<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/etiket/cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Oct 2009 17:33:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir</title>
		<link>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 03:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[


 Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir
Adnan Menderes Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı&#8217;nden Doç. Dr. Emre Çullu, çocuklarda bel ağrısının kan kanseri belirtisi olabileceğini belirtti ve ekledi: &#8220;Çocuklarda bel ve karın ağrısı; halsizlik, ateş, zayıflama ve topallamaya neden olur. Bazı özel mikroplarca oluşturulan değişik omurga iltihapları, daha sinsi olarak ilerleyebilir. Ülkemizde hâlâ tüberküloz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuktaki bel ağrısı kanser belirtisi olabilir<br />
Adnan Menderes Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı&#8217;nden Doç. Dr. Emre Çullu, çocuklarda bel ağrısının kan kanseri belirtisi olabileceğini belirtti ve ekledi: &#8220;Çocuklarda bel ve karın ağrısı; halsizlik, ateş, zayıflama ve topallamaya neden olur. Bazı özel mikroplarca oluşturulan değişik omurga iltihapları, daha sinsi olarak ilerleyebilir. Ülkemizde hâlâ tüberküloz mikrobuyla oluşmuş omurga iltihapları görülüyor. Bu hastalık, sakin ve sinsi seyirli olabilmektedir.&#8221; sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cocuktaki-bel-agrisi-kanser-belirtisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin</title>
		<link>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 10:58:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Serhat Güner, &#8220;Ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır.&#8221; dedi.
Hastalığın tanısında olabilecek gecikmeler tedaviyi de zorlaştırıyor. Dr. Güner, olabilecek ciddi durumları, &#8220;Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karnı ağrıyan çocuğa hemen ağrı kesici vermeyin<br />
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Serhat Güner, &#8220;Ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır.&#8221; dedi.</p>
<p>Hastalığın tanısında olabilecek gecikmeler tedaviyi de zorlaştırıyor. Dr. Güner, olabilecek ciddi durumları, &#8220;Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda kangren, delinme ve peritonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkmaktadır.&#8221; diye açıkladı. Karnı ağrıyan çocuğun kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesini öneren ve bu çocuklara yemek yedirmeye çalışılmamasını isteyen Dr. Güner, &#8220;Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.&#8221; dedi.<br />
<span id="more-327"></span></p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonlarının da ciddi karın ağrıları yapabildiğine işaret eden Dr. Güner, üriner sistemde herhangi bir tıkanma, nefrit veya basit bir alt üriner sistem enfeksiyonunun da karın ağrısı bulgusu ile kendini gösterebildiğini kaydetti. Yapay tatlandırıcıların da kimi zaman karın ağrısına neden olabildiğini vurgulayan Op. Dr. Güner, şunları söyledi: &#8220;Midede gaz birikmesi ve şişkinlik de meydana gelebilir. Çocuk çiklet çiğnemeyi bıraktıktan sonra karın ağrısı şikayetleri de ortadan kalkar. Çocuğunuz geceleri karnının üst kısmında başlayan ağrılardan yakınıyorsa sindirim sisteminde işlerin iyi gitmediğine inanabilirsiniz. Nedensiz kilo kaybı her zaman için endişe verici bir durumdur. Karın ağrısı çeken çocuğun kilo vermesinde parazitten tutun da önemli hastalıklara kadar çeşitli nedenler etken olabilir.&#8221; diye konuştu.<br />
Fatih Karakılıç zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/karni-agriyan-cocuga-hemen-agri-kesici-vermeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zihinsel engelli çocuklar Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediliyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/zihinsel-engelli-cocuklar-mesnevi-ve-klasik-muzikle-rehabilite-ediliyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/zihinsel-engelli-cocuklar-mesnevi-ve-klasik-muzikle-rehabilite-ediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 02:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Zihinsel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Zihinsel engelli çocuklar Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediliyor
Kayseri&#8217;de özel bir eğitim merkezi, zihinsel engelli çocukları Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediyor. Daha önce pop müzikle eğitim veren merkez, faydasını tesadüfen fark ettiği Mesnevi ve klasik müziği de eğitimlerinde kullanmaya başladı. Özellikle çocukların sakinleşmesi ve yapılması istenilenleri daha kolay kavrayabilmelerine imkân tanıyan Mesnevi okumaları ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zihinsel engelli çocuklar Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediliyor<br />
Kayseri&#8217;de özel bir eğitim merkezi, zihinsel engelli çocukları Mesnevi ve klasik müzikle rehabilite ediyor. Daha önce pop müzikle eğitim veren merkez, faydasını tesadüfen fark ettiği Mesnevi ve klasik müziği de eğitimlerinde kullanmaya başladı. Özellikle çocukların sakinleşmesi ve yapılması istenilenleri daha kolay kavrayabilmelerine imkân tanıyan Mesnevi okumaları ve klasik müzik dinletileri, eğitmenlerin de işini kolaylaştırıyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/31/aile.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı&#8217;na (ZİÇEV) bağlı Özel Fatih Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Kayseri&#8217;de yaklaşık 10 yıldır faaliyet gösteriyor. <span id="more-229"></span>Bu çocukların topluma kazandırılabilmesi için yoğun bir emek sarf edilmesi gerektiğine dikkat çeken merkez müdürü Mevlüde Ünal, &#8220;90 öğrencimiz var. Hasta çocukların birçoğu hiperaktif özellikler gösteriyor. Bunları sakinleştirmek ve eğitim verebilmek için eğitmenlerimiz çok yoruluyordu. Ancak Mevlana Yılı Kutlamaları&#8217;na hazırlanırken tesadüfen farkına vardığımız Mesnevi ve klasik müziğin etkisiyle çocuklar kendiliğinden sakinleşmeye ve istenilenleri yapmaya başladı.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ünal, Mesnevi ve klasik müziğin yanı sıra flüt, ney, keman, piyano, kuş ve su sesinden oluşan müzikleri de çocukların eğitimlerinde kullandıklarını ve çok olumlu sonuçlar aldıklarını açıkladı. Sözsüz müziklerin çocuklar üzerinde çok daha büyük bir etkiye sahip olduğuna dikkat çeken Ünal, müzik eğitimlerine başlamadan önce çocukların eğitimler sırasında sürekli olarak ayağa kalktığını veya birbirleriyle temas halinde olduklarını anlattı. Özellikle Mesnevi, flüt, ney gibi müzikleri kullanmaya başladıkları günden itibaren çocukların sakinleştiğini ve anlayıp kavrama becerilerinin arttığını aktaran Ünal, &#8220;Daha önce çocukların enerjilerini dışarı atıp yorularak sakinleşmeleri için pop müzik kullanıyorduk. Şimdilerde fizik tedavi, el becerileri, iş eğitimi, okuma ve yazma çalışmalarında Mesnevi ve klasik müzik kullanıyoruz. Özellikle fizik tedavi ve el becerileri, iş eğitimi derslerinde çocukların çok sakin olması gerekiyor. Bu sakinliği müzikle sağlıyoruz.&#8221; açıklamasında bulundu. Zihinsel engelli birçok çocuğun tedavisinde geç kalındığına dikkat çeken Ünal, küçük yaşta eğitime alınan çocukların çok daha kolay ve kısa sürede topluma kazandırılabildiğini açıkladı.</p>
<p>Eğitim uzmanı Mürüvvet Sevil de zihinsel ve psikolojik rahatsızlıkları olan kişilerde kullanılabilecek en iyi tedavi yöntemlerinden birinin müzik olduğunu söyledi. Klasik müzikle tasavvuf müziğinin vurgu ve tınılarının birbirine çok benzediğine dikkat çeken Sevil, &#8220;Müzikli eğitimde tınılar rezonanslarla beyne titreşim gönderir; hipofiz, adrenalin ve noradrenalin salgılanmasını sağlar.&#8221; dedi.<br />
Musa Özyürek<br />
zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/zihinsel-engelli-cocuklar-mesnevi-ve-klasik-muzikle-rehabilite-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Parmak Emme</title>
		<link>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 01:41:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GECEM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gecem]]></category>
		<category><![CDATA[gulumsemek]]></category>
		<category><![CDATA[parmak emme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="Verdana;">Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.</span></strong></p>
<p><span style="Verdana;"><span style="#800000;">Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50&#8242;den %87&#8242;lere varan yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak parmaklarını emerler. Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini kanıtlamıştır. Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak gelişebilir.</span><span style="#800000;"> </span></span></p>
<p><span style="#800000;"><span style="Verdana;">Ebeveynler parmağını emen çocukların çene kemikleri ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır. Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl dişleri etkilemediği işaret etmektedir</span></span></p>
<p>Parmak ve emzik emme</p>
<p>Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir. Ancak parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur.Ancak parmak emme, emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından sonra kalıcılık artar. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de deva ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.</p>
<p>Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en sağlıklı yaklaşım nedir?</p>
<p>Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit bir dille anlatmaktır. Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme çocuk, öğretmenin <span id="more-159"></span>uyarısı, anne babasının eleştirisi, hatta arkadaşlarını alaylarını karşın bu alışkanlığını sürdürür. Bu durumda çocuğa yapılan olumlu tavsiye ve açıklamalarla psikolojik açıdan uyumunun sağlanması, sorunu ortadan kalkmasına neden olabilir. Burada önemli olan, bir gerileme (regression) belirtisi sayılan bu alışkanlığı oluşturan etkenlerin ana baba tarafından keşfedilerek ortadan kaldırılması. Örneğin,yeni bir kardeşin doğumu,çocukta bu tür bir alışkanlığın başlamasına neden olabilir.Cıvıldayan, emekleyen, parmak emip tırnak yemeye başlayan çocuk ,bu tür bebekleşme hareketleriyle kaybettiği ilgiyi kazanma savaşımına girer. Daha önce de belirttiğimiz gibi, kardeşin doğumundan önce çocuğun hazırlanması, kardeşin varlığına karşın çocuğun statüsünün devam edeceği ve onun yerinin ayrı olduğu konusunda çocuğun ikna edilmesi, kardeşin yardıma muhtaç bir yakını olması nedeniyle elbirliğiyle ona bakma gereğine çocuğun inandırılması ondaki gerginliği azaltır. Böylelikle bu gerginlikten kaynaklanan alışkanlıklar da zamanla kaybolur. Alt ıslatma benzerliği nedeniyle parmak emme de yaşla azalır.Bu konuda da yine özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçınılmalıdır.Okul öncesi dönemindeki parmak emme ya da alt ıslatma durumunda gereksiz telaş yerine, olayın temelinde anne babanın da etkisi bulunduğu düşünülerek uzmanlarca sabırlı ve sürekli bazı eğitimsel önlemler uygulanmalıdır</p>
<p>Parmak emmenin giderilmesi için alınacak önlemler<br />
Anne ve babaya parmak emmenin ilk dönemlerde zararsız bir faaliyet olduğu açıkça anlatılmalıdır. Parmak emmenin biraz önce değindiğimiz gibi diş deformasyonlarına sebep olmadığı, bir hastalık mahiyetinde olmadığı açıkça anlatılmalıdır. Çünkü buna inanan anne, baba ve aile büyükleri ömür boyu sürecek bu kötü alışkanlıktan çocuklarını vazgeçirmek için çok şiddetli tedbirlere başvururlar. Hatta çocukların parmaklarına acı biberler sürenler, dayak atanlar, ellerini kollarını arkadan bağlayanlar,eline parmaklarına iğne batırıp onlar unutamayacakları acı verecek cezalar uygularlar. Bu tenkitler, azarlamalar, dayak atmalar, parmağa acı sürmeler çocukta olumsuzluğun yükselmesine neden olabilir. Anne babayı rahatsız etmek için bir davranış olarak kalmasını pekiştirebilir.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Parmak emme kendi başına çocuklukta ve sonradan uyumu etkileyen bir alışkanlık değildir. Özel bir düzeltici tedbir olmayı da gerektirmez. Ancak parmak emmeye başlayan veya bunu alışkanlık haline getirmiş çocuklara bu alışkanlıkları terk etmeleri için uygun olmayan tedbirlerin, cezaların uygulanması sonucu bir çok uyum ve duyusal problemlerin ortaya çıkmasının nedeni olabilir. Basit bir alışkanlığı terk ettirmek için uygulanan metotlar durumla ilgisi olmayan yeni ve kronik bazı uyum bozukluklarına sebep olabilir. (D. Çağlar-1981)</p>
<p>Küçük yaşlarda çocuklar uygun şekilde beslenmelidir. Gıda ve anne sütünün kalitesi yanında çocuğun gıda verilirken tutumuna özel bir yer ve önem vermek gerekir. Çocuk gerek anne memesinden ve gerekse biberonla beslenirken annenin göğsüne onun sıcaklığını duyacak şekilde yaklaştırılmalıdır. Bir taraftan çocuğa gıdası veya meme verilirken diğer taraftan anne çocuğa gözlerinden sıcak sevgi akıtmalıdır. Çocuğun gevşek tutulması,hırpalanarak, azarlanarak gıda verilmesi büyük bir anlam taşımaz, haysiyet sahibi bir gence al zıkkımlan diye yiyecek vermenin yaptığı etkiyi yapar.(D. Çağlar-1981) . Uygar insanların köpekleri beslerken yaptığı içtenliği insan yavrusundan esirgerler. Uygun şekilde beslenme bu problemin ortaya çıkmasında en büyük engel teşkil eder.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Belki çocuk parmak emme veya lastik meme emmeden özel bir haz duyabilir. Bu hiçbir zaman zararlı bir alışkanlık değildir. Normal davranışlar ve ilişkiler yoluyla bu alışkanlık 1 yaşının sonunda terk edilebilir.(D. Çağlar-1981)</p>
<p>Eğer çocuk yürümeye başladıktan veya 1 yaşından sonrada bunu yapıyor yani parmağını emiyorsa bu çocuğun fazla yorgun, rahatsız, mutsuz, sıkıntılı, üzüntülü olduğunun belirtisidir. Çocuğun durumunun incelenmesi düzeltici tedbirlerin yalnız bir belirti olan parmak üzerinde değil bütün durumu düzeltmeye yöneltilmesi gerekir. Çünkü parmak emmenin asıl nedenleri ortadan kalkmadıkça çocuk parmak emmeye devam edecektir. (D. Çağlar-1981)</p>
<p>Çocuğa uygun dinlenme, geniş ve çeşitli faaliyet olanakları, oyun ortamları meşgul olmak için olanaklar sağlanmalıdır.</p>
<p>Anne babanın uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir. Çocuklara bu alışkanlığından dolayı şiddet hareketleri uygulanmamalı ve çocuk batıl fikirlerle korkutulmamalıdır.</p>
<p>Mükafat vaadi, çocuğun bunu terk etme arzusunu ve gücünü harekete getirecek, çeşitli tedbirler çocuğu harekete getirerek çocuğun bunu bırakmasını sağlayabilir. Çocuk parmağını ağzına götürdüğü zaman uyarıcılık yapacak zararsız acı mayi sürülmesi ve geceleri hatta gerekiyorsa gündüz çocuğa eldiven takılması, alışkanlığı sona erdirmesi için iyi bir hatırlatıcı olabilir.</p>
<p>Çocuğa bilhassa kendi kendini kontrol etmek için, isterse bu alışkanlığı terk edeceği inancını kazandırmak, alışkanlığı yenmek için iyi bir hatırlatıcı olabilir.</p>
<p>Çocuk 4-5 yaşlarına geldiğinde parmağını emmeye devam ediyorsa kendisine telkinlerde bulunmak faydalı olabilir. Çocuğa bu yaptığının çocukça bir davranış olduğu başkalarının gözüne hoş görünmediği onun anlayabileceği bir dille anlatılır. Çocuklar bu yaşlarda genellikle büyük bir insan gibi olmaya, ebeveyni taklit etmeye özenir. Çoğu zaman onlar gibi davranır. Ebeveyn çocuğun bu durumunu çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerinin parmak emmediklerini, çünkü bu durumun pek hoş olmadığını söylemeleri çoğu zaman etkili olabilir.(S. Gizer-1996)</p>
<p>Çocuğun erken memeden kesilmesinin karamsar, sadist geç memeden kesilmesininse güvenli ve iyimser bir kişilik geliştirdiği açıklanmıştır.(H. Yavuzer-1997)</p>
<p>Hekiminden alıntıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/cocuklarda-parmak-emme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlük kullanacak çocuklarına ailelerine ipuçları</title>
		<link>http://www.dalak.net/gozluk-kullanacak-cocuklarina-ailelerine-ipuclari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/gozluk-kullanacak-cocuklarina-ailelerine-ipuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 21:10:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aaaaa]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eeeee]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[rrrrrrr]]></category>
		<category><![CDATA[sssss]]></category>
		<category><![CDATA[vvvvvvv]]></category>
		<category><![CDATA[wwwww]]></category>
		<category><![CDATA[xxxxxxxx]]></category>
		<category><![CDATA[zzzzzzz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Gözlük kullanacak çocuklarına ailelerine ipuçları
Yapılan araştırmaya göre, göz bozukluğundan dolayı gözlük kullanmak zorunda olan çocukların aileleri zor bir dönemden geçiyor.
Çocuk Doktorları Birliği&#8217;nin, ailelerin bu zor dönemi çabuk atlatmalarına yardımcı olmak amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların gözlüklerini sürekli kullanmalarını sağlamak için ailelere birçok ipucu veriliyor.
Doktorlar, ailelere gözlük kullanacak olan çocuğa gözlük çerçevelerini kendilerinin seçmesine izin vermesi gerektiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlük kullanacak çocuklarına ailelerine ipuçları<br />
Yapılan araştırmaya göre, göz bozukluğundan dolayı gözlük kullanmak zorunda olan çocukların aileleri zor bir dönemden geçiyor.</p>
<p>Çocuk Doktorları Birliği&#8217;nin, ailelerin bu zor dönemi çabuk atlatmalarına yardımcı olmak amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların gözlüklerini sürekli kullanmalarını sağlamak için ailelere birçok ipucu veriliyor.</p>
<p>Doktorlar, ailelere gözlük kullanacak olan çocuğa gözlük çerçevelerini kendilerinin seçmesine izin vermesi gerektiğini söyleyerek, gözlüklerin kendisine ne kadar yakıştığını yeterince söylediğinden emin olmaları gerektiğini vurguladı.</p>
<p><span id="more-119"></span></p>
<p>Ailelerin, gözlük takması önerilen çocukların daha rahat olabilmeleri için gözlüğü önce kısa sürelerle kullanmalarını sağlamaları gerektiğini vurgulayan doktorlar, ailelerin aynı zamanda film izlemek ya da kitap okumak gibi eğlenceli aktiviteler esnasında da çocuklarını cesaretlendirmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Gözlük takmaları konusunda çocukları zorlamamak konusuna da değinen doktorlar, ailelerin gözlüklerini taktıklarında çocuklarını takdir etmesi ve gözlük takmalarının diş fırçalamak, giyinmek gibi günlük hayatın bir parçası olmasını sağlamaları konusunda çaba harcamaları gerektiğini söyledi.</p>
<p>Ayrıca çocukların gözlüklerini sürekli kullanmaları konusunda en iyi yöntemin, gözlük kullanan spor kahramanları, aktörler ve aile üyelerinden bahsetmek olduğuna dikkat çekildi.<br />
iha.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/gozluk-kullanacak-cocuklarina-ailelerine-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her 10 çocuktan biri uykusunda horluyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/her-10-cocuktan-biri-uykusunda-horluyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/her-10-cocuktan-biri-uykusunda-horluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 22:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Horlama]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Her 10 çocuktan biri uykusunda horluyor
Op. Dr. Gürkan Ünal, her 10 çocuktan birinin horladığını söyledi. Ünal, solunum bozukluklarına bağlı uyku bölünmesi ile çocuklarda hiperaktivite, kolay sinirlenme, dikkat eksikliği gibi çeşitli davranış bozuklukları görülebileceğini ifade etti.


Çocukların sıklıkla iç çekmeyle nefes almaya başlayıp tekrar uykuya daldığını dile getiren Ünal; &#8220;Büyümek için kullanılacak enerji kaynağını uykuda nefes alıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her 10 çocuktan biri uykusunda horluyor</p>
<p>Op. Dr. Gürkan Ünal, her 10 çocuktan birinin horladığını söyledi. Ünal, solunum bozukluklarına bağlı uyku bölünmesi ile çocuklarda hiperaktivite, kolay sinirlenme, dikkat eksikliği gibi çeşitli davranış bozuklukları görülebileceğini ifade etti.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/16/bebek.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p><span id="more-46"></span></p>
<p>Çocukların sıklıkla iç çekmeyle nefes almaya başlayıp tekrar uykuya daldığını dile getiren Ünal; &#8220;Büyümek için kullanılacak enerji kaynağını uykuda nefes alıp verebilmek için kullandıklarından büyüme geriliği, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği tehdidi altında oluyor. Bademcik ve geniz etinin büyüklüğü başta gelen nedenler arasında.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/her-10-cocuktan-biri-uykusunda-horluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Korkuları ile alay edilen çocuklar pasif kalıyor</title>
		<link>http://www.dalak.net/korkulari-ile-alay-edilen-cocuklar-pasif-kaliyor/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/korkulari-ile-alay-edilen-cocuklar-pasif-kaliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 10:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Nöropsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Korkuları ile alay edilen çocuklar pasif kalıyor
Fobilerin temelinde, aile ve çevrenin yanlış tutumları nedeniyle çocukluk korkularının derinleşmesi yatıyor.

Çocukların korkularını hafife almanın veya &#8216;nasıl olsa geçer&#8217; yaklaşımının doğru olmadığını ifade eden uzmanlara göre, korkuları ile alay edilen çocuklar içe kapanık, tedirgin, güçsüz ve pasif oluyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi&#8217;nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, çocukların aşırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Korkuları ile alay edilen çocuklar pasif kalıyor<br />
Fobilerin temelinde, aile ve çevrenin yanlış tutumları nedeniyle çocukluk korkularının derinleşmesi yatıyor.<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/17/korku.jpg" alt="" width="200" height="160" /><br />
Çocukların korkularını hafife almanın veya &#8216;nasıl olsa geçer&#8217; yaklaşımının doğru olmadığını ifade eden uzmanlara göre, korkuları ile alay edilen çocuklar içe kapanık, tedirgin, güçsüz ve pasif oluyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi&#8217;nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, çocukların aşırı seslerden, gürültüden, karanlıktan, yükseklikten, hayvanlardan, yalnız kalmaktan, ebeveynden uzaklaşmaktan, yabancılardan korkabildiğini ifade etti. Çocuğun gelişiminin bir parçası olan bu korkuların normal olduğunu söyleyen Evrensel, korkuların çocuğun yaş düzeyi ile uyumlu ve orantılı olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Korkuların, anne-babanın uygun olmayan yaklaşımları nedeniyle belirginleşebildiğini anlatan Evrensel, şu örneği veriyor: &#8220;Suya girmekten korkan bir çocuğun alışması için havuza atılması çocuğun bir ömür boyu bu alanda korku yaşamasına yol açabilir.&#8221;<span id="more-28"></span></p>
<p>Korkuların aşılmasında anne-baba tutumlarının çok önemli bir rolü bulunduğunu kaydeden Dr. Evrensel, korkularından dolayı çocukların eleştirilmemesi, rencide edilmemesi ve kesinlikle alay edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Uzman Çocuk Psikoloğu Aynur Sayım ise gelişim sürecindeki bir çocukta korkular bulunmasının normal olduğuna dikkat çekti. Savunma mekanizmalarının gelişmesi açısından korkuların çocuklar için gerekli olduğunu anlatan Psikolog Sayım, çocuğun ne tip bir korku yaşadığı, korkunun derecesi ve nedenlerinin iyi analiz edilerek aileleri doğru yönlendirmek gerektiğine işaret etti.</p>
<p>Korumacı tutuma sahip anne-babaların çocuklarının bireyselleşme sorunu yaşayabileceği anlatan Sayım, bu çocukların okula başlama döneminde ayrılma korkusu yaşayabileceğini ve okula uyumda ciddi sıkıntılar çekebileceğine dikkat çekti. Çocuktan yapabileceğinden fazlasını beklemenin ve bu konuyu aşırı vurgulamanın performans kaygısı oluşturabileceğini kaydeden Sayım, baskıya maruz kalanların özellikle okulda sınav kaygısı, başarısız olma ve hata yapma korkusu yaşayabildiğini hatırlattı.</p>
<p>Çocuğa zarar verecek boyuta ulaşan korkulara karşı mutlaka bir uzman yardımı alınmasını öneren Sayım, tavsiyelerini şöyle sıraladı: &#8220;Önemsememek, nasıl olsa geçer yaklaşımı, alay etmek, &#8217;sen erkek adamsın, korkmaman lazım&#8217; sözleriyle çocuğu yargılamak sorunu çözmek yerine, iyice zorlaştırır. Aileler, hangi korkuların normal, hangilerinin yardım alınması gereken boyutta olduğunu iyi gözlemeliler.&#8221;</p>
<p>Ünal Livaneli zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/korkulari-ile-alay-edilen-cocuklar-pasif-kaliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
