<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri dalak.net &#187; Diş</title>
	<atom:link href="http://www.dalak.net/etiket/dis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dalak.net</link>
	<description>DaLak.NeT Sağlık Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Apr 2011 22:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma ( Bebeklerde Diş Çıkarma Aşamaları )</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 23:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çıkarma Aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir. Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir. Ne zaman başlar? Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş çıkarma birden bire gerçekleşen gelişim aşamalarından değildir.</p>
<p> Süt dişlerinin tamamlanması 3 yaşın sonuna kadar devam eden bir süreçtir. 3 yaş dolduğunda 20 adet süt dişinin tamamlanmış olması beklenir.    </p>
<p>Ne zaman başlar?<br />
Aslında diş çıkarma süreci anne karnında başlar. Hamilelik sırasında diş etlerinin altında süt dişlerinin temelini oluşturan diş tomurcukları oluşur. İlk dişler çoğunlukla 4-7 aylar arasında görülür. Ancak bazı çocuklarda ilk dişin görülme zamanı bir yaşını bulabilir.</p>
<p>Diş çıkarken neler olur? İlk dişin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreç olabilmektedir. İlk dişi görmenizden bir-iki ay önceden itibaren bebeğinizin aşırı derecede salya üretmeye başladığını fark edebilirsiniz. Bunun yanında damakları biraz şiştiğinden bebeğinizin yanakları hafifçe dolgunlaşmış gibi gözükebilir. Diş çıkarmanın ağrı, soğuk algınlığı, ateş ve ishale yol açtığı yaygın olarak öne sürülse de, bu belirtiler ve diş çıkarma arasında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir. Yine de bebeğinizin ağrı hissettiğini düşünüyorsanız ısırması veya diş etlerini kaşıması için eline birşey verebilirsiniz.<br />
<img alt="" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8478/6398478.jpg" class="alignright" width="200" height="200" /><span id="more-419"></span><br />
Bebeklerin çoğunluğu diş çıkarırken belli ölçüde zorlanırken, bazıları da hiç belli etmeden diş çıkarma sürecini atlatmaktadır.</p>
<p>Genellikle dişler peşpeşe çıkar ve her zaman olmasa da çoğunlukla şu sırayı izler: İlk olarak alt ortadan iki diş, daha sonra üst ortadan iki diş ve bunun da ardından yanlarındaki ve gerideki dişler. Diş çıkarma zamanı genetik geçişe bağlıdır. Siz veya eşiniz erken diş çıkarmışsanız çocuğunuzun da erken çıkarma ihtimali vardır.</p>
<p>6 yaş civarlarında kalıcı dişler çıkmaya hazır olmadan önce bebeğinizin dişleri düşmeyecektir.</p>
<p>Siz neler yapabilirsiniz?<br />
Bebeğin diş çıkarmasını sağlamak için yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur. Buna karşın bebeğinizin rahatsız olduğunu düşünüyorsanız, onu rahatlatmak için bazı şeyler yapabilirsiniz:</p>
<p>Çiğnemesi için eline birşeyler verin. Örneğin buzdolabında soğutulmuş dişlik ya da yine buzdolabında soğutulmuş, temiz, ıslak bir bez parçası.</p>
<p>Elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyeceklerin de belirli bir rahatlama sağladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Bazı doktorlar bebeği rahatlatmak amacıyla az dozda ağrı kesici vermeyi önerebilmektedirler. Ancak bebeğinize herhangi bir ilaç vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bebeğin ateşi varsa doktorunuzu arayınız, kulak enfeksiyonu ya da başka bir hastalık geçiriyor olabilir.</p>
<p>Bebeğinizin dişleri çıktıktan sonra bunları temiz tutma görevi size ait. İlk bir yıl fırçalamanız gerekmez, ancak yatmadan önce temiz bir bezle dişlerini silebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz altı aylık olduğunda flor takviyesi gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>18 aydan itibaren diş fırçalamayı öğretmeye başlayabilirsiniz. Ancak diş fırçasını hareket ettirmek için gerekli maharet ve konsantrasyon kabiliyetine henüz sahip olmadığından sizin de yardımcı olmanız gerekecektir.</p>
<p>Diş fırçasının üzerine yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde, flor içermeyen bir diş macunu kullanmalısınız. Genellikle 6 yaş civarında çocuklar ağızlarındaki suyu yutmadan tükürmeyi başarabilmektedir. Bu nedenle, 6 yaşından önce çocuğunuz diş macununu yutabileceğinden çocuk diş hekimleri florlu diş macunlarını tavsiye etmemektedirler. Flor içermeyen diş macunu bulamamanız halinde macunsuz fırçalamanız daha doğru olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun ilk doğum günü civarında ilk dişçi randevunuzu da almalısınız.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşını doldurduğu halde hiç diş çıkarmamışsa, 1 yaş kontrolünde bu konuyu doktorunuzla görüşün. </p>
<p>Bebeğiniz diş çıkarma belirtileri gösteriyor, ancak aynı zamanda olağan dışı bir ağrı hissediyorsa (teselli etmek mümkün olmaksızın sürekli ağlaması önemli bir belirtidir) mutlaka doktorunuza başvurun. Normal şartlarda diş çıkarmak dayanılmaz ağrılara yol açmamalıdır.aile.org</p>
<h4>Tags</h4><ul><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çıkarma aşamaları">diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde diş cıkartma aşamaları">bebeklerde diş cıkartma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerin diş çıkarma aşamaları">bebeklerin diş çıkarma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeğin diş çıkarma aşaması">bebeğin diş çıkarma aşaması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="ilk diş çıkma aşamaları">ilk diş çıkma aşamaları</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler">diş çikarma aşamasinda yapilmasi gerekenler</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="çoçukların diş çıkartma aşaması">çoçukların diş çıkartma aşaması</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="Bebeklerin Dis cikarma asamasi">Bebeklerin Dis cikarma asamasi</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="bebeklerde tuylenme">bebeklerde tuylenme</a></li><li><a href="http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/" title="BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR">BEBEKLERDE SÜT DİŞİ NE ZAMAN TAMAMLANIR</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-cikarma-bebeklerde-dis-cikarma-asamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri</title>
		<link>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı: * Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/15/gny/im/BE0B42F9C119C24EBCF51BDBr.jpg" class="alignright" width="200" height="257" />Bebeklerde Diş Sağlığı, Çocuklarda Diş Sağlığı, Diş çürükleri<br />
Diş çürükleri de çocuklarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan biri. Plusdent Diş Kliniği&#8217;nden Diş Hekimi Onur Öztürk, diş çürüklerine hemen müdahale edilmemesinin çocuklar için büyük bir tehdit yaratabileceğini söyledi. Öztürk, çocukların sağlıklı dişlerle güzel gülücükler saçabilmeleri için yapılması gerekenleri sıraladı:</p>
<p>* Düzenli bir şekilde dişlerin sağlıklı olup olmadığını kontrol ettirin.<span id="more-415"></span></p>
<p>* Her gün iki kere dişlerin fırçalanmasına özen gösterin.</p>
<p>* Abur cubur yemesini sınırlandırın.</p>
<p>* Kalsiyum miktarı yüksek olan yiyecekler yemesini sağlayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/bebeklerde-dis-sagligi-cocuklarda-dis-sagligi-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişi çürüten dokuz hata</title>
		<link>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 22:21:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dişleri Nasıl Koruruz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[Diş Hekimleri, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor: 1. Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimleri, kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor:</p>
<p>1. Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/08/19/fft17_mf90280.Jpeg" alt="" width="207" height="260" /><br />
2. Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.<br />
3. Diş ipi kullanmama: Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.<span id="more-391"></span><br />
4. Diş fırçalamama: Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır.<br />
5. Yemek dışında tüketilen tatlı: Tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.<br />
6. Su ihtiyacını karşılamama: Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.<br />
7. Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arındırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.<br />
8. Meyve ve sebzelerden kaçınma: Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.<br />
9. Şekerli  sakız çiğneme: Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Şekersiz sakız tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine ve ağız içi asidin dengelenmesine yardımcı olur. milliyet.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/disi-curuten-dokuz-hata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal</title>
		<link>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 16:48:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal Ağız sağlığına yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak, diş kaybının en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Diş Hekimi Onur Öztürk, diş kaybının birçok sebebi olduğunu belirterek, bu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor: Diş eti hastalığı: Son araştırmalara göre 35 yaş üzerinde dişeti hastalığına sahip kişilerin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş kayıplarının en önemli sebebi ihmal<br />
Ağız sağlığına yeterince ilgi göstermemek, diş hekimine altı ayda bir yapılması gereken ziyaretleri aksatmak, diş kaybının en önemli sebepleri arasında yer alıyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/24/disfirca.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>Diş Hekimi Onur Öztürk, diş kaybının birçok sebebi olduğunu belirterek, bu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor:</p>
<p><span id="more-194"></span></p>
<p>Diş eti hastalığı: Son araştırmalara göre 35 yaş üzerinde dişeti hastalığına sahip kişilerin % 57&#8242;sinin dişlerini kaybetmekte olduklarını belirten Diş Hekimi Onur Öztürk dişeti hastalığının gingivitis ve periodontitis içerdiğini, bunun da diş kaybına neden olduğunu açıklıyor. Aynı zamanda periodontal hastalığın sigara kullanımından, diyabetten, stresten, kötü ağız bakımından, hormonal değişikliklerden ya da kalıtım nedeniyle meydana geldiğini de vurguluyor.</p>
<p>Sigara kullanımı: Yapılan son araştırmalar sigara kullanımının diş kaybına yol açtığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Diş kayıpları: Diş kayıplarının en önemli sebebinin yine &#8220;diş kaybı&#8221; olduğunu belirten Dt. Öztürk eğer bir diş kaybederseniz bu, diğer dişleri kaybetmenize neden olabilir diyor.</p>
<p>Diğer sebepler: Diyabet, kötü beslenme, genetik yatkınlık, kötü yapılmış köprüler, hatalı dolgular, AIDS, kemoterapi, uyuşturucu kullanımı, bazı kalsiyum önleyicilerdir.<br />
Aile-Sağlık<br />
zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/dis-kayiplarinin-en-onemli-sebebi-ihmal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koruyucu Diş Hekimliği</title>
		<link>http://www.dalak.net/koruyucu-dis-hekimligi/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/koruyucu-dis-hekimligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 01:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GECEM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[dişleri korumak]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu dişcilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Koruyucu diş hekimliği ağızda ilk dişin sürmesiyle başlayıp yaşam sonuna kadar süren bir kontrol/tedavi kavramıdır. Çocuklukta Koruyucu Hekimlik Diş fırçalama Diş gelişiminin takip edilmesi Diş ipi kullanma Florür uygulaması Kötü alışkanlıkların kontrolü (parmak-dil emme, tırnak yeme vb.) Ortodontik tedavi Uygun beslenme alışkanlığı kazandırma Fissür örtücüler Darbelerden koruma (spor koruyucuları) Ailenin işbirliği konularını kapsar. Mevcut dişleri&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koruyucu diş hekimliği ağızda ilk dişin sürmesiyle başlayıp yaşam sonuna kadar süren bir kontrol/tedavi kavramıdır.</p>
<p>Çocuklukta Koruyucu Hekimlik</p>
<p>Diş fırçalama</p>
<p>Diş gelişiminin takip edilmesi</p>
<p>Diş ipi kullanma</p>
<p>Florür uygulaması</p>
<p>Kötü alışkanlıkların kontrolü (parmak-dil emme, tırnak yeme vb.)</p>
<p><span id="more-136"></span></p>
<p>Ortodontik tedavi</p>
<p>Uygun beslenme alışkanlığı kazandırma</p>
<p>Fissür örtücüler</p>
<p>Darbelerden koruma (spor koruyucuları)</p>
<p>Ailenin işbirliği konularını kapsar.</p>
<p>Mevcut dişleri çürük oluşmadan korumak, çocuğun daha iyi beslenmesini, açık ve net konuşmasını ve sonuçta genel sağlığını olumlu etkileyerek daha mutlu bir çocuk olmasını sağlar.<br />
Aile ve hekim, işbirliği içinde fırçalama, diş ipi kullanma, beslenme alışkanlıklarını düzenleme, florür kullanma ve rutin kontrolleri aksatmadan yerine getirmeyi başarabilirlerse çocuğa ömür boyu sürecek iyi alışkanlıklar kazandırmış olurlar.</p>
<p>Yaşlılıkta Koruyucu Hekimlik<br />
Genellikle 60 yaş üstü bireyler, diş hekimliği konusunda daha öncelere dayanan bazı kalıplaşmış bilgilere sahip oldukları için “ileri yaş koruyucu diş hekimliği” kavramını bilmemektedirler.</p>
<p>Bu yaş grubu hastalarda, ağızda dişler mevcutsa düzenli temizlik uygulamak gereklidir.<br />
Böylece çürük ve diş eti hastalıklarının önlenmesinin yanı sıra tat alma duygusu da iyileştirilmektedir. Rutin kontrollerde ise florür mutlaka uygulanmalıdır.<br />
Ağız içi kanser muayenesi bir başka önemli konudur. Kızarıklık, kanama, acı, ısı değişikliklerine duyarlılık gibi rahatsızlıklar günlük çiğneme fonksiyonlarında başlamış ve iki haftadan uzun sürmüşse mutlaka hekim kontrolü gereklidir. Herhangi bir kanser lezyonu dişsiz ağızda da ortaya çıkabilir.<br />
Ayrıca, hastaların kullandığı protezlerin de belli aralıklarla hekim tarafından temizlenip cilalanması gereklidir.</p>
<p>HEKİMİM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/koruyucu-dis-hekimligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>On dakikada dişlere bakım</title>
		<link>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 15:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[Hastane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[On dakikada dişlere bakım İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, &#8220;Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısının artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çapraşıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>On dakikada dişlere bakım<br />
İzmir Eğitim Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi. Prof. Gökay, &#8220;Beslenme ve bakım bozukluğu çürük sayısının artmasına, bu da çene gelişiminin bozukluğuna ve diş çapraşıklığına neden olur. Ağız ve diş sağlığında diş bakımının önemi büyüktür ve kişi günde 10 dakikasını mutlaka dişlerine ayırmalı. Fırçalamanın yanı sıra ip kullanma ve gargara da diş bakımı için önemli&#8221; dedi.</p>
<p>sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/on-dakikada-dislere-bakim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun</title>
		<link>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/</link>
		<comments>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Misafir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dalak.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun &#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221; Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi. Maya Tüp&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek için öncelikle psikolojiniz iyi olsun<br />
&#8220;Kısır çiftler anne-baba olmayı haketmediklerini düşünüyor, kadınlar kıskançlık yaşıyor&#8221;<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.haberturk.com/2008/07/14/kuturesim/kisirciftlerdsdsds.jpg" alt="dalak.net" width="121" height="155" /></p>
<p>Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren isimler arasında yer alan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tedavisi sırasında anne baba adaylarına verilecek psikolojik danışmanlığın, tüp bebekteki başarı oranlarına ve aile ilişkilerine etkili olduğunu söyledi.<br />
Maya Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın çiftler üzerinde yarattığı psikolojik etkiye ve tüp bebek yapmak isteyen çiftlere uygulanacak psikolojik desteğin yararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Op.Dr. Özgün, kısırlık olarak bilinen “infertilite”nin tüm toplumlar için bir kriz durumu olduğunu söyleyerek “Bu durum, yalnızca infertil çifti değil, tüm aileyi derinden sarsan bir aile krizi olarak ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin anne ve babaları da bu durumdan etkilenmekte, kriz iyi yönetilemezse, aile bağları zedelenmektedir” dedi. Doğurganlıkla ilgili sorunu ilk tespit edenin genellikle kadınlar olduğunu ifade eden Op. Dr. Özgün, “Çiftler infertil olduklarını öğrendiklerinde, hayal kırıklığı, ümitsizlik, haksızlığa uğradıkları düşüncesi gibi, karmaşık duygularla başa çıkmaya çalışırlar” diye konuştu. Kimi zaman öfkenin doğrudan eşe yönelebileceğine işaret eden Op. Dr. Özgün, “Bu dönemde çiftler psikolojik destek almadıkları takdirde, evlilikleri boşanma ile sonuçlanabilir. Ayrıca çiftlerin tedavi ekibine, ve diğer çocuklu çiftlere karşı öfke duymaları da sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur” diye konuştu.</p>
<p>-KISIR ÇİFTLERDE ANNE BABA OLMAYI HAKETMEDİKLERİ, DEĞERSİZLİK HİSLERİ YOĞUN-</p>
<p>Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlığın psikolojik yansımalarına ilişkin şunları söyledi:<br />
“Kadınlar sürekli bu sorunu konuşarak ve yardım arayarak, erkekler ise başka işlere yoğunlaşarak, duygusal <span id="more-3"></span>yükü hafifletmeye çalışırlar; öfke, kıskançlık gibi duyguları daha yoğun yaşarlar. Aile olma ile ilgili amaçlarda, gelecekle ilgili planlarda, güven duygusu ve benlik saygısı gibi pek çok alanda bozulmalar olduğu gibi cinsel yaşamda da bozulmalar olur. Bu durum, çiftlerin yatak odalarına da yansır. Cinselliğin temel amacı gebe kalma, doğurma haline gelebilir. Her ay kronik stres yaşarlar. İlk önce hamile kalacaklarını düşünüp umutlanırlar ve daha sonra eğer olmazsa düş kırıklığı ile kötüleşirler. İnfertil çiftler, kolay incinen, kendilerini diğerlerinden daha aşağı gören, diğer insanlarla iletişimlerinde olumsuz beklentileri olan, daha fazla yalnız kalma eğiliminde olan ve daha fazla sıklıkta bedensel yakınma dile getiren kişilerdir. Tanı, genellikle çiftin çocuk isteğinin en yoğun olduğu zaman konur. Öğrenildiğinde verilen emosyonel tepkiler, bir ölümün yaşanmasından sonra görülen yas tepkisi gibidir: Şok, inkar, öfke, kontrol kaybı hissi ve son olarak uyuşma. Yaşam planı çiftin kontrolünden çıkmıştır. Suçluluk-başarısızlık hissi yaşanır. Niçin kısır kaldığını, geçmiş davranışlarıyla ilişkisini sorgular; yaşam tarzı, kullanılan alkol-sigara, geçmişteki cinsel aktiviteler, kullanılan doğum kontrol yöntemleri veya kürtajlar nedeniyle pişmanlıklar yaşanır. Ana-baba olmayı hak etmedikleri, değersiz oldukları hissi yoğundur. Yaşam daha az ilginç, amaçsız, daha boştur. Yalnızlık hissi çok yaygındır. İnsanların çoğunun kendilerini anlamadıklarına inandıklarından, insan ilişkilerini sınırlarlar.”</p>
<p>-KISIRLIĞIN TANI VE TEDAVİSİ ÖZELLİKLE KADINLAR İÇİN ÇOK ACI VERİCİ OLABİLİR-</p>
<p>Op. Dr. Özgün, infertilitenin tanı ve tedavi sürecinin uzun olmasının, çiftleri psikolojik olarak zedeleyici ve özellikle kadın için oldukça acı verici olabileceğini söyleyerek “Ayrıca tedavide kullanılan ilaçların huzursuzluk, depresyon, ağrı gibi yan etkileri hastaların sıkıntısını daha da artırmaktadır” dedi. Op. Dr. Özgün, tüp bebek tedavisinin, infertil bir çiftin karşısına çıkan son seçenek oluşundan dolayı ayrıcalıklı bir öneme sahip olduğunu kaydederek “İnfertilite sürecinde oluşan psikolojik etkiler, bu süre uzadıkça şiddetini artırmaktadır. Bu yönüyle tüp bebek tedavisindeki çiftlerin tedavinin daha ilk basamağı olan tanı koyma aşamasında psikolojik destek almaya başlamasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Op. Dr. Özgün şunları söyledi:<br />
“Eşlerin duygularını ve kaygılarını paylaşması, sorunların aşılmasında büyük yarar sağlar. Tedavi öncesi ve sonrası süreçte çiftlerin ve aile büyüklerinin birbirlerine verdikleri destek çok önemlidir. Tedavi süreci öncesinde ve tedavi sırasında verilen psikolojik destekle birlikte gebelik oranlarında anlamlı bir artış sağlanmış, depresyon ve anksiyete (sinirlilik) oranlarında ise belirgin bir azalma görülmüştür.”<br />
Op. Dr. Özgün ayrıca hastaların yüzde 79’unun tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında psikolojik destek almayı kabul ettiklerini de söyledi.</p>
<p>ANKA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dalak.net/tup-bebek-icin-oncelikle-psikolojiniz-iyi-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

