‘Çocuk’ olarak etiketlenmiş yazılar

Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir

Salı, 02 Eylül 2008

Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir
Adnan Menderes Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı’nden Doç. Dr. Emre Çullu, çocuklarda bel ağrısının kan kanseri belirtisi olabileceğini belirtti ve ekledi: “Çocuklarda bel ve karın ağrısı; halsizlik, ateş, zayıflama ve topallamaya neden olur. Bazı özel mikroplarca oluşturulan değişik omurga iltihapları, daha sinsi olarak ilerleyebilir. Ülkemizde hâlâ tüberküloz mikrobuyla oluşmuş omurga iltihapları görülüyor. Bu hastalık, sakin ve sinsi seyirli olabilmektedir.” sabah.com.tr

Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin

Pazar, 24 Ağustos 2008

Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Serhat Güner, “Ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır.” dedi.

Hastalığın tanısında olabilecek gecikmeler tedaviyi de zorlaştırıyor. Dr. Güner, olabilecek ciddi durumları, “Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda kangren, delinme ve peritonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkmaktadır.” diye açıkladı. Karnı ağrıyan çocuğun kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesini öneren ve bu çocuklara yemek yedirmeye çalışılmamasını isteyen Dr. Güner, “Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.” dedi.
(daha fazla…)

Zihinsel engelli çocuklar Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediliyor

Perşembe, 31 Temmuz 2008

Zihinsel engelli çocuklar Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediliyor
Kayseri’de özel bir eğitim merkezi, zihinsel engelli çocukları Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediyor. Daha önce pop müzikle eğitim veren merkez, faydasını tesadüfen fark ettiği Mesnevi ve klasik müziği de eğitimlerinde kullanmaya başladı. Özellikle çocukların sakinleşmesi ve yapılması istenilenleri daha kolay kavrayabilmelerine imkân tanıyan Mesnevi okumaları ve klasik müzik dinletileri, eğitmenlerin de işini kolaylaştırıyor.

Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’na (ZİÇEV) bağlı Özel Fatih Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Kayseri’de yaklaşık 10 yıldır faaliyet gösteriyor. (daha fazla…)

Çocuklarda Parmak Emme

Salı, 22 Temmuz 2008

Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.

Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50′den %87′lere varan yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak parmaklarını emerler. Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini kanıtlamıştır. Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak gelişebilir.

Ebeveynler parmağını emen çocukların çene kemikleri ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır. Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl dişleri etkilemediği işaret etmektedir

Parmak ve emzik emme

Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir. Ancak parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur.Ancak parmak emme, emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından sonra kalıcılık artar. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de deva ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.

Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en sağlıklı yaklaşım nedir?

Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit bir dille anlatmaktır. Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme çocuk, öğretmenin (daha fazla…)

Gözlük kullanacak çocuklarına ailelerine ipuçları

Salı, 22 Temmuz 2008

Gözlük kullanacak çocuklarına ailelerine ipuçları
Yapılan araştırmaya göre, göz bozukluğundan dolayı gözlük kullanmak zorunda olan çocukların aileleri zor bir dönemden geçiyor.

Çocuk Doktorları Birliği’nin, ailelerin bu zor dönemi çabuk atlatmalarına yardımcı olmak amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların gözlüklerini sürekli kullanmalarını sağlamak için ailelere birçok ipucu veriliyor.

Doktorlar, ailelere gözlük kullanacak olan çocuğa gözlük çerçevelerini kendilerinin seçmesine izin vermesi gerektiğini söyleyerek, gözlüklerin kendisine ne kadar yakıştığını yeterince söylediğinden emin olmaları gerektiğini vurguladı.

(daha fazla…)

Her 10 çocuktan biri uykusunda horluyor

Cumartesi, 19 Temmuz 2008

Her 10 çocuktan biri uykusunda horluyor

Op. Dr. Gürkan Ünal, her 10 çocuktan birinin horladığını söyledi. Ünal, solunum bozukluklarına bağlı uyku bölünmesi ile çocuklarda hiperaktivite, kolay sinirlenme, dikkat eksikliği gibi çeşitli davranış bozuklukları görülebileceğini ifade etti.

(daha fazla…)

Korkuları ile alay edilen çocuklar pasif kalıyor

Cuma, 18 Temmuz 2008

Korkuları ile alay edilen çocuklar pasif kalıyor
Fobilerin temelinde, aile ve çevrenin yanlış tutumları nedeniyle çocukluk korkularının derinleşmesi yatıyor.

Çocukların korkularını hafife almanın veya ‘nasıl olsa geçer’ yaklaşımının doğru olmadığını ifade eden uzmanlara göre, korkuları ile alay edilen çocuklar içe kapanık, tedirgin, güçsüz ve pasif oluyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, çocukların aşırı seslerden, gürültüden, karanlıktan, yükseklikten, hayvanlardan, yalnız kalmaktan, ebeveynden uzaklaşmaktan, yabancılardan korkabildiğini ifade etti. Çocuğun gelişiminin bir parçası olan bu korkuların normal olduğunu söyleyen Evrensel, korkuların çocuğun yaş düzeyi ile uyumlu ve orantılı olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Korkuların, anne-babanın uygun olmayan yaklaşımları nedeniyle belirginleşebildiğini anlatan Evrensel, şu örneği veriyor: “Suya girmekten korkan bir çocuğun alışması için havuza atılması çocuğun bir ömür boyu bu alanda korku yaşamasına yol açabilir.” (daha fazla…)