geçilebileceğini belirtti. Çetinkara, dengesiz beslenmenin her yaş grubunda ayrı ayrı olumsuzluklara yol açtığını kaydetti.<br />
<img src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/28/hamburger.jpg" alt="beslenme" /><br />
Musa Özyürek. zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dengesiz-beslenme-bilgisizlik-kaynakli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her gün bir stanollü yoğurt kolesterolü 15 puan düşürür</title>
		<link>http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 19:45:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Kolestterol]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterolü düşürmek için bitkisel stanol adı verilen gıda desteklerinden de yararlanılıyor. Prof. Dr. Murat Ersanlı, &#8220;Marketlerde satılan stanollü yoğurt ve sütler, vücuda giren kolesterolün daha hızlı atılmasını sağlıyor&#8221; diyor.. İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü kardiyologlarından Prof. Dr. Murat Ersanlı, yeni dönemde kolesterol düşüren besin maddelerinden biri olarak gösterilen fonksiyonel gıdalarla ilgili soruları yanıtladı: Bitkisel stanoller kolesterol&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolesterolü düşürmek için bitkisel stanol adı verilen gıda desteklerinden de yararlanılıyor. Prof. Dr. Murat Ersanlı, &#8220;Marketlerde satılan stanollü yoğurt ve sütler, vücuda giren kolesterolün daha hızlı atılmasını sağlıyor&#8221; diyor..</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img.sabah.com.tr/2008/07/21/gny/im/EF022C988C8D7E4E94786564r.jpg" alt="" width="200" height="308" /><br />
İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü kardiyologlarından Prof. Dr. Murat Ersanlı, yeni dönemde kolesterol düşüren besin maddelerinden biri olarak gösterilen fonksiyonel gıdalarla ilgili soruları yanıtladı:<span id="more-104"></span></p>
<p>Bitkisel stanoller kolesterol değerlerini nasıl düşürüyor?<br />
Bitkisel stanoller kolesterol yapısına benzer yapıda gıda ile alınan doğal ürünlerdir. Muhtemelen ince bağırsakta kolesterol ile rekabete girerek, emilimini engeller ve atılımını hızlandırırlar. Bu şekilde kolesterol seviyesi de azalır. Bitkisel stanoller, vücuda giren kolesterolün daha hızlı atılmasını sağlar.</p>
<p>İLAÇ SAYILMIYORLAR<br />
Bitkisel stanollerin kolesterol ilaçlarından farkı nedir? Bunlar da ilaç olarak kabul edilebilir mi?</p>
<p>Kolesterol ilaçları esas olarak iki gruba ayrılır. Bir tanesi kolesterol yapılımını azaltır; bunların başlıcası statinlerlerdir. Diğerleri de kolesterol emilimini azaltan ilaçlardır. Stanoller de işte bu gruba benzer etki gösterir. Ancak tam ilaç kategorisine girmezler. Yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaçlar arasında bir ara gruptur. İlaç alırken de yanında bunlardan yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Kolesterolü iyi seviyelerde olan biri yine de korumak için bitkisel stanol kullanmalı mı? Ekstra etkisi olur mu?<br />
Bu tamamen ideal kolesterol kavramı ile ilgilidir. Sizin iyi, yeterli kolesterol seviyesi diye bildiğiniz seviye; yapılan çalışmalarla zaman içinde pek de iyi olmayan yüksekçe bir seviye olarak yorumlanabilir. Örneğin kalp hastaları için hedef &#8216;kötü&#8217; yani LDL kolesterol seviyesi 100 miligram iken, son yıllarda bu oran 60-70 miligrama indirildi. Bu yönüyle düşünüldüğünde normal kolesterolü olanlarda da bitkisel stanol kullanımının kolesterol düşürücü etkisinin faydası olabilir.</p>
<p>YOĞURT VE SÜT<br />
Kolesterol ilacının yanında bitkisel stanol içeren ürünler kullanılmasını önerir misiniz?</p>
<p>Evet, günde iki gram stanol alımı ile kolesterol düşürücü tedaviye ilaveten yüzde on civarında kolesterol düşürülebilir. Özellikle kalp hastalarında kolesterol düşürücü statin ilacı tedavisi yüzde 20-30&#8242;lar civarında bir düşme sağlarken stanollerle yüzde 15 ilave bir düşüş elde edilebiliyor. Bu tür hastalar için ilacın yanında stanol kullanımı ekstra fayda sağlanabilir.</p>
<p>Doktorum günde bir tane yoğurt içeceği ya da yoğurt yememi tavsiye etti. Ben daha fazla yersem daha fazla etkisi olur mu?<br />
Fazla yiyerek bir yarar sağlayamazsınız. Amerikan Kalp Birliği Kılavuzu&#8217;nda da belirtilen doz, iki gramdır. Bu miktar da stanollü bir kase yoğurt ya da iki bardak sütte bulunuyor zaten.</p>
<p>Eşimde de, bende de kolesterol var. Oğlum 7 yaşında. Günlük süt verirken, bitkisel stanol içeren süt vereyim mi?<br />
Kolesterol yüksekliğinde soya çekim fazladır. Oğlunuzun da yüksek kolesterol olma ihtimali hayli fazla görünüyor. Bitkisel stanoller beş yaş ve üstü çocuklarda yapılan çalışmalarda faydalı bulunmuşlar. Siz de oğlunuza yedirebilirsiniz.</p>
<p>Kimler stanollü ürünler kullanamaz?<br />
Bunların kayda değer bir yan etkisi yoktur. Hamile ve emzirenlere ilişkin elimizde yeterli bilgi olmadığı için onlar kullanmamalıdır.</p>
<p>sabah.com.tr</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/" title="bitkisel stenol içeren vitaminler">bitkisel stenol içeren vitaminler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/" title="kolestterolu ne düşürür">kolestterolu ne düşürür</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/" title="stanollü yoğurt nedir">stanollü yoğurt nedir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/her-gun-bir-stanollu-yogurt-kolesterolu-15-puan-dusurur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğünlerin büyük kısmı salata ve sebze olmalı!</title>
		<link>http://www.dalak.net/ogunlerin-buyuk-kismi-salata-ve-sebze-olmali/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/ogunlerin-buyuk-kismi-salata-ve-sebze-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 10:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik Ve Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Öğün]]></category>
		<category><![CDATA[Salata]]></category>
		<category><![CDATA[Sebze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Bir aylık detoks küründe &#8216;Sürekli salata yemekten bıktım&#8217; ya da &#8216;Çok sıkıldım&#8217; diyeceğiniz günler yaşanacak. Önemli olan güçlü durmayı başarıp, temizlenme sürecinizi bozmamak!.. Detoksun büyük bölümünü oluşturan taze meyve ve sebzeler, zengin mineral ve vitamin depolarıdır. Uzak durulması gereken en önemi yiyecekler ise koruyucu ve katkı maddesi içeren konserveler ile hazır yiyeceklerdir. Eğer bunlardan yemek&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir aylık detoks küründe &#8216;Sürekli salata yemekten bıktım&#8217; ya da &#8216;Çok sıkıldım&#8217; diyeceğiniz günler yaşanacak. Önemli olan güçlü durmayı başarıp, temizlenme sürecinizi bozmamak!..<br />
Detoksun büyük bölümünü oluşturan taze meyve ve sebzeler, zengin mineral ve vitamin depolarıdır. Uzak durulması gereken en önemi yiyecekler ise koruyucu ve katkı maddesi içeren konserveler ile hazır yiyeceklerdir. Eğer bunlardan yemek zorunda kalırsanız, öğünün büyük bir kısmının salata olmasına ya da sebzelerin haşlanmış olmasına dikkat edin. Sürekli kahvaltıları kaçırıyor, bir sandviçle öğlen yemeğini geçiştiriyor ve çoban salatası ile akşam yemeğinizi atlatıyorsanız; detoks küründen alnınızın akıyla çıkma şansınız da düşük olacaktır.</p>
<p><span id="more-87"></span></p>
<p>İKİNCİ HAFTANIN LİSTESİ<br />
Bu temel uyarıların ışığında işte size Hülya dergisi tarafından hazırlanan detoks programının ikinci hafta önerileri:</p>
<p>* 07.00: Limon ya da limon suyu eklenmiş bir bardak sıcak su için. Kısa bir duş alın ve cildinizi lifle fırçalayın.</p>
<p>* 08.00: Kahvaltı için büyük bir tabak taze meyve salatası hazırlayın.</p>
<p>* 09.00: Yüzünüze buhar banyosu uygulayın. Gözeneklerinizin temizlenmesini sağlayın.</p>
<p>* 11.00: Kendinize hayal kurmak için zaman ayırın. Olmak istediğiniz bir yerde yaşayacaklarınızın hayalini kurarak rahatlayın.</p>
<p>* 13.00: Öğle yemeği için içinde enginar, salatalık, semizotu, marul bulunan leziz bir salata yapın.</p>
<p>* 14.30: Yüzmeye gidin ve döndüğünüzde dinlenin.</p>
<p>* 15.15: Bir bardak bitki çayı içerek rahatlayın ve ardından bir adet portakal yiyin.</p>
<p>* 18.00: Akşam yemeği için karışık sebze yemeği yiyin.</p>
<p>ENERJİNİZ ÇOĞALACAK<br />
* 20.00: Yulaf ezmesi banyosu yapın. Sonra bolca nemlendirici ile ayaklarınıza masaj yapıp, pamuklu çorap giyin. Böylece cildiniz yumuşak kalacaktır.</p>
<p>* UNUTMAYIN: Bazı günler hoşunuza gitmese bile programınıza devam edin. Eğer kötü ruh haliniz değişmezse kendinizi iyi hissettirecek bir şeyler yapın.</p>
<p>* NELER DEĞİŞİR?: İki haftalık detoksun sonunda akşamları yorgun olmadığınızı göreceksiniz. Sabahları uyandığınızda ise kendinizi dinç hissedeceksiniz. Cildiniz güzelleşecek, sivilceler azalacak. Enerji seviyeniz artacak.</p>
<p>sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/ogunlerin-buyuk-kismi-salata-ve-sebze-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>On dakikada dişlere bakım</title>
		<link>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 15:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[Hastane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[On dakikada dişlere bakım İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, &#8220;Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısının artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çapraşıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>On dakikada dişlere bakım<br />
İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, &#8220;Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısının artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çapraşıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve kişi günde 10 dakikasını mutlaka dişlerine ayırmalı. Fırçalamanın yanı sıra ip kullanma ve gargara da diş bakımı için önemli&#8221; dedi.</p>
<p>sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tereyağından kıl çeker gibi toksinleri dışlayın!</title>
		<link>http://www.dalak.net/tereyagindan-kil-ceker-gibi-toksinleri-dislayin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/tereyagindan-kil-ceker-gibi-toksinleri-dislayin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 12:44:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik Ve Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Toksin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Tereyağından kıl çeker gibi toksinleri dışlayın! Kendinizi formda, sağlıklı hatta bir tüy kadar hafiflemiş hissetmek için sadece 30 günlük bir detoks kampına girmeye ne dersiniz? Gözünüz korkmasın, çünkü bu programla, tıpkı tereyağından kıl çeker gibi toksinlerinizden kurtulacaksınız!.. Yaz sıcaklarıyla boğuşurken bir yandan da vücudunuzu toksinlerden arındırmak ister misiniz? &#8216;Detoks&#8217; denince tüyleriniz diken diken olsa bile,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tereyağından kıl çeker gibi toksinleri dışlayın!<br />
Kendinizi formda, sağlıklı hatta bir tüy kadar hafiflemiş hissetmek için sadece 30 günlük bir detoks kampına girmeye ne dersiniz? Gözünüz korkmasın, çünkü bu programla, tıpkı tereyağından kıl çeker gibi toksinlerinizden kurtulacaksınız!..<br />
Yaz sıcaklarıyla boğuşurken bir yandan da vücudunuzu toksinlerden arındırmak ister misiniz? &#8216;Detoks&#8217; denince tüyleriniz diken diken olsa bile, Hülya dergisi tarafından hazırlanan &#8217;30 günlük detoks programı&#8217; sizi mutlu edecek. Vücudunuza giren toksinlerin, belli bir süre sonra dengenizi bozup, enerji kaybına yol açtığı gerçeğinden yola çıkarak; beslenme düzeninizde ve günlük yaşantınızda minik değişimler ile bedeninize sıkı bir yaz temizliği yapabilirsiniz.<span id="more-78"></span></p>
<p>ERKENDEN UYANIN<br />
İşte size ilk hafta için uygulamanız gereken programın ince ayrıntıları:</p>
<p>* 07.00: Uyanınca, sıkılmış limon ya da limon suyu eklenmiş bir bardak ılık su için. Bu vücudunuz için iyi bir başlangıç olacaktır. Cildinize kuru bir cilt fırçasıyla masaj yaparak kan dolaşımınızı hızlandırın. Banyo yapın ya da duş alın ve tekrar kendinize masaj yapın.</p>
<p>* 08.00: Kuru kayısı, susam, ayçiçeği ve koyun sütü yoğurdundan yapılmış müsli yiyerek güne başlayın.</p>
<p>* 09.00: Yüzünüze bakım uygulayın. Düzenli nefes alma egzersizleri yapın ve kendinize mutlaka dinlenme zamanı yaratın.</p>
<p>* 13.00: Öğle yemeğinde salatanızı yiyin.</p>
<p>MASAJSIZ OLMAZ!<br />
* 14.00: Bir süre dinlenin, müzik dinleyin, televizyon seyredin, yürüyüşe çıkın. Önce yavaş tempoda başladığınız yürüyüşün hızını artırın ve sonra tekrar yavaşlayın. Her biri için en az 35 dakika ayırın.</p>
<p>* 16.00: Akşam yemeğinden önce kendinizi ayak masajıyla şımartın. İki elinizi açık şekilde topuklarınıza yerleştirin ve sonra uzun düz hareketlerle dizlerinize kadar ovun. Birkaç kez tekrarladıktan sonra baldırlarınıza dairesel hareketlerle hafifçe bastırarak masaj yapın. Biraz müzik dinleyerek rahatlayın. Bir bardak meyve suyu ile bitki çayı için.</p>
<p>* 18.00: Büyük bir tabağa haşlanmış sebze hazırlayın. Taze bitkiler, kuruyemiş ve çekirdeklerle tatlandırın. Yavaş yiyin ve uzun süre çiğneyin.</p>
<p>* 19.00: Sessiz bir odada oturun ve kendinizi keyifli, pozitif düşüncelere odaklayın.</p>
<p>FARKI FARK EDİN<br />
* 20.00: Hoş bir aromaterapi banyosu yapın. Ilık, dinlendirici olan banyonuzu mumlarla aydınlatın ve sevdiğiniz müzikleri dinleyin. Nefesinizi düzenlerken kan dolaşımınızın hızlandığını ve gerginliğinizin azaldığını hissedeceksiniz. Geceliğinizi giyip bitki çayı için.</p>
<p>UNUTMAYIN:<br />
Üçüncü gün cildinize peeling uygulayın. Beşinci gün İngiliz tuzu banyosu yapın. Altıncı gün sıkıldığınızı hissedebilirsiniz. Bu yüzden ekstra aktivitelerle motivasyonunuzu artırın.</p>
<p>SONUÇ:<br />
İlk haftanın sonunda daha dinç olacaksınız. Cildiniz canlılık kazanacak. Sırtınızda sivilceler oluşabilir; bu toksinlerden kurtulduğunuzun bir işaretidir. Egzersizler sayesinde kendinizi formda ve güzel hissedeceksiniz.</p>
<p>sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/tereyagindan-kil-ceker-gibi-toksinleri-dislayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

